M   Ü   Z   İ   K          v  e          B   İ   L   İ   M
" U l u s l a r a r a s ı   H a k e m l i   B i l i m s e l    M ü z i k   D e r g i s i
"
ISSN: 1304 - 6446 (Online)


Yarı zamanlı; Mart, Eylül
 Sayı:7 (Mart  2007)  

 
GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMLERİNDE
PROGRAM GELİŞTİRMENİN ÖNEMİ VE YERİ:
PROGRAMLANDIRILMIŞ ÖĞRETİM ( DİZGELİ EĞİTİM ) MODELİ
Öğr.Gör. Dr. Sena Gürşen OTACIOĞLU
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü
Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi

ÖZET:

Bu çalışma, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümleri Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’nda lisans programlarında uygulanmakta olan çalgı eğitimi dersleri için, var olan klasik öğretimin eleştirisi, ülkemiz koşullarına uygun bir öğretim modelinin, “Programlandırılmış Öğretim Modeli”ne dayalı olarak geliştirilmesi amacı ve bu modelin önerisi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın temelindeki düşünce, çalgı eğitimi dersi verecek olan eğitmenler tarafından yaşama geçirilebilecek bir öğretim modeli hakkında öneriler ve yeni düşünceler sunmaktır.
 

 Anahtar Kelimeler:  
Müzik Eğitimi-Çalgı Eğitiminde Program Geliştirme-Programlandırılmış Öğretim.


GİRİŞ

Mesleki müzik eğitimi veren öğretmenin görevlerinin sınırı içinde, ders programına kendisinin karar vermesi, en etkili olduğuna inandığı metotları ve materyalleri kullanması, işbirliği içinde öğrenim gibi işe yarayacağına inandığı bir öğretim yöntemi uygulaması gerekmektedir. Ayrıca öğrencilerin, gerekenleri öğrendiklerini öğretmene, kendilerine ve başkalarına göstermeleri için öğrencilerin nasıl değerlendirileceğine karar verilmelidir (Otacıoğlu. G, 2005).

“Profesyoneller, kendilerinden beklenen işi yapmayı bilmekle kalmazlar, aynı zamanda, en iyi olduklarına inandıkları tarzda yapma fırsatına sahip olurlar” (Glasser, 2000: 9). Bu yüzden özellikle öğretmenlik gibi uzmanlık gerektiren bir işi yapıyorsanız, onu nasıl gerçekleştireceğiniz tamamen sizin tecrübenize bağlıdır.

Türkiye’deki Eğitim Fakülteleri’nin Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim Dalları’nda öğrenim gören müzik öğretmenleri adaylarına verilecek çalgı eğitimi için de, öğretmen adaylarının çalgı eğitimi esnasında aşağıda belirtilen mesleki yetenekleri de kazanmaları gerektiği düşünülmektedir:

*        Yaratıcı sanatsal oluşumlara yüreklendirme, bunlara öncelik kazandırma ve katılma yeteneğini geliştirme,

*        Çalgı öğrenim-öğretim ve dersini vermek için, kendi sanatsal potansiyelini verimli kılma yeteneğini kazanma,

*        Bilgiyi şekillendirebilme ve bunu öğrencilerinin her birinin anlayış düzeyine uygun olarak işlemek ve anlaşılabilir şekilde sunma yeteneği kazanma,

*        Çalgı eğitimi ile ilgili kapsamlı repertuar edinebilme ve eğitimin hedef davranışlarına uygun olarak eser seçimlerini yapabilme yeteneği kazanma,

*        Çalgı dersini planlama, oluşturma, sunma, izleme ve öğrencilerin performans tespitini ve değerlendirmelerini yapabilme yeteneğini kazanma,

*        Bu dersleri alan öğrencilerin gereksinimlerini, isteklerini, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine bağlı durumlarını fark edebilme ve dikkate alma yeteneğini kazanma,

*        Çalgı eğitimi veya müzik eğitimi vereceği zamana dek, problem çözme yeteneğine sahip olmasını sağlama,

*        Branşa ait kullanılan dilleri ve sanatsal terimleri etkili kullanma yeteneğine sahip olma,

*        Kendini geliştirme ve mesleki yeteneklerinden ders içinde yaralanabilme,

*        Çalgı eğitiminin gelişiminde, alanla ilgili çalışmaları ile katkıda bulunma yeteneğini kazanma. [1]

Yukarıda maddeleşen yetenekleri kazanması istenen, Müzik öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören öğretmen adaylarının, mesleki eğitimlerinde çalgı eğitiminin önemli bir yeri olduğunu kavramaları gerekmektedir. Çalgı eğitiminin amacı da; öğretmen adaylarının müzikal düşünce ve algılamalarının gelişmesini, müzik eğitimini tüm branşları ile bir bütün olarak görmelerini, bilişsel, duyuşsal, psikomotor alanlara yönelik davranışlar kazanmalarını sağlamaktır.

Türkiye’deki Eğitim Fakülteleri’nin Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalları’nda verilmekte olan çalgı eğitiminde; öğrencinin derse karşı olan tutumları, çalışma ortamları, sosyal çevreleri, hazır bulunuşluk düzeyleri, müzikal birikimleri, mezun oldukları liselerin türü, verilmekte olan çalgı eğitimi dersi programının yeterliliği gibi faktörler, verilen eğitimin kalitesini ve verimini olumlu ve olumsuz yönde etkilemektedir.

Dikey ve yatay bağlantıların bir eğitim sistemi içinde kurgulanmak zorunda olması, özellikle bu kurumlarda verilmekte olan “çalgı eğitimi” dersleri için bir gereklilik olmalıdır. Var olan “çalgı eğitimi dersi” programlarında bu sistemin uygulanmadığı dikkati çekmiş, müzik öğretmeni yetiştiren fakültelerde uygulanmak üzere her “çalgı eğitimi dersi” için uygun program modelleri düzenleme ihtiyacı duyulmuştur.

Bu amaç doğrultusunda yapılan ön çalışmalar sonucu, bir eğitim programı önerisi oluşturabilmek için önce, amaçların, hedeflerin, içeriğin, öğrenme-öğretme süreci ve değerlendirmenin doğru ve sistemli bir bütün içerisinde saptanmasının gerekli olduğu görülmektedir.

Yukarıda değinilen düşünceler kapsamında çalışma, dört senelik zorunlu olarak verilen “Çalgı eğitiminin”, belli bir program ve belirlenmiş hedefler doğrultusunda sistemli bir şekilde yapılabilmesi için bilgiler ve öneriler sunmaya çalışmaktadır.

 

 ÖĞRETME STRATEJİLERİ VE ÇALGI EĞİTİMİ

Çalgı eğitiminde öğrenme, kişinin yeteneklerine, onun biyolojik ve kültürel gelişmişliğine, müziğe ve çalgıya karşı olan ilgisine, öğrenme ortamının durumuna bağlı olabilmektedir. Her öğrencinin çalgıya ve müziğe olan yatkınlığı farklı olabileceği için, çalgı eğitiminde belirlenen hedef davranışlar, öğrencilerin yeteneklerine göre düzenlenmiş olmalıdır.

Her çalgı öğretiminde eğitimi alacak olan öğrencilerin fiziksel yapısı ve gelişimi önem taşımaktadır. Fiziksel olarak çalgı çalmaya uygun olmayan bir kişinin bu alanda ilerlemesi çok zordur. Bunun yanında öğrenme sürecinde öğrencinin içinde yaşadığı kültürel ortam onun neleri, nasıl öğreneceğini de etkilemektedir. Özellikle sanat eğitiminin her alanında önemli bir öğretme ilkesi olan, yüreklendirme ve destekleme, öğrencinin çalgı çalmaya ilişkin kaygı düzeyini ve korkusunu kısmen engelleyecektir. Öğretme ortamında kullanılan yüreklendirme ve destekleme öğrencinin öğrenmesini kolaylaştırır.

Yüksek kaygılı öğrencilere ne derece iyi veya kötü yaptıkları söylenmemelidir. Düşük kaygılı öğrencilere ise, çalgı çalmada ki gelişimleri hakkında bilgi verilmelidir. Bu tutumun düşük kaygılı öğrencilerde de başarıyı arttırdığı görülmüştür (Sönmez, 2001:187). Öğrencilerin uzun dönemde ulaşmak için peşine düştükleri çalgı ile ilgili hedefleri gerçekleştirmek üzere kısa ve kararlı etkinliklere girilebilir. Çünkü öğrenci ilgi duyduğu konuda daha başarılı olmaktadır.

Her öğretim alanında olduğu gibi, çalgı eğitiminde de öğretme ortamının yapısı çok önemlidir. Öğrencinin çalıştığı ortamın çalışmaya teşvik edici olması gerekmektedir. Öğrenci kendini bu ortamla bir bütün olarak görmeli, çalışma süresini kaliteli bir şekilde değerlendirebilmelidir. Örnek; Arkadaş ve öğretmeniyle yapılan ortak çalışmalar (sınıf konserleri, solo konserler, grup çalışmaları, literatür incelemeleri, resital, konser ve sanat etkinliklerine arkadaşlarıyla katılımın sağlanması gibi (Sönmez, 2001:188).

Bilişsel kuramcılar öğrenme-öğretme sürecinde yeni gelen bilgilerin algılanması, önceki bilgilerle karşılaştırılması, yeni bilgilerin oluşturulması, elde edilen bilgilerin belleğe kodlanması ve hatırlanması süreçleriyle ilgilenmektedir.

Bilişsel öğrenme kuramlarına dayalı olarak geliştirilen pek çok öğretim modeli bulunmaktadır (Erden-Akman, 2000:175).

a) Sunuş yoluyla öğretme stratejileri:

Sunuş yoluyla öğretim, D.Ausubel tarafından, buluş yoluyla öğretime alternatif olarak geliştirilen bir öğretim modelidir. Sunuş yoluyla öğretim de, buluş yoluyla öğretim gibi bilişsel kuramlara dayalı olarak geliştirilmiştir. Her iki yaklaşımda da, ezberleyerek öğrenme yerine, anlamlı öğrenmeye önem verilmektedir. Ancak Ausubel’e göre, birey bilgileri keşfetmekten çok, hazır olarak alır. Diğer bir deyişle kavramlar, ilkeler, olgular, fikirler bireye sunulur; o da alır. Bu nedenle geliştirdiği model, sunuş yoluyla öğretim olarak adlandırılmaktadır.

Ausubel’e göre öğrenmenin anlamlı olması için bilginin mutlaka birey tarafından bulunması gerekmez. Birey kendisine sunulan bilgileri de anlamlı olarak öğrenebilir. Ancak anlamlı öğrenmeyi sağlamak için, öğretimin düzenlenmesi sırasında aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi gerekir.

1.      Öğrenciye sunulan materyallerin onun için anlamlı olması sağlanmalıdır. Öğrenci kendi ihtiyaçlarını karşılayan, kendi işine yarayacağını düşündüğü bilgileri anlamlı bulur. Anlamlı öğrenme ortamı ne kadar iyi gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, materyal öğrenci için anlamlı değilse, anlamlı öğrenme sağlanmaz.

2.      Öğrenci, öğrenilecek materyalle ilgili önbilgilere sahip olmalıdır. Yeni gelen bilgiler bireyin önceden sahip olduğu bilişsel yapılarla ilişkilendirilerek anlamlı hale gelir. Bu nedenle öğrencinin, yeni gelen bilgiyi almaya hazır bilişsel yapıları olması gerekir. Aksi takdirde öğrenci ezberleme yolunu seçecektir.

3.      Öğrencinin anlamlı öğrenmeye niyetli olması gerekir. Öğrenme bireyin kendi çabaları ile gerçekleştiği için, öğrencinin anlamlı öğrenmeye niyetli olması, yeni gelen bilgileri olduğu gibi ezberleme yerine, mevcut bilişsel yapıları ile ilişkilendirerek öğrenmeye çalışması gerekir (Erden-Akman, 2000:179).

En eski öğretim stratejisi olan sunuş yoluyla öğretim, açıklama gerektiren durumlarda başarıyla uygulanabilir. “Bilginin aktarılması, kavram, ilke ve genellemelerin açıklanmasında kullanılır” (Demirel, 1998:33).

Çalgı eğitimi dersinde yer alan konularda karşımıza birçok kavram çıkar. Bu kavramların doğru olarak öğrenilmesi, dersin algılanabilmesi ve anlayarak öğrenmenin oluşması için önemlidir. Örneğin; Keman çalma tekniklerini incelemeden önce, “teknik” kavramının öğrenciye sunulması gerekmektedir. Ayrıca konularla ilgili kavramları ve ilgili örnekleri öğrenciye anlaşılır bir dilde sunma görevi eğitmene aittir.

Sunuş yoluyla öğretim, zamandan tasarruf sağlar (Bilen, 1993:26). Çalgı eğitimi dersinde yer alması gereken konuların zamanında yetiştirilmesinde bu yöntem kullanılabilir. Sadece dersin akışına bırakmadan mutlaka öğrenilmesi istenen konular, anlamlı bir öğrenmeyi oluşturarak öğrenciye aktarılmalıdır.

b) Buluş Yoluyla Öğretme Stratejileri:

Bu öğretme modeli, S. Bruner tarafından geliştirilmiştir. Bu model ilk ortaya atıldığı 1960’lı yılların başından günümüze değin dünyanın pek çok ülkesinde uygulanmıştır. Ülkemizde Bruner’in yaklaşımının etkileri 1968 yılında hazırlanan ilköğretim programlarında görülmektedir (Erden-Akman, 2000:175).

Buluş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmenin görevi öğrenciye rehberlik etmektedir. Bruner bu rehberliğin öğrencilere soru sorarak yapılması gerektiğini söylemektedir. Böylece öğrencilere zamanında dönüt verilerek yanlış sonuçlar çıkarması önlenir. Bruner’e göre öğrenciler konunun temel yapısını (kavramları/ilkeleri) tümevarım yoluyla keşfederler. Bu amaçla öğretmen öğrencilere çok fazla örnek sunmalıdır. Böylece öğrenci örneklerdeki benzerlik ve farklılıkları gözleyerek, inceleyerek genel yapıyı keşfeder.

Bu modelde, öğrencilerin temel yapıyı kendi kendilerine keşfetmeleri (bulmaları) gerektiği öne sürülmektedir. Bu nedenle kuramın adı buluş yoluyla öğrenmedir. Öğrencilerin temel yapıları keşfedebilmeleri için öğrenme sürecine aktif katılmaları gerekir.

Bruner’e göre öğrenciyi harekete geçiren en önemli gücü merak-başarılı olma ve birlikte çalışmadır (Erden-Akman, 2000:177). Öğrenciler kendi buldukları bilgileri daha önemli gördükleri için buluş yoluyla öğretimin kalıcı olması beklenmekle birlikte, bu yöntemin diğer öğretim yöntemlerinden daha etkili olduğunu gösteren kesin kanıtlar bulunmamaktadır (Mayer, 1987). Ancak bu yöntem, öğrencilerde problem çözme becerisini geliştirdiği, öğrencileri araştırma yapmaya teşvik ettiği ve öğrencileri güdülediği için bazı durumlarda tercih edilmelidir (Erden-Akman, 2000:178).

c) Araştırma yoluyla öğretme stratejileri:

Araştırma yolu ile öğrenme, bir tür problem çözme yaklaşımıdır. Eğitim sistemi içinde öğrencilerin karşılarına çıkan problemlerin çözüm yollarını, bu problemler için geliştirdikleri düşünme becerilerine sahip olmalarına yardımcı olur. Ayrıca sadece o an ki problemleri veya tek bir alandaki sorunları çözmekle kalmaz, ilerde başka konularla ilgili olarak karşılaşacağı problemleri çözme yoluna da gitmeyi öğrenir.

Bu mantığa dayanarak, eğitim ve öğretim veren kurumlarda bu öğretim stratejisinin kullanılması gereği doğmaktadır. Öğrenciler bu strateji sayesinde her an aktif olabilmektedirler ve bununla beraber öğretmen de bu stratejiyi kullanırken yol gösterici ve yönlendirici rehber durumundadır (Bilen, 1999:62).

Bu strateji kullanımının yaygınlaşması, çalgı eğitimi dersi ile ilgili sorunların çözümünde etkili olacaktır. Çalgı eğitimi dersinde ki; “seviye tespiti ve ilgili çalgı eğitimi literatürü, dersin içeriği, süresi, meslekte kullanılabilirliği, öğrenci ilgisi, çalışma ortamı, vs...” gibi konularda çözüm yolları üretmek bu dersin amaçları arasında da yer almalıdır.

 

MÜZİK EĞİTİMİNDE ( ÇALGI EĞİTİMİ ) PROGRAM GELİŞTİRME

Temelinde bir program iyileştirme sürecidir. Bu süreç eldeki programı daha gerçekçi, daha sağlam, daha tutarlı ve daha etkili duruma getirmeye, bu nitelikleri taşıyan yeni bir program oluşturmaya ya da bunun her ikisine birden yöneliktir. Program geliştirmede çağdaş deneysel bilim ilkelerine uygun olan deneyerek program geliştirme yaklaşımıdır. Deneysel yaklaşımla program geliştirme birbirini izleyen çeşitli basamaklardan oluşur: a)Program hazırlama, b)Program Deneme c)Programın değerlendirilmesi d)Program düzeltme. Bu evrelerden geçen bir program, uygulanmak üzere yürürlüğe konulduktan sonra da her uygulamanın ardından sürekli değerlendirilip, düzeltilerek geliştirilmeye devam edilebilir. Böylece program yürürlükte olduğu sürece yenilenen “uygulama-değerlendirme-düzeltmeler” yolu ile gelişkin bir düzeye getirilmeye çalışılır (Güler, 2006).

Müzik eğitimi ve çalgı eğitimi ders programları hazırlanırken programlı eğitimin ilkelerine, öğretim materyallerinin istendiği gibi geliştirilmesine özen gösterilmelidir. Özellikle bireysel öğretim gerektiren çalgı eğitiminde (örnek olarak piyano eğitimini gösterebiliriz) etkin katılım ilkesi önem taşımaktadır. Piyano ile ilgili edinilen her bilgiden sonra öğrencinin kazandırılmak istenilen davranışı göstermesi istenir. Öğrencinin davranışta bulunması örnek bir alıştırma ya da soru ile sağlanır. Böylece öğrenci piyano dersine etkin olarak katılmış olur. Her türlü verilen çalgı eğitiminde asıl amaç budur (Otacıoğlu.G, 2005).

Programlı öğretme, bilişsel eğilimli öğretmenlerden çok davranışçı eğilimli öğretmenler tarafından kullanılan bir modeldir. Bu yaklaşım doğrusal bir programlamadır. Materyalleri hazırlanırken edimsel koşullama ilkeleri temel alınmaktadır (Senemoğlu, 1997:433).

Programlı öğretimin başarısı doğrudan doğruya kullanılan materyalin niteliğine bağlıdır. Bu materyallerin hazırlanması bir uzmanlık alanı olmakla birlikte, öğretmenler de bazı konuların öğretilmesi için bu tür materyalleri hazırlayabilirler.

 Programlı öğretim materyalleri üç aşamada geliştirilir;

1.      Hazırlık Aşaması: Materyal hazırlanırken ilk yapılması gereken iş öğrenme ünitesinin seçimidir.

2.      Yazma Aşaması: Hazırlık aşaması tamamlandıktan sonra programlı öğretim materyali yazılmaya başlanabilir. Programlı öğretim materyalinde davranışlar çerçevelerle kazandırılır. Her bir çerçeve, belli bir öğrenci tepkisi gerektiren küçük öğrenme birimleridir. Bir çerçevenin üç temel öğesi vardır. Bunlar:

a)      Bilgi Birimi: Çoğunlukla iki cümle uzunluğundadır. Davranışı kazandıracak bilgi ve ipucu bulunmalıdır.

b)      Öğrencinin davranışta bulunmasını sağlayacak bir soru ya da alıştırma. Bu sorular çoktan seçmeli ya da boşluk doldurma biçiminde düzenlenebilir.

c)      Sorunun Doğru Yanıtı: Bu, öğrencinin anında dönüt almasını sağlar. Cevap doğruysa aynı zamanda pekiştireç görevi görür.

            Programlı materyal yazılırken, ifadelerin doğru ve kolay anlaşılır, soruların çerçevedeki bilgi ile tutarlı olmasına, çerçevelerin yeterli bilgileri kapsamasına, örneklere yer verilmesine dikkat edilmelidir.

3.      Deneme ve Düzeltme Aşaması: Bu aşamada hazırlanan materyal bir grup öğrenci üzerinde uygulanır. Uygulama sonuçlarına göre materyalde gerekli düzeltmeler yapılır (Erden, 1988:170).

Müzik eğitimi ve çalgı eğitimi ders programları hazırlanırken programlı eğitimin ilkelerine, öğretim materyallerinin istendiği gibi geliştirilmesine özen gösterilmelidir.

 

MÜZİK EĞİTİMİNDE PROGRAMLANDIRILMIŞ ÖĞRETİM

( Dizgeli Eğitim ) MODELİ

Programlandırılmış öğretim bir sentez olup Türkiye’de ilk defa Veysel Sönmez tarafından kullanılmıştır. Tüm strateji, kuram, yöntem ve tekniklerin bir derste nasıl kullanılacağının gösterildiği ve yapılandırıp sunulduğu bir modeldir. Sönmez tarafından 1982 yılında önerilen ve ona göre ders planları düzenlenip uygulanan, her uygulama sonucuna bakılarak değerlendirilip geliştirilen bu model, doktora, yüksek lisans tezi olarak ve bazı araştırmalarla değişik okullarda ve derslerde denenmiştir (Sönmez, 2001:346). Müzik eğitimi alanında ise bu model ilk defa Dr. Sena Gürşen Otacıoğlu tarafından 2005 yılında Müzik Öğretmenliği Bölümlerinde uygulanan “Piyano Eğitimi” dersi için Doktora tezi kapsamında geliştirilmiştir. [2]

Bu eğitim modeli, kırk yılı aşan eğitim deneyimlerine, Türkiye’de ve ilerlemiş bazı ülkelerdeki eğitim birikimlerine, insanın hazır bulunuşluk düzeyine ve doğal yapıdaki değişmelere, Türkiye’nin ekonomik, politik, toplumsal yani kültürel gerçeğine, çağdaş bilim, sanat ve düşüncedeki gelişmelere dayandırılarak oluşturulabilir (Sönmez, 2004).

