M   Ü   Z   İ   K          v  e          B   İ   L   İ   M
" U l u s l a r a r a s ı   H a k e m l i   B i l i m s e l    M ü z i k   D e r g i s i
"
ISSN: 1304 - 6446 (Online)


Yarı zamanlı; Mart, Eylül
 Sayı:5 (Mart  2006)  

 
TÜRKİYE'DE ÇALGI EĞİTİMİNİN YAYGINLAŞTIRILMASINDA ve
GELİŞTİRİLMESİNDE ÇOKSESLİ MÜZİK EĞİTİMİ GÖRÜŞÜ

Yrd. Doç. Dr. Mustafa USLU
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi

ÖZET:

Çalgı eğitimi, herhangi bir çalgıyla ya da çalgılarla yapılan, bireyi çalgı aracılığıyla yetiştirme, geliştirme, müzik alanında ve müziksel anlamlarda içeriği olan istendik davranışlar kazandırabilme eğitimi olarak nitelendirilebilir.


Çalgı eğitimi, insanın kendisini yakından tanıyabilmesi, var olan yeteneklerini anlayabilmesi, eğitim aracılığıyla mevcut becerilerini geliştirip, yeni beceriler elde edebilmesi ve bu sayede kendisini gerçekleştirebilme şansı veren bir uğraş olmasından dolayı müzik eğitiminin önemli bir koludur.

Değişen ve gelişen dünyaya paralel olarak sanat alanında dolayısıyla müzik alanında bazı değişmeler ve gelişmeler olmaktadır. Gelişmelerin hızla yaşandığı çağımızda bu gelişmelere uyum sağlayabilmek, bir çağdaşlaşma ölçütüdür. Günümüzde, çeşitli sebeplerle ve çeşitli biçimlerde oluşan ya da oluşturulan yenilik hareketlerine katılımda bulunabilmek ve çağın gerisinde kalmamak, ülkemiz ve bu ülkenin bireyleri olarak bizim açımızdan da oldukça önemlidir.

 

Ülkemizde çalgı eğitiminin daha iyi düzeye getirilebilmesi için bazı önemli aşamaların kaydedilmesi gerekir. Çalgı eğitiminin bugün, içinde bulunduğu durumdan daha iyi duruma getirilmesi, bireysel, toplumsal ve kurumsal temelde, sürekli ve kalıcı olarak çoksesli müzik eğitimi görüşünün yaygınlaştırılıp, getirilmesiyle yakından ilişkilidir. Müzik eğitiminde çoksesliliğe bağlı eğitimin ağırlık kazanması, çoksesli müziğin içsel bir gereği olarak çalgı eğitiminin daha titiz yapılmasına ve daha çok önemsenmesine neden olacaktır.

 

 Anahtar Kelimeler:  
Müzik-Çalgı-Eğitim-Çok Seslilik.


Seçkin bir çalgı eğitiminin; çağın gerisinde kalmayan, gelişen dünyaya koşut, çağdaş eğitimin gereklerini taşıyan, yeniliklere açık, teknolojik gelişmelerden en üst düzeyde yararlanılan, araç-gereç ve programların bu eğitimi gerçekleştirmeye uygun durumda olmasıyla ilişkili ve orantılı olduğu söylenebilir. Bu yüzden, çeşitli eğitim kurumlarının iyi çalgı eğitimi yapılabilmesine zemin hazırlaması kadar, ailelerin, eğitimcilerin, çocukların, gençlerin iletişim organlarının vb... etkenlerin çalgı eğitiminin sonuçları üzerinde etkili olduğu belirtilebilir.

 

Ülkemizin, çağdaş uygarlığın gerektirdiği çizgide gelişme gösterebilmesi, eğitim alanındaki gelişmişliğiyle yakından ilişkilidir. Eğitimin önemli kollarından birisi de sanat eğitimidir. Sanat eğitiminin kollarından biri durumundaki müzik eğitimimizin, çağdaş eğitimle bağdaşması için, müzik eğitiminde ileri düzeyde bulunan ülkelerin kullanmakta ve uygulamakta olduğu eğitim sistemiyle tutarlılık içerisinde bulunmasının önemi büyüktür.

 

"Müzikteki gelişme ile zekânın gelişmesinin atbaşı gittiğinin kanıtlanmış olduğu günümüzde, çağın insanını yetiştirmek için müzik, önde gelen bir disiplin olarak, milli eğitim sistemlerinde yer almıştır. Çağdaş müzik eğitimi, başta çağdaş müzik olmak üzere, bütün çağdaş kurumları da korumak ve geliştirmekte çok önemli rol oynamaktadır."(ERGİN, 1988: 162)

 

Çağımızda, müzik eğitimi alanında gelişmiş olan ülkelerin, eğitimlerinde çoksesli müzik eğitimini kullandıkları bilinmektedir. Müzik eğitimimizde çoksesliliğin tercihi, ülkemizin müzik alanındaki gelişmesine ve kültürel kalkınmasına katkı oluşturacaktır.

 

Birey ve toplum olarak çoksesli müzik eğitimi görüşüne yatkın olmak, bu görüşü anlayıp, kavrayıp, desteklemeyi gerektirir. Anlama, kavrama ve destekleme olayının oluşması için ise çoksesliliğe yönelmek ve onu benimsemek gereği söz konusudur.

 

 

Çalgı Eğitimi Nedir?

Çalgı eğitimi, bir ya da birden çok çalgının kullanılmasıyla, genellikle bireysel, bazen de toplu biçimde yapılan, bireyi çalgı aracılığıyla yetiştirme, geliştirme, müzik alanında ve müziksel anlamlarda içeriği bulunan istendik davranışlar kazandırabilme eğitimi olarak nitelendirilebilir.

 

Çalgı eğitimi; eğitici, yetiştirici, geliştirici, birleştirici, kaynaştırıcı, paylaştırıcı, duyguları ve becerileri arttırıcı, özendirici, yarıştırıcı, sabırlı ve disiplinli olmayı öğretici, güdüleyici vb... yönleriyle oldukça önemli bir eğitim biçimidir.

 

Çalgı eğitimi, bireysel ve toplumsal özelliği bulunan bir eğitimdir. Sosyal yaşamı oldukça yakından ilgilendiren ve etkileyen, insanların, toplumların ve ulusların yaşamındaki önemli konumuyla, kültürel öğelerle tanıştırıcı ve onları geliştirip yaşatıcı bir uygulama alanıdır.

 

Bireyin yaşamında, çalgı eğitiminin değişik işlevleri bulunmaktadır. Bu eğitimin, özellikle psikolojik boyutu bulunan bir eğitim biçimi olduğu söylenebilir. Sanatsal bir alan niteliğindeki müzik alanında, insanların müzik zevki edinmelerine katkı oluşturