GİRİŞ
Mesleki müzik eğitimi veren öğretmenin görevlerinin
sınırı içinde, ders programına kendisinin karar
vermesi, en etkili olduğuna inandığı metotları ve
materyalleri kullanması, işbirliği içinde öğrenim
gibi işe yarayacağına inandığı bir öğretim yöntemi
uygulaması gerekmektedir. Ayrıca öğrencilerin,
gerekenleri öğrendiklerini öğretmene, kendilerine ve
başkalarına göstermeleri için öğrencilerin nasıl
değerlendirileceğine karar verilmelidir (Otacıoğlu.
G, 2005).
“Profesyoneller,
kendilerinden beklenen işi yapmayı bilmekle
kalmazlar, aynı zamanda, en iyi olduklarına
inandıkları tarzda yapma fırsatına sahip olurlar”
(Glasser, 2000: 9). Bu yüzden özellikle öğretmenlik
gibi uzmanlık gerektiren bir işi yapıyorsanız, onu
nasıl gerçekleştireceğiniz tamamen sizin tecrübenize
bağlıdır.
Türkiye’deki Eğitim Fakülteleri’nin Güzel Sanatlar
Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’nda
öğrenim gören müzik öğretmenleri adaylarına
verilecek çalgı eğitimi için de, öğretmen
adaylarının çalgı eğitimi esnasında aşağıda
belirtilen mesleki yetenekleri de kazanmaları
gerektiği düşünülmektedir:
*
Yaratıcı sanatsal oluşumlara
yüreklendirme, bunlara öncelik kazandırma ve katılma
yeteneğini geliştirme,
*
Çalgı öğrenim-öğretim ve dersini
vermek için, kendi sanatsal potansiyelini verimli
kılma yeteneğini kazanma,
*
Bilgiyi şekillendirebilme ve bunu
öğrencilerinin her birinin anlayış düzeyine uygun
olarak işlemek ve anlaşılabilir şekilde sunma
yeteneği kazanma,
*
Çalgı eğitimi ile ilgili kapsamlı
repertuar edinebilme ve eğitimin hedef
davranışlarına uygun olarak eser seçimlerini
yapabilme yeteneği kazanma,
*
Çalgı dersini planlama, oluşturma,
sunma, izleme ve öğrencilerin performans tespitini
ve değerlendirmelerini yapabilme yeteneğini kazanma,
*
Bu dersleri alan öğrencilerin
gereksinimlerini, isteklerini, fiziksel ve zihinsel
gelişimlerine bağlı durumlarını fark edebilme ve
dikkate alma yeteneğini kazanma,
*
Çalgı eğitimi veya müzik eğitimi
vereceği zamana dek, problem çözme yeteneğine sahip
olmasını sağlama,
*
Branşa ait kullanılan dilleri ve
sanatsal terimleri etkili kullanma yeteneğine sahip
olma,
*
Kendini geliştirme ve mesleki
yeteneklerinden ders içinde yaralanabilme,
*
Çalgı eğitiminin gelişiminde, alanla
ilgili çalışmaları ile katkıda bulunma yeteneğini
kazanma.
Yukarıda maddeleşen yetenekleri kazanması istenen,
Müzik öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören
öğretmen adaylarının, mesleki eğitimlerinde çalgı
eğitiminin önemli bir yeri olduğunu kavramaları
gerekmektedir. Çalgı eğitiminin amacı da; öğretmen
adaylarının müzikal düşünce ve algılamalarının
gelişmesini, müzik eğitimini tüm branşları ile bir
bütün olarak görmelerini, bilişsel, duyuşsal,
psikomotor alanlara yönelik davranışlar
kazanmalarını sağlamaktır.
Türkiye’deki Eğitim Fakülteleri’nin Müzik Eğitimi
Ana Bilim Dalları’nda verilmekte olan çalgı
eğitiminde; öğrencinin derse karşı olan tutumları,
çalışma ortamları, sosyal çevreleri, hazır
bulunuşluk düzeyleri, müzikal birikimleri, mezun
oldukları liselerin türü, verilmekte olan çalgı
eğitimi dersi programının yeterliliği gibi
faktörler, verilen eğitimin kalitesini ve verimini
olumlu ve olumsuz yönde etkilemektedir.
Dikey ve yatay bağlantıların bir eğitim sistemi
içinde kurgulanmak zorunda olması, özellikle bu
kurumlarda verilmekte olan “çalgı eğitimi” dersleri
için bir gereklilik olmalıdır. Var olan “çalgı
eğitimi dersi” programlarında bu sistemin
uygulanmadığı dikkati çekmiş, müzik öğretmeni
yetiştiren fakültelerde uygulanmak üzere her “çalgı
eğitimi dersi” için uygun program modelleri
düzenleme ihtiyacı duyulmuştur.
Bu amaç doğrultusunda yapılan ön çalışmalar sonucu,
bir eğitim programı önerisi oluşturabilmek için
önce, amaçların, hedeflerin, içeriğin,
öğrenme-öğretme süreci ve değerlendirmenin doğru ve
sistemli bir bütün içerisinde saptanmasının gerekli
olduğu görülmektedir.
Yukarıda değinilen düşünceler kapsamında çalışma,
dört senelik zorunlu olarak verilen “Çalgı
eğitiminin”, belli bir program ve belirlenmiş
hedefler doğrultusunda sistemli bir şekilde
yapılabilmesi için bilgiler ve öneriler sunmaya
çalışmaktadır.
ÖĞRETME STRATEJİLERİ VE ÇALGI EĞİTİMİ
Çalgı eğitiminde öğrenme, kişinin yeteneklerine,
onun biyolojik ve kültürel gelişmişliğine, müziğe ve
çalgıya karşı olan ilgisine, öğrenme ortamının
durumuna bağlı olabilmektedir. Her öğrencinin
çalgıya ve müziğe olan yatkınlığı farklı olabileceği
için, çalgı eğitiminde belirlenen hedef davranışlar,
öğrencilerin yeteneklerine göre düzenlenmiş
olmalıdır.
Her çalgı öğretiminde eğitimi alacak olan
öğrencilerin fiziksel yapısı ve gelişimi önem
taşımaktadır. Fiziksel olarak çalgı çalmaya uygun
olmayan bir kişinin bu alanda ilerlemesi çok zordur.
Bunun yanında öğrenme sürecinde öğrencinin içinde
yaşadığı kültürel ortam onun neleri, nasıl
öğreneceğini de etkilemektedir. Özellikle sanat
eğitiminin her alanında önemli bir öğretme ilkesi
olan, yüreklendirme ve destekleme, öğrencinin çalgı
çalmaya ilişkin kaygı düzeyini ve korkusunu kısmen
engelleyecektir. Öğretme ortamında kullanılan
yüreklendirme ve destekleme öğrencinin öğrenmesini
kolaylaştırır.
Yüksek kaygılı öğrencilere ne derece iyi veya kötü
yaptıkları söylenmemelidir. Düşük kaygılı
öğrencilere ise, çalgı çalmada ki gelişimleri
hakkında bilgi verilmelidir. Bu tutumun düşük
kaygılı öğrencilerde de başarıyı arttırdığı
görülmüştür (Sönmez, 2001:187). Öğrencilerin uzun
dönemde ulaşmak için peşine düştükleri çalgı ile
ilgili hedefleri gerçekleştirmek üzere kısa ve
kararlı etkinliklere girilebilir. Çünkü öğrenci ilgi
duyduğu konuda daha başarılı olmaktadır.
Her öğretim alanında olduğu gibi, çalgı eğitiminde
de öğretme ortamının yapısı çok önemlidir.
Öğrencinin çalıştığı ortamın çalışmaya teşvik edici
olması gerekmektedir. Öğrenci kendini bu ortamla bir
bütün olarak görmeli, çalışma süresini kaliteli bir
şekilde değerlendirebilmelidir. Örnek; Arkadaş ve
öğretmeniyle yapılan ortak çalışmalar (sınıf
konserleri, solo konserler, grup çalışmaları,
literatür incelemeleri, resital, konser ve sanat
etkinliklerine arkadaşlarıyla katılımın sağlanması
gibi (Sönmez, 2001:188).
Bilişsel kuramcılar öğrenme-öğretme sürecinde yeni
gelen bilgilerin algılanması, önceki bilgilerle
karşılaştırılması, yeni bilgilerin oluşturulması,
elde edilen bilgilerin belleğe kodlanması ve
hatırlanması süreçleriyle ilgilenmektedir.
Bilişsel öğrenme kuramlarına dayalı olarak
geliştirilen pek çok öğretim modeli bulunmaktadır
(Erden-Akman, 2000:175).
a) Sunuş yoluyla öğretme
stratejileri:
Sunuş yoluyla öğretim, D.Ausubel tarafından, buluş
yoluyla öğretime alternatif olarak geliştirilen bir
öğretim modelidir. Sunuş yoluyla öğretim de, buluş
yoluyla öğretim gibi bilişsel kuramlara dayalı
olarak geliştirilmiştir. Her iki yaklaşımda da,
ezberleyerek öğrenme yerine, anlamlı öğrenmeye önem
verilmektedir. Ancak Ausubel’e göre, birey bilgileri
keşfetmekten çok, hazır olarak alır. Diğer bir
deyişle kavramlar, ilkeler, olgular, fikirler bireye
sunulur; o da alır. Bu nedenle geliştirdiği model,
sunuş yoluyla öğretim olarak adlandırılmaktadır.
Ausubel’e göre öğrenmenin anlamlı olması için
bilginin mutlaka birey tarafından bulunması
gerekmez. Birey kendisine sunulan bilgileri de
anlamlı olarak öğrenebilir. Ancak anlamlı öğrenmeyi
sağlamak için, öğretimin düzenlenmesi sırasında
aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi gerekir.
1.
Öğrenciye sunulan materyallerin onun için
anlamlı olması sağlanmalıdır. Öğrenci kendi
ihtiyaçlarını karşılayan, kendi işine yarayacağını
düşündüğü bilgileri anlamlı bulur. Anlamlı öğrenme
ortamı ne kadar iyi gerçekleştirilirse
gerçekleştirilsin, materyal öğrenci için anlamlı
değilse, anlamlı öğrenme sağlanmaz.
2.
Öğrenci, öğrenilecek materyalle ilgili
önbilgilere sahip olmalıdır. Yeni gelen bilgiler
bireyin önceden sahip olduğu bilişsel yapılarla
ilişkilendirilerek anlamlı hale gelir. Bu nedenle
öğrencinin, yeni gelen bilgiyi almaya hazır bilişsel
yapıları olması gerekir. Aksi takdirde öğrenci
ezberleme yolunu seçecektir.
3.
Öğrencinin anlamlı öğrenmeye niyetli olması
gerekir. Öğrenme bireyin kendi çabaları ile
gerçekleştiği için, öğrencinin anlamlı öğrenmeye
niyetli olması, yeni gelen bilgileri olduğu gibi
ezberleme yerine, mevcut bilişsel yapıları ile
ilişkilendirerek öğrenmeye çalışması gerekir
(Erden-Akman, 2000:179).
En eski öğretim stratejisi olan sunuş yoluyla
öğretim, açıklama gerektiren durumlarda başarıyla
uygulanabilir. “Bilginin aktarılması, kavram, ilke
ve genellemelerin açıklanmasında kullanılır”
(Demirel, 1998:33).
Çalgı eğitimi dersinde yer alan konularda karşımıza
birçok kavram çıkar. Bu kavramların doğru olarak
öğrenilmesi, dersin algılanabilmesi ve anlayarak
öğrenmenin oluşması için önemlidir. Örneğin; Keman
çalma tekniklerini incelemeden önce, “teknik”
kavramının öğrenciye sunulması gerekmektedir. Ayrıca
konularla ilgili kavramları ve ilgili örnekleri
öğrenciye anlaşılır bir dilde sunma görevi eğitmene
aittir.
Sunuş yoluyla öğretim, zamandan tasarruf sağlar
(Bilen, 1993:26). Çalgı eğitimi dersinde yer alması
gereken konuların zamanında yetiştirilmesinde bu
yöntem kullanılabilir. Sadece dersin akışına
bırakmadan mutlaka öğrenilmesi istenen konular,
anlamlı bir öğrenmeyi oluşturarak öğrenciye
aktarılmalıdır.
b) Buluş Yoluyla Öğretme
Stratejileri:
Bu öğretme modeli, S. Bruner tarafından
geliştirilmiştir. Bu model ilk ortaya atıldığı
1960’lı yılların başından günümüze değin dünyanın
pek çok ülkesinde uygulanmıştır. Ülkemizde Bruner’in
yaklaşımının etkileri 1968 yılında hazırlanan
ilköğretim programlarında görülmektedir
(Erden-Akman, 2000:175).
Buluş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmenin
görevi öğrenciye rehberlik etmektedir. Bruner bu
rehberliğin öğrencilere soru sorarak yapılması
gerektiğini söylemektedir. Böylece öğrencilere
zamanında dönüt verilerek yanlış sonuçlar çıkarması
önlenir. Bruner’e göre öğrenciler konunun temel
yapısını (kavramları/ilkeleri) tümevarım yoluyla
keşfederler. Bu amaçla öğretmen öğrencilere çok
fazla örnek sunmalıdır. Böylece öğrenci örneklerdeki
benzerlik ve farklılıkları gözleyerek, inceleyerek
genel yapıyı keşfeder.
Bu modelde, öğrencilerin temel yapıyı kendi
kendilerine keşfetmeleri (bulmaları) gerektiği öne
sürülmektedir. Bu nedenle kuramın adı buluş yoluyla
öğrenmedir. Öğrencilerin temel yapıları
keşfedebilmeleri için öğrenme sürecine aktif
katılmaları gerekir.
Bruner’e göre öğrenciyi harekete geçiren en önemli
gücü merak-başarılı olma ve birlikte çalışmadır
(Erden-Akman, 2000:177). Öğrenciler kendi buldukları
bilgileri daha önemli gördükleri için buluş yoluyla
öğretimin kalıcı olması beklenmekle birlikte, bu
yöntemin diğer öğretim yöntemlerinden daha etkili
olduğunu gösteren kesin kanıtlar bulunmamaktadır
(Mayer, 1987). Ancak bu yöntem, öğrencilerde problem
çözme becerisini geliştirdiği, öğrencileri araştırma
yapmaya teşvik ettiği ve öğrencileri güdülediği için
bazı durumlarda tercih edilmelidir (Erden-Akman,
2000:178).
c) Araştırma yoluyla
öğretme stratejileri:
Araştırma yolu ile öğrenme, bir tür problem çözme
yaklaşımıdır. Eğitim sistemi içinde öğrencilerin
karşılarına çıkan problemlerin çözüm yollarını, bu
problemler için geliştirdikleri düşünme becerilerine
sahip olmalarına yardımcı olur. Ayrıca sadece o an
ki problemleri veya tek bir alandaki sorunları
çözmekle kalmaz, ilerde başka konularla ilgili
olarak karşılaşacağı problemleri çözme yoluna da
gitmeyi öğrenir.
Bu mantığa dayanarak, eğitim ve öğretim veren
kurumlarda bu öğretim stratejisinin kullanılması
gereği doğmaktadır. Öğrenciler bu strateji sayesinde
her an aktif olabilmektedirler ve bununla beraber
öğretmen de bu stratejiyi kullanırken yol gösterici
ve yönlendirici rehber durumundadır (Bilen,
1999:62).
Bu strateji kullanımının yaygınlaşması, çalgı
eğitimi dersi ile ilgili sorunların çözümünde etkili
olacaktır. Çalgı eğitimi dersinde ki; “seviye
tespiti ve ilgili çalgı eğitimi literatürü, dersin
içeriği, süresi, meslekte kullanılabilirliği,
öğrenci ilgisi, çalışma ortamı, vs...” gibi
konularda çözüm yolları üretmek bu dersin amaçları
arasında da yer almalıdır.
MÜZİK EĞİTİMİNDE ( ÇALGI EĞİTİMİ ) PROGRAM
GELİŞTİRME
Temelinde bir program iyileştirme sürecidir. Bu
süreç eldeki programı daha gerçekçi, daha sağlam,
daha tutarlı ve daha etkili duruma getirmeye, bu
nitelikleri taşıyan yeni bir program oluşturmaya ya
da bunun her ikisine birden yöneliktir. Program
geliştirmede çağdaş deneysel bilim ilkelerine uygun
olan deneyerek program geliştirme yaklaşımıdır.
Deneysel yaklaşımla program geliştirme birbirini
izleyen çeşitli basamaklardan oluşur: a)Program
hazırlama, b)Program Deneme c)Programın
değerlendirilmesi d)Program düzeltme. Bu evrelerden
geçen bir program, uygulanmak üzere yürürlüğe
konulduktan sonra da her uygulamanın ardından
sürekli değerlendirilip, düzeltilerek geliştirilmeye
devam edilebilir. Böylece program yürürlükte olduğu
sürece yenilenen
“uygulama-değerlendirme-düzeltmeler” yolu ile
gelişkin bir düzeye getirilmeye çalışılır (Güler,
2006).
Müzik eğitimi ve çalgı eğitimi ders programları
hazırlanırken programlı eğitimin ilkelerine,
öğretim materyallerinin istendiği gibi
geliştirilmesine özen gösterilmelidir. Özellikle
bireysel öğretim gerektiren çalgı eğitiminde (örnek
olarak piyano eğitimini gösterebiliriz) etkin
katılım ilkesi önem taşımaktadır. Piyano ile ilgili
edinilen her bilgiden sonra öğrencinin kazandırılmak
istenilen davranışı göstermesi istenir. Öğrencinin
davranışta bulunması örnek bir alıştırma ya da soru
ile sağlanır. Böylece öğrenci piyano dersine etkin
olarak katılmış olur. Her türlü verilen çalgı
eğitiminde asıl amaç budur (Otacıoğlu.G, 2005).
Programlı öğretme, bilişsel eğilimli
öğretmenlerden çok davranışçı eğilimli öğretmenler
tarafından kullanılan bir modeldir. Bu yaklaşım
doğrusal bir programlamadır. Materyalleri
hazırlanırken edimsel koşullama ilkeleri temel
alınmaktadır (Senemoğlu, 1997:433).
Programlı öğretimin başarısı doğrudan doğruya kullanılan materyalin
niteliğine bağlıdır. Bu materyallerin hazırlanması
bir uzmanlık alanı olmakla birlikte, öğretmenler de
bazı konuların öğretilmesi için bu tür materyalleri
hazırlayabilirler.
Programlı öğretim materyalleri üç aşamada geliştirilir;
1.
Hazırlık Aşaması: Materyal
hazırlanırken ilk yapılması gereken iş öğrenme
ünitesinin seçimidir.
2.
Yazma Aşaması: Hazırlık aşaması
tamamlandıktan sonra programlı öğretim materyali
yazılmaya başlanabilir. Programlı öğretim
materyalinde davranışlar çerçevelerle kazandırılır.
Her bir çerçeve, belli bir öğrenci tepkisi
gerektiren küçük öğrenme birimleridir. Bir
çerçevenin üç temel öğesi vardır. Bunlar:
a)
Bilgi Birimi: Çoğunlukla iki cümle
uzunluğundadır. Davranışı kazandıracak bilgi ve
ipucu bulunmalıdır.
b)
Öğrencinin davranışta bulunmasını sağlayacak
bir soru ya da alıştırma. Bu sorular çoktan seçmeli
ya da boşluk doldurma biçiminde düzenlenebilir.
c)
Sorunun Doğru Yanıtı: Bu, öğrencinin anında
dönüt almasını sağlar. Cevap doğruysa aynı zamanda
pekiştireç görevi görür.
Programlı materyal yazılırken,
ifadelerin doğru ve kolay anlaşılır, soruların
çerçevedeki bilgi ile tutarlı olmasına, çerçevelerin
yeterli bilgileri kapsamasına, örneklere yer
verilmesine dikkat edilmelidir.
3.
Deneme ve Düzeltme Aşaması: Bu
aşamada hazırlanan materyal bir grup öğrenci
üzerinde uygulanır. Uygulama sonuçlarına göre
materyalde gerekli düzeltmeler yapılır (Erden,
1988:170).
Müzik eğitimi ve çalgı eğitimi ders programları
hazırlanırken programlı eğitimin ilkelerine, öğretim
materyallerinin istendiği gibi geliştirilmesine özen
gösterilmelidir.
MÜZİK EĞİTİMİNDE PROGRAMLANDIRILMIŞ ÖĞRETİM
( Dizgeli
Eğitim
) MODELİ
Programlandırılmış öğretim bir sentez olup
Türkiye’de ilk defa Veysel Sönmez tarafından
kullanılmıştır. Tüm strateji, kuram, yöntem ve
tekniklerin bir derste nasıl kullanılacağının
gösterildiği ve yapılandırıp sunulduğu bir modeldir.
Sönmez tarafından 1982 yılında önerilen ve ona göre
ders planları düzenlenip uygulanan, her uygulama
sonucuna bakılarak değerlendirilip geliştirilen bu
model, doktora, yüksek lisans tezi olarak ve bazı
araştırmalarla değişik okullarda ve derslerde
denenmiştir (Sönmez, 2001:346). Müzik eğitimi
alanında ise bu model ilk defa Dr. Sena Gürşen
Otacıoğlu tarafından 2005 yılında Müzik
Öğretmenliği Bölümlerinde uygulanan “Piyano
Eğitimi” dersi için Doktora tezi kapsamında
geliştirilmiştir.
Bu eğitim modeli, kırk yılı aşan eğitim
deneyimlerine, Türkiye’de ve ilerlemiş bazı
ülkelerdeki eğitim birikimlerine, insanın hazır
bulunuşluk düzeyine ve doğal yapıdaki değişmelere,
Türkiye’nin ekonomik, politik, toplumsal yani
kültürel gerçeğine, çağdaş bilim, sanat ve
düşüncedeki gelişmelere dayandırılarak
oluşturulabilir (Sönmez, 2004).
Bu modelde aşağıda belirtilen ilkeler temel alınmıştır:
(1)
Hiçbir kuram, öğrenme ve öğretmeyi tek
başına açıklayamamaktadır.
(2)
Her davranış yani bilişsel, duyuşsal,
devinişsel ve sezgisel özellikler tek bir kuram,
yöntem, teknikle kişiye öğretilememektedir.
(3)
Her insan aynı davranışı aynı strateji,
kuram, yöntem, teknikte ve taktikle
öğrenememektedir. Aynı davranışı öğrenmek ve
öğretmek için her insan farklı yollar
kullanabilmektedir, çünkü insan hem birbirinden
farklı, hem bazı bakımlardan benzer, hem de çok
boyutlu bir varlıktır.
(4)
İnsan tek bir etkinlikle
öğrenememektedir. Pek çok etkinliği bir arada
kullanınca davranışlar daha kalıcı olabilmektedir.
(5)
Davranışın düzeyi ve niteliği değişince
farklı strateji, kuram, yöntem, teknik ve taktikler,
akıl yürütme yolları işe koşulmalıdır.
(6)
Öğretimde ders değil ünite temele
alınabilir. Bu ünitenin etrafında resim, müzik,…vs
gibi derslerin hedef davranışları kazandırılabilir.
(7)
Öğrenciye bilgiyi bulup çıkarma, kullanma
ve yeniden üretip yaratma becerisi kazandırılabilir.
Böylece öğrenci ezbercilikten kurtulabilir, çünkü
insan bu süreçlerle öğrenebilmektedir.
Bu modele göre ders işlenişi sırasında şunlara
dikkat edilir:
*
Öğrencinin bir üniteye girmeden önce
neyi bilip bilmediklerini belirlemek için ön test
verilir. Bu ön testte öğrencinin eksikleri saptanır.
Genel ve özel yetenek ile ilgili testi uygulanır.
Tüm bu etkinlikler ile öğrencinin hazır bulunuşluk
düzeyi ve duyuşsal giriş karakteristikleri saptanmış
olur.
*
Üniteye bilişsel ve duyuşsal açıdan
hazır olmayanlar tamamlama eğitimine alınır.
*
Ünite bittikten sonra değerlendirme
yapılması, her öğrencinin hangi soruları doğru,
yanlış, eksik yaptığının saptanması ve doğrulara
pekiştireç, yanlış ve eksiklere ipucu verilerek
düzeltilip tamamlatılması, bunun için ek öğretime
gidilmesi her öğrencide tam öğrenme sınırının en alt
basamağına (%70) getirildikten sonra diğer üniteye
geçilmesi hem tam öğrenme stratejisinin hem de
programlandırılmış öğretimin bir gereğidir.
Programlandırılmış öğretimde bilginin öğrenci
tarafından bulunup çıkarılması, kullanılması ve
yeniden yaratılması temele alınmıştır.
Öğretmen yalnız bir yol gösterici olabilir. Her
türlü öğrenme ve öğretme etkinliğinde genellikle
temele öğrenci alınabilir. Öğretmen genellikle
öğrencinin bilgiyi bulup çıkarması, kullanması ve
yeniden üretip yaratması için ortamlar düzenlemeli
ve olanaklar sunmalıdır ve yalnız ipucu, dönüt,
düzeltme vermelidir (Sönmez, 2001:346–347).
Bu özellikler düzenlenen günlük ders planında
görülebilir (Sönmez, 1999:281–813)
Programlandırılmış öğretime göre bir günlük ders planı hazırlanırken şu
basamaklara ve ilkelere uyulur: (Tüm bölümler
için; Bkz. Ek–1).
|
I. Giriş Bölümü
1- Dikkati Çekme (Attention)
2- Güdüleme (Motivatıon)
3- Gözden Geçirme (Overview)
4- Derse Geçiş (Transition)
II. Geliştirme Bölümü (Lesson
Development)
III. Sonuç Bölümü
1- Özet (Summary)
2- Tekrar Güdüleme (Remotivation)
3- Kapanış (Closure)
IV. Değerlendirme Bölümü
|
SONUÇ ve ÖNERİLER
Son dönemlerde eğitim
alanında yapılan araştırmalarda da görüldüğü üzere,
diğer Batı ülkelerinde verilen eğitimden ve ders
programları yönünden, ülke olarak eksikliklerimizin
olduğu görülmektedir. Gerek günümüz devlet
politikası, gerekse yıllardır eğitim sistemi
üzerinde çağdaşlaşmaya dönük köklü bir değişimin
yaşanmaması ve eğitimin her kademesinde ezbere
dayalı bir öğretim programının kullanılması yaşanan
bugünkü durumun genel bazı sebepleri olarak
görülebilir.
Türkiye’deki bu genel eğitim ve öğretim sistemi
halen verilmekte olan genel müzik eğitimi ve müzik
öğretmeni eğitimini de negatif yönde etkilemektedir.
Bu yüzden ihtiyaca göre belirlenmiş hedef ve
davranışlar doğrultusunda müzik öğretmeni yetiştiren
bölümlerde her branş için programlanmış eğitime
dayalı ders programlarının hazırlanması gereği
doğmaktadır. Çalışma bu konuya dikkati çekerek, yeni
çalışmalara ışık tutmaya ve konu ile ilgili
araştırmacılara bilgi vermeyi amaçlamıştır.
Çalışmanın sonucunda şu önerilere yer verilebilir:
1.
Yapılacak olan çalışmalara ışık tutmak
amacıyla değişik müzik eğitimi branşlarında bu
araştırmaya benzer yeni araştırmalar yapılabilir ve
model programlar geliştirebilir.
2.
Program hakkında daha kesin genellemelere
varabilmek için farklı müzik eğitimi branşlarında
yapılacak olan programların, geniş örneklemler
üzerinde yapılması önerilebilir.
3.
Farklı öğrenme öğretme ortamında değişik
metot ve materyaller kullanılarak, müzik eğitiminin
diğer konu alanlarında benzer çalışmalar yapılarak
eğitim kalitesi arttırılabilir.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
EK:
1
GÜNLÜK DERS
PLANI
A) BİÇİMSEL BÖLÜM
Dersin Adı:
PİYANO
Sınıf:
1. Sınıf
Ünitenin Adı:
Piyano İle İlgili Genel Bilgiler ( Ünite 1 )
Süre:
1 saat
Öğrenme-öğretme Strateji ve Yöntemi:
Programlandırılmış öğretim
Kaynak Kitaplar:
Karolyi,Otto Müziğe Giriş,
Aktüze, İlkin Ansiklopedik Müzik
Sözlüğü,
Seymour, Fink Mastering Piano Tecnıque,
Beringer, Oscar Pıanoforte Tutor(Practıcal
and Theoretıcal),
Şen,
Seba Baştuğ Piyano Tekniğinin Biyomekanik
Temeli.
Kaynak Metotlar:
Kamacıoğlu, Filiz Kolay Piyano Metodu,
Harris, P. -Hall, P. Practıse Makes
Perfect(Oxford University Press)
Araç-gereçler: Renkli Resim Setleri:
Piyano Çalarken Vücudun Kullanımı.
Konunun Örüntüsü
- Temel kavramlar
- Piyanonun özellikleri
- Vücudun kullanımı
- Vücudun kullanımı ile ilgili ilkeler
- Vücudun kullanımı ile ilgili ilkelerin açıklanması
- Bu ilkeyi müzik eserini çalarken kullanabilme
Ana Nokta
Piyano eğitiminde temel kavramların öğrenilmesi
eğitimin temelini oluştururken, öğrenilecek olan
çalgının özelliklerinin bilinmesi de önem
taşımaktadır.
Yardımcı Noktalar
Piyano eğitimine başlarken enstrüman ile ilgili
kavramlar belirlenip ortaya konmalıdır.
Piyano kendine has
özellikleri olan bir enstrümandır.
Hedef 1 : Piyano ile ilgili temel
kavramların bilgisi
Davranışlar:
1. Piyano, klavye, tuş, pedal, tel, tampere kavramlarının tanımlarını
söyleme/yazma.
2. Yukarıda belirtilen kavramların tanımlarını bir dizi seçenek arasından
seçip işaretleme.
3. Verilen bir boş bırakılan yerine ilgili kavramı söyleme/yazma.
Hedef 2 : Piyanonun temel özellikleri
bilgisi
Davranışlar:
1. Vurmalı çalgının özelliklerinin söyleme/yazma.
2. Klavyeli çalgının özelliklerinin söyleme/yazma.
3. Ses genişliğinin(yüksekliğinin) özelliklerinin söyleme/yazma.
4. Sesin niteliğinin özelliklerini söyleme/yazma.
5. Bir dizi özellik ile yukarıdaki maddelerde belirtilen özellikleri
eşleştirme.
Hedef 3 : Vücudun kullanımı ile ilgili
ilkeler
Davranışlar:
1. Piyano çalarken klavyenin karşısına uygun
uzaklıkta oturmak gerektiğini söyleme/yazma.
2. Piyano çalarken vücudun dik tutulacağını
söyleme-yazma.
3. Piyano çalarken ayakların üzerine dengeli basılması gerektiğini
söyleme-yazma.
4. Piyano çalarken omuz kol ve dirseklerin rahat tutulması gerektiğini
söyleme/yazma.
5. Piyano çalarken el ve parmakların yuvarlak konumda yerleştirmek
gerektiğini söyleme/yazma.