Bu modelde aşağıda belirtilen ilkeler temel alınmıştır:

(1)   Hiçbir kuram, öğrenme ve öğretmeyi tek başına açıklayamamaktadır.

(2)   Her davranış yani bilişsel, duyuşsal, devinişsel ve sezgisel özellikler tek bir kuram, yöntem, teknikle kişiye öğretilememektedir.

(3)   Her insan aynı davranışı aynı strateji, kuram, yöntem, teknikte ve taktikle öğrenememektedir. Aynı davranışı öğrenmek ve öğretmek için her insan farklı yollar kullanabilmektedir, çünkü insan hem birbirinden farklı, hem bazı bakımlardan benzer, hem de çok boyutlu bir varlıktır.

(4)   İnsan tek bir etkinlikle öğrenememektedir. Pek çok etkinliği bir arada kullanınca davranışlar daha kalıcı olabilmektedir.

(5)   Davranışın düzeyi ve niteliği değişince farklı strateji, kuram, yöntem, teknik ve taktikler, akıl yürütme yolları işe koşulmalıdır.

(6)   Öğretimde ders değil ünite temele alınabilir. Bu ünitenin etrafında resim, müzik,…vs gibi derslerin hedef davranışları kazandırılabilir.

(7)   Öğrenciye bilgiyi bulup çıkarma, kullanma ve yeniden üretip yaratma becerisi kazandırılabilir.

Böylece öğrenci ezbercilikten kurtulabilir, çünkü insan bu süreçlerle öğrenebilmektedir.

Bu modele göre ders işlenişi sırasında şunlara dikkat edilir:

*        Öğrencinin bir üniteye girmeden önce neyi bilip bilmediklerini belirlemek için ön test verilir. Bu ön testte öğrencinin eksikleri saptanır. Genel ve özel yetenek ile ilgili testi uygulanır. Tüm bu etkinlikler ile öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi ve duyuşsal giriş karakteristikleri saptanmış olur.

*        Üniteye bilişsel ve duyuşsal açıdan hazır olmayanlar tamamlama eğitimine alınır.

*        Ünite bittikten sonra değerlendirme yapılması, her öğrencinin hangi soruları doğru, yanlış, eksik yaptığının saptanması ve doğrulara pekiştireç, yanlış ve eksiklere ipucu verilerek düzeltilip tamamlatılması, bunun için ek öğretime gidilmesi her öğrencide tam öğrenme sınırının en alt basamağına (%70) getirildikten sonra diğer üniteye geçilmesi hem tam öğrenme stratejisinin hem de programlandırılmış öğretimin bir gereğidir. Programlandırılmış öğretimde bilginin öğrenci tarafından bulunup çıkarılması, kullanılması ve yeniden yaratılması temele alınmıştır.

Öğretmen yalnız bir yol gösterici olabilir. Her türlü öğrenme ve öğretme etkinliğinde genellikle temele öğrenci alınabilir. Öğretmen genellikle öğrencinin bilgiyi bulup çıkarması, kullanması ve yeniden üretip yaratması için ortamlar düzenlemeli ve olanaklar sunmalıdır ve yalnız ipucu, dönüt, düzeltme vermelidir (Sönmez, 2001:346–347).

 

Bu özellikler düzenlenen günlük ders planında görülebilir (Sönmez, 1999:281–813)

Programlandırılmış öğretime göre bir günlük ders planı hazırlanırken şu basamaklara ve ilkelere uyulur: (Tüm bölümler için; Bkz. Ek–1).

 

I. Giriş Bölümü

   1- Dikkati Çekme (Attention)

   2- Güdüleme (Motivatıon)

   3- Gözden Geçirme (Overview)

   4- Derse Geçiş (Transition)

II. Geliştirme Bölümü (Lesson Development)

III. Sonuç Bölümü

   1- Özet (Summary)

   2- Tekrar Güdüleme (Remotivation)

   3- Kapanış (Closure)

IV. Değerlendirme Bölümü

 

  

SONUÇ ve ÖNERİLER

Son dönemlerde eğitim alanında yapılan araştırmalarda da görüldüğü üzere, diğer Batı ülkelerinde verilen eğitimden ve ders programları yönünden, ülke olarak eksikliklerimizin olduğu görülmektedir. Gerek günümüz devlet politikası, gerekse yıllardır eğitim sistemi üzerinde çağdaşlaşmaya dönük köklü bir değişimin yaşanmaması ve eğitimin her kademesinde ezbere dayalı bir öğretim programının kullanılması yaşanan bugünkü durumun genel bazı sebepleri olarak görülebilir.

Türkiye’deki bu genel eğitim ve öğretim sistemi halen verilmekte olan genel müzik eğitimi ve müzik öğretmeni eğitimini de negatif yönde etkilemektedir. Bu yüzden ihtiyaca göre belirlenmiş hedef ve davranışlar doğrultusunda müzik öğretmeni yetiştiren bölümlerde her branş için programlanmış eğitime dayalı ders programlarının hazırlanması gereği doğmaktadır. Çalışma bu konuya dikkati çekerek, yeni çalışmalara ışık tutmaya ve konu ile ilgili araştırmacılara bilgi vermeyi amaçlamıştır.

Çalışmanın sonucunda şu önerilere yer verilebilir:

1.      Yapılacak olan çalışmalara ışık tutmak amacıyla değişik müzik eğitimi branşlarında bu araştırmaya benzer yeni araştırmalar yapılabilir ve model programlar geliştirebilir.

2.      Program hakkında daha kesin genellemelere varabilmek için farklı müzik eğitimi branşlarında yapılacak olan programların, geniş örneklemler üzerinde yapılması önerilebilir.

3.      Farklı öğrenme öğretme ortamında değişik metot ve materyaller kullanılarak, müzik eğitiminin diğer konu alanlarında benzer çalışmalar yapılarak eğitim kalitesi arttırılabilir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

EK: 1

GÜNLÜK DERS PLANI
A) BİÇİMSEL BÖLÜM

Dersin Adı:    PİYANO

Sınıf:               1. Sınıf

Ünitenin Adı: Piyano İle İlgili Genel Bilgiler ( Ünite 1 )

Süre:               1 saat

Öğrenme-öğretme Strateji ve Yöntemi: Programlandırılmış öğretim

 

Kaynak Kitaplar:

Karolyi,Otto                Müziğe Giriş,

Aktüze, İlkin                Ansiklopedik Müzik Sözlüğü,

Seymour, Fink Mastering Piano Tecnıque,

Beringer, Oscar           Pıanoforte Tutor(Practıcal and Theoretıcal),

Şen, Seba Baştuğ         Piyano Tekniğinin Biyomekanik Temeli.

 

Kaynak Metotlar:

Kamacıoğlu, Filiz         Kolay Piyano Metodu,

Harris, P. -Hall, P.       Practıse Makes Perfect(Oxford University Press)

 

Araç-gereçler: Renkli Resim Setleri: Piyano Çalarken Vücudun Kullanımı.

 

Konunun Örüntüsü

- Temel kavramlar

- Piyanonun özellikleri

- Vücudun kullanımı

- Vücudun kullanımı ile ilgili ilkeler

- Vücudun kullanımı ile ilgili ilkelerin açıklanması

- Bu ilkeyi müzik eserini çalarken kullanabilme

 

  Ana Nokta

Piyano eğitiminde temel kavramların öğrenilmesi eğitimin temelini oluştururken, öğrenilecek olan çalgının özelliklerinin bilinmesi de önem taşımaktadır.

 

  Yardımcı Noktalar

Piyano eğitimine başlarken enstrüman ile ilgili kavramlar belirlenip ortaya konmalıdır.

Piyano kendine has özellikleri olan bir enstrümandır.

 

    Hedef  1 : Piyano ile ilgili temel kavramların bilgisi

Davranışlar:  

1. Piyano, klavye, tuş, pedal, tel, tampere kavramlarının tanımlarını söyleme/yazma.

2. Yukarıda belirtilen kavramların tanımlarını bir dizi seçenek arasından seçip işaretleme.

3. Verilen bir boş bırakılan yerine ilgili kavramı söyleme/yazma.

 

    Hedef  2 : Piyanonun temel özellikleri bilgisi

Davranışlar:

1. Vurmalı çalgının özelliklerinin söyleme/yazma.

2. Klavyeli çalgının özelliklerinin söyleme/yazma.

3. Ses genişliğinin(yüksekliğinin) özelliklerinin söyleme/yazma.

4. Sesin niteliğinin özelliklerini söyleme/yazma.

5. Bir dizi özellik ile yukarıdaki maddelerde belirtilen özellikleri eşleştirme.

 

    Hedef  3 : Vücudun kullanımı ile ilgili ilkeler

Davranışlar:

1. Piyano çalarken klavyenin karşısına uygun uzaklıkta oturmak gerektiğini söyleme/yazma.

2. Piyano çalarken vücudun dik tutulacağını söyleme-yazma.

3. Piyano çalarken ayakların üzerine dengeli basılması gerektiğini söyleme-yazma.

4. Piyano çalarken omuz kol ve dirseklerin rahat tutulması gerektiğini söyleme/yazma.

5. Piyano çalarken el ve parmakların yuvarlak konumda yerleştirmek gerektiğini söyleme/yazma.

6. Piyano çalarken parmak uçlarını kırmadan tuşlara basılması gerektiğini söyleme/yazma.

7. Piyano çalarken kolların 90 dereceden daha açık olarak tutulması gerektiğini söyleme/yazma.

8. Başparmağın tuşa 30 derece dik olarak tutulması gerektiğini söyleme/yazma.

 

    Hedef  4 : Piyano çalarken vücudun kullanımı ile ilgili ilkeleri açıklayabilme

Davranışlar:

1. Piyano çalarken klavyenin karşısına uygun uzaklıkta neden oturmak gerektiğini söyleme/yazma.

2. Piyano çalarken vücudun neden dik tutulacağını söyleme-yazma.

3. Piyano çalarken ayakların üzerine neden dengeli basılması gerektiğini söyleme/yazma.

4. Piyano çalarken omuz kol ve dirseklerin neden rahat tutulması gerektiğini söyleme/yazma.

5. Piyano çalarken el ve parmakların yuvarlak konumda neden yerleştirmek gerektiğini söyleme/yazma.

6. Piyano çalarken neden parmak uçlarını kırmadan tuşlara basılması gerektiğini söyleme/yazma.

7. Piyano çalarken kolların neden 90 dereceden daha açık olarak tutulması gerektiğini söyleme/yazma.

8. Başparmağın tuşa neden 30 derece dik olarak tutulması gerektiğini söyleme/yazma.

 

    Hedef 5 : Piyano çalarken vücudun kullanımı ile ilgili bilgileri bir eser çalarken kullanabilme

Davranışlar:

Bir eseri çalarken vücudun kullanımı ile ilgili ilkeleri söyleme/yazma.

 

B) GİRİŞ BÖLÜMÜ

1.      Dikkati Çekme: Öğretmen, “Tıpkı toplama, çıkarma, bölme, çarpma bilmeyen bir kimsenin yüksek matematikte verimli olmayı veya cümle yapısı kurallarını bilmeyen bir kimsenin şair olmayı ümit edemeyeceği gibi piyano öğrencisinin de enstrümanın eğitimini görmesi gereklidir. Bu gerçekten doğru bir görüş müdür? “Sorusunu öğrencilere sorması, değişik öğrencilerden görüş istenmesi ve “Bu soru hakkındaki düşüncelerinizi, yanıtlarınızı unutmayın. Bu dersin sonunda tekrar tartışacağız. Bu derste öğrendiklerinizle bu sorunun yanıtını bulabileceksiniz. “demesi.