6. Piyano çalarken parmak uçlarını kırmadan tuşlara basılması gerektiğini
söyleme/yazma.
7. Piyano çalarken kolların 90 dereceden daha açık olarak tutulması
gerektiğini söyleme/yazma.
8. Başparmağın tuşa 30 derece dik olarak tutulması gerektiğini
söyleme/yazma.
Hedef 4 : Piyano çalarken vücudun kullanımı
ile ilgili ilkeleri açıklayabilme
Davranışlar:
1. Piyano çalarken klavyenin karşısına uygun
uzaklıkta neden oturmak gerektiğini söyleme/yazma.
2. Piyano çalarken vücudun neden dik tutulacağını söyleme-yazma.
3. Piyano çalarken ayakların üzerine neden dengeli basılması gerektiğini
söyleme/yazma.
4. Piyano çalarken omuz kol ve dirseklerin neden rahat tutulması
gerektiğini söyleme/yazma.
5. Piyano çalarken el ve parmakların yuvarlak konumda neden yerleştirmek
gerektiğini söyleme/yazma.
6. Piyano çalarken neden parmak uçlarını kırmadan tuşlara basılması
gerektiğini söyleme/yazma.
7. Piyano çalarken kolların neden 90 dereceden daha açık olarak tutulması
gerektiğini söyleme/yazma.
8. Başparmağın tuşa neden 30 derece dik olarak tutulması gerektiğini
söyleme/yazma.
Hedef 5 : Piyano çalarken vücudun kullanımı
ile ilgili bilgileri bir eser çalarken kullanabilme
Davranışlar:
Bir eseri çalarken vücudun kullanımı ile ilgili ilkeleri söyleme/yazma.
B)
GİRİŞ BÖLÜMÜ
1.
Dikkati Çekme:
Öğretmen, “Tıpkı toplama,
çıkarma, bölme, çarpma bilmeyen bir kimsenin yüksek
matematikte verimli olmayı veya cümle yapısı
kurallarını bilmeyen bir kimsenin şair olmayı ümit
edemeyeceği gibi piyano öğrencisinin de enstrümanın
eğitimini görmesi gereklidir. Bu gerçekten doğru bir
görüş müdür? “Sorusunu öğrencilere sorması, değişik
öğrencilerden görüş istenmesi ve “Bu soru hakkındaki
düşüncelerinizi, yanıtlarınızı unutmayın. Bu dersin
sonunda tekrar tartışacağız. Bu derste
öğrendiklerinizle bu sorunun yanıtını
bulabileceksiniz. “demesi.
2.
Güdüleme:
Bu derste öğrendiklerinizle
piyano hakkındaki temel bilgileri edinebilirsiniz.
Bu dersin sonunda öğrendikleriniz, piyano çalarken
size katkıda bulunacaktır.
3.
Gözden Geçirme:
Bu derste piyano ile
ilgili temel kavramların neler olduğunu, piyanonun
temel özelliklerini, piyano çalarken vücudunuzu
nasıl kullanmanız gerektiğini ve bunun gibi konular
üzerinde durulacak, içinde geçen kavramları
öğrenecek, ilkeleri açıklayıp, uygulayabileceksiniz.
4.
Derse Geçiş:
Öğretmenin, ”Bu derste geçen
temel kavramların ne anlama geldiğini açıklayacağım
“demesi. Tanımların ve örneklerin verilmesi,
öğrencilerden örnek istenmesi.
C) GELİŞTİRME BÖLÜMÜ
ETKİNLİKLER
1.
Öğretmenin kavramların bulunduğu saydamı
tahtaya yansıtarak aşağıdaki her bir
kavramı açıklayıp, örnek vermesi.
2. “Anlatmadığım veya göstermediğim yer var mı? “diye sorması. Varsa
tekrar açıklayıp yeni bir örnek vermesi.
Öğrencilerden benzer olan ve olmayan örnek istemesi.
3. Aşağıdaki soruların her birini öğrenciye sorması. Doğru yanıtlayana
pekiştireç vermesi, yanlış ya da eksik yapan
öğrenciye doğru yanıtı bulmasını sağlaması.
SORULAR ,YANITLAR
(Bu bölümde konu ile ilgili çeşitli sorular maddeler
halinde yazılır, ilgili cevaplar yanıtlar kısmına
yazılır.)
Ara Özet: Öğretmenin, ”Bu kavramların
tanımlarını unutmayın, unutursanız daha sonraki
öğreneceklerinizi anlayamazsınız. Piyano, klavye,
tuş, pedal ve teller piyanonun nasıl bir enstürüman
olduğu hakkında size ön bilgi verecek tanımlardır.
Eğitimini alacağınız bu enstrümana ait tanımları
öğrenmeniz önem taşımaktadır.” Demesi.
Ara Geçiş: Öğretmenin, “Bu derste, piyanonun
temel özellikleri ile ilgili bazı bilgileri
öğreneceğiz. Bu bilgileri sırayla ben anlatacağım.
Anlatamadığım yer olursa sözümü kesin tekrar
anlatırım.”demesi ve aşağıdaki etkinlikleri yapması.
ETKİNLİKLER
1.
Öğretmenin öğrenciye piyanonun özellikleri
ile ilgili olan örnekleri üzerinde
açıklayarak okutması.
2.