 

2.      Güdüleme: Bu derste öğrendiklerinizle piyano hakkındaki temel bilgileri edinebilirsiniz. Bu dersin sonunda öğrendikleriniz, piyano çalarken size katkıda bulunacaktır.

 

3.      Gözden Geçirme: Bu derste piyano ile ilgili temel kavramların neler olduğunu, piyanonun temel özelliklerini, piyano çalarken vücudunuzu nasıl kullanmanız gerektiğini ve bunun gibi konular üzerinde durulacak, içinde geçen kavramları öğrenecek, ilkeleri açıklayıp, uygulayabileceksiniz.

 

4.      Derse Geçiş: Öğretmenin, ”Bu derste geçen temel kavramların ne anlama geldiğini açıklayacağım “demesi. Tanımların ve örneklerin verilmesi, öğrencilerden örnek istenmesi.

 

C) GELİŞTİRME BÖLÜMÜ

ETKİNLİKLER

1.      Öğretmenin kavramların bulunduğu saydamı tahtaya yansıtarak aşağıdaki her bir

kavramı açıklayıp, örnek vermesi.

2. “Anlatmadığım veya göstermediğim yer var mı? “diye sorması. Varsa tekrar açıklayıp yeni bir örnek vermesi. Öğrencilerden benzer olan ve olmayan örnek istemesi.

3. Aşağıdaki soruların her birini öğrenciye sorması. Doğru yanıtlayana pekiştireç vermesi, yanlış ya da eksik yapan öğrenciye doğru yanıtı bulmasını sağlaması.

 

SORULAR ,YANITLAR

(Bu bölümde konu ile ilgili çeşitli sorular maddeler halinde yazılır, ilgili cevaplar yanıtlar kısmına yazılır.)

Ara Özet: Öğretmenin, ”Bu kavramların tanımlarını unutmayın, unutursanız daha sonraki öğreneceklerinizi anlayamazsınız. Piyano, klavye, tuş, pedal ve teller piyanonun nasıl bir enstürüman olduğu hakkında size ön bilgi verecek tanımlardır. Eğitimini alacağınız bu enstrümana ait tanımları öğrenmeniz önem taşımaktadır.” Demesi.

 

Ara Geçiş: Öğretmenin, “Bu derste, piyanonun temel özellikleri ile ilgili bazı bilgileri öğreneceğiz. Bu bilgileri sırayla ben anlatacağım. Anlatamadığım yer olursa sözümü kesin tekrar anlatırım.”demesi ve aşağıdaki etkinlikleri yapması.

 

ETKİNLİKLER

1.      Öğretmenin öğrenciye piyanonun özellikleri ile ilgili olan örnekleri üzerinde

açıklayarak okutması.

2.      “Anlatamadığım yer olursa sözümü kesin tekrar anlatırım.” demesi.

3.      Aşağıdaki soruların her birini öğrenciye sorması. Doğru yanıtlayana pekiştireç

vermesi, yanlış ya da eksik yapan öğrenciye ipucu, düzeltme vererek doğru yanıtı bulmalarını sağlaması. Öğrenciyi gözleriyle denetlemesi.

 

SORULAR YANITLAR

(Bu bölümde konu ile ilgili çeşitli sorular maddeler halinde yazılır, ilgili cevaplar yanıtlar kısmına yazılır)

Ara Özet: Öğretmenin, “Piyanonun temel özellikleri hakkında edindiğiniz bilgiler, gelecek konuları anlamanızda size yardımcı olacaktır.” demesi.

 

Ara Geçiş: Öğretmenin, “Anlatacağım sıradaki konu vücudun kullanımı ile ilgili bilgileri kapsamaktadır. Şimdi size bazı resim setleri göstereceğim. Bu resim setlerinde neler gördüğünüzü bana söyleyeceksiniz“ demesi. Renkli Resim Seti I’i öğrencilere sunması. Aşağıdaki etkinlikleri sırasıyla yapması.

 

SORULAR VE ETKİNLİKLER

1.      Öğretmenin Renkli Resim Setlerini göstererek: Bu resimlerde neler görüyorsunuz? “Piyano çalarken vücut nasıl tutuluyor? Klavyenin karşısına hangi uzaklıkta oturulmuş? Ayaklar hangi pozisyonda basılmış? Omuz kol ve dirsekler nasıl tutuluyor?El ve parmaklar klavyeye hangi pozisyonda yerleştirilmiş? Kollar hangi pozisyonda tutulmuş?Baş parmak nasıl tutulmuş?Baş parmak ile ikinci parmak hangi şekli almış?Kolların serbestliği nasıl sağlanmış?Baş parmak geçişleri nasıl yapılmış?

2.      Bu resimlere bakarak bana beş ilke söyleyiniz. (İlkeler öğrencilere buldurulacak)Bu resimlerde piyano çalarken her iki eldeki el pozisyonu nasıl gösterilmiş? Her iki elin pozisyonu doğru mu? Siz olsaydınız piyano çalarken ellerinizi hangi pozisyonda tutardınız?

3.      Aşağıdaki soruların her birini öğrenciye sorması. Doğru yanıtlayana pekiştireç vermesi, yanlış ya da eksik yapan öğrenciye ipucu, düzeltme vererek doğru yanıtı bulmalarını sağlaması. Öğrenciyi gözleriyle denetlemesi.

 

SORULAR YANITLAR

(Bu bölümde konu ile ilgili çeşitli sorular maddeler halinde yazılır, ilgili cevaplar yanıtlar kısmına yazılır)

Ara Özet: Öğretmenin, “Piyano çalarken vücudunuzu doğru kullanmayı öğrenmeniz gerekir. Piyano ve bütün çalgı tekniklerinin temelinde dengeler yatar ve bu dengeler piyanistle piyano arasında sıkı bir bağ oluşturur”.

 

Parmak, el, kol, vücudun doğru ve bilinçli olarak kullanılması ve aralarındaki dengenin doğru kurulması, piyanistin çalgısındaki seviyesi İlerledikçe fark edilecektir. Bu nedenle piyano eğitiminde piyanist organları çalgıya hazırlama öncelik kazanmaktadır.

 

Ara Geçiş: Öğretmenin, “Sıradaki konu vücudun kullanımı ile ilgili ilkeleri açıklamayı kapsamaktadır. Bu ilke ile ilgili açıklamaları önce ben anlatacağım “demesi ve aşağıdaki etkinlikleri sırayla yapması.

 

ETKİNLİKLER

1. Piyano çalarken klavyenin karşısına uygun uzaklıkta oturmak gerektiğinin neden önemli olduğunu soru cevap yöntemiyle açıklanması.

2.  Piyano çalarken vücudu dik tutmanın öneminin piyano kullanarak açıklanması.

3.  Piyano çalarken ayakların üzerine neden dengeli basılmasının gerektiğini piyano kullanarak açıklanması

4. Piyano çalarken omuz kol ve dirseklerin neden rahat tutulması gerektiğinin piyano kullanarak açıklanması

5. Piyano çalarken el ve parmakların yuvarlak konumda neden yerleştirmek gerektiğinin piyano kullanarak açıklanması

6. Piyano çalarken parmak uçlarını kırmadan tuşlara basılmasının öneminin piyano kullanarak açıklanması

7. Başparmağın tuşa 30 derece dik olarak tutulmasının önemini piyano kullanarak açıklanması

 

D)  SONUÇ BÖLÜMÜ

1.      Son Özet: Piyano ilgili temel kavram, özellikler ve vücudu doğru kullanma konularını kavrayabilirseniz, piyano hakkında genel ve temel bilgiler edinmiş olursunuz.

2.   Tekrar Güdüleme: Baştaki güdülemenin aynısı.

3. Kapanış: Öğretmenin dikkati çekme bölümünde sorduğu soruyu tekrar sorması ve öğrencilerden yanıt alması.

 

E) DEĞERLENDİRME

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

 
 

 

DİPNOTLAR:                         

[1] Salzburg Mozarteum Üniversite Duyuru Gazetesi, 27.06.2002, Sayı 28.

[2] Bkz. Ek–1 (1 saatlik örnek ders programı).

 

 

KAYNAKLAR:                         

BİLEN, Mürüvvet; (Ankara 1996), Plandan Uygulamaya Öğretim, Aydan Web Yayınları.

DEMİREL, Özcan; (Ankara 1998), Genel Öğretim Yöntemleri, Kardeş Kitabevi.

EMİR, S.; (Ankara 2001), “Sosyal Bilgiler Öğretiminde Yaratıcı Düşünmenin Erişiye ve Kalıcılığa Etkisi”, Hacettepe Üniversitesi (Yayınlanmamış Doktora Tezi).

ERDEN, Münire; (İstanbul 1998), Öğretmenlik Mesleğine Giriş, Alkım Yayınları.

Ertürk, S.; (Ankara 1972), Eğitimde Program Geliştirme. Hacettepe Üniversitesi Basımevi.

FİDAN, Nurettin, ERDEN, Münire; (Ankara 1994), Eğitime Giriş, Meteksan Matbaacılık.

GLASSER, William; (İstanbul 1992), Kaliteli Eğitimde Öğretmen, İstanbul: Beyaz Yayınları.

GÜLER, D.; (Denizli 2006), “Devlet konservatuarlarındaki viyolonsel eğitim-öğretim programlarının çağdaş öğretim programcılık anlayışına uygunluğunun incelenmesi”, Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu-26-28 Nisan 2006. Pamukkale Üniversitesi.

KOÇAK, M.; (Bolu 2004), “Sosyal Bilgiler Dersinde Programlandırılmış (Dizgeli) Öğretimin Erişi, Kalıcılık ve Derse Karşı Tutuma Etkisi”. Abant İzzet Baysal Üniversitesi (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).

MEMİŞOĞLU, H.; (Bolu 2003), “İlköğretim Okullarında Sosyal Bilgiler Dersi Coğrafya Konularının Öğretiminin Programlandırılmış Öğretime Göre Değerlendirilmesi”. Abant İzzet Baysal Üniversitesi (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi).

MORRIS, .R. V.; Drama and Authentic Assesment in a Social Studies Classroom. http:/globalvgw.2.global.epnet.com

OĞUZKAN, F.; (Ankara 1993), Eğitim Terimleri Sözlüğü, Emel Matbaacılık.

OTACIOĞLU, G, S.; (İstanbul 2005), “Müzik Öğretmenliği Piyano Eğitimi Dersi İçin Bir Model Denemesi”, Marmara Üniversitesi (Yayınlanmamış Doktora Tezi).

SENEMOĞLU, N.; (Ankara 1997), Gelişim Öğrenme ve Öğretim Kuramından Uygulamaya, Ertem Matbaacılık. Ankara 1997.

Sönmez, Veysel; (Ankara 2000), Programlandırılmış Öğretime Göre Öğretmen Yetiştirme, Eğitim Araştırmaları Dergisi. Sayı 1, Anı Yayıncılık.

Sönmez, Veysel; (Ankara 2001), Program Geliştirmede Öğretmen El Kitabı. Anı Yayıncılık.

Sönmez, Veysel; (Ankara 2004), Dizgeli Eğitim, Anı Yayıncılık.

 www.muzikbilim.com
Bütün hakları saklıdır.