“Anlatamadığım yer olursa sözümü kesin tekrar
anlatırım.” demesi.
3.
Aşağıdaki soruların her birini öğrenciye
sorması. Doğru yanıtlayana pekiştireç
vermesi, yanlış ya da eksik yapan öğrenciye ipucu,
düzeltme vererek doğru yanıtı bulmalarını sağlaması.
Öğrenciyi gözleriyle denetlemesi.
SORULAR YANITLAR
(Bu bölümde konu ile ilgili çeşitli sorular maddeler
halinde yazılır, ilgili cevaplar yanıtlar kısmına
yazılır)
Ara Özet: Öğretmenin, “Piyanonun temel
özellikleri hakkında edindiğiniz bilgiler, gelecek
konuları anlamanızda size yardımcı olacaktır.”
demesi.
Ara Geçiş: Öğretmenin, “Anlatacağım sıradaki
konu vücudun kullanımı ile ilgili bilgileri
kapsamaktadır. Şimdi size bazı resim setleri
göstereceğim. Bu resim setlerinde neler gördüğünüzü
bana söyleyeceksiniz“ demesi. Renkli Resim Seti I’i
öğrencilere sunması. Aşağıdaki etkinlikleri
sırasıyla yapması.
SORULAR VE ETKİNLİKLER
1.
Öğretmenin Renkli Resim Setlerini göstererek:
Bu resimlerde neler görüyorsunuz? “Piyano çalarken
vücut nasıl tutuluyor? Klavyenin karşısına hangi
uzaklıkta oturulmuş? Ayaklar hangi pozisyonda
basılmış? Omuz kol ve dirsekler nasıl tutuluyor?El
ve parmaklar klavyeye hangi pozisyonda
yerleştirilmiş? Kollar hangi pozisyonda tutulmuş?Baş
parmak nasıl tutulmuş?Baş parmak ile ikinci parmak
hangi şekli almış?Kolların serbestliği nasıl
sağlanmış?Baş parmak geçişleri nasıl yapılmış?
2.
Bu resimlere bakarak bana beş ilke
söyleyiniz. (İlkeler öğrencilere buldurulacak)Bu
resimlerde piyano çalarken her iki eldeki el
pozisyonu nasıl gösterilmiş? Her iki elin pozisyonu
doğru mu? Siz olsaydınız piyano çalarken ellerinizi
hangi pozisyonda tutardınız?
3.
Aşağıdaki soruların her birini öğrenciye
sorması. Doğru yanıtlayana pekiştireç vermesi,
yanlış ya da eksik yapan öğrenciye ipucu, düzeltme
vererek doğru yanıtı bulmalarını sağlaması.
Öğrenciyi gözleriyle denetlemesi.
SORULAR YANITLAR
(Bu bölümde konu ile ilgili çeşitli sorular maddeler
halinde yazılır, ilgili cevaplar yanıtlar kısmına
yazılır)
Ara Özet: Öğretmenin, “Piyano çalarken
vücudunuzu doğru kullanmayı öğrenmeniz gerekir.
Piyano ve bütün çalgı tekniklerinin temelinde
dengeler yatar ve bu dengeler piyanistle piyano
arasında sıkı bir bağ oluşturur”.
Parmak, el, kol, vücudun doğru ve bilinçli olarak
kullanılması ve aralarındaki dengenin doğru
kurulması, piyanistin çalgısındaki seviyesi
İlerledikçe fark edilecektir. Bu nedenle piyano
eğitiminde piyanist organları çalgıya hazırlama
öncelik kazanmaktadır.
Ara Geçiş: Öğretmenin, “Sıradaki konu vücudun
kullanımı ile ilgili ilkeleri açıklamayı
kapsamaktadır. Bu ilke ile ilgili açıklamaları önce
ben anlatacağım “demesi ve aşağıdaki etkinlikleri
sırayla yapması.
ETKİNLİKLER
1. Piyano çalarken klavyenin karşısına uygun uzaklıkta oturmak
gerektiğinin neden önemli olduğunu soru cevap
yöntemiyle açıklanması.
2. Piyano çalarken vücudu dik tutmanın öneminin piyano kullanarak
açıklanması.
3. Piyano çalarken ayakların üzerine neden dengeli basılmasının
gerektiğini piyano kullanarak açıklanması
4. Piyano çalarken omuz kol ve dirseklerin neden rahat tutulması
gerektiğinin piyano kullanarak açıklanması
5. Piyano çalarken el ve parmakların yuvarlak konumda neden yerleştirmek
gerektiğinin piyano kullanarak açıklanması
6. Piyano çalarken parmak uçlarını kırmadan tuşlara basılmasının öneminin
piyano kullanarak açıklanması
7. Başparmağın tuşa 30 derece dik olarak tutulmasının önemini piyano
kullanarak açıklanması
D)
SONUÇ BÖLÜMÜ
1.
Son Özet:
Piyano ilgili temel
kavram, özellikler ve vücudu doğru kullanma
konularını kavrayabilirseniz, piyano hakkında genel
ve temel bilgiler edinmiş olursunuz.
2. Tekrar Güdüleme: Baştaki güdülemenin
aynısı.
3. Kapanış: Öğretmenin dikkati çekme
bölümünde sorduğu soruyu tekrar sorması ve
öğrencilerden yanıt alması.
E)
DEĞERLENDİRME
-----------------------------------------------------------------------------------------------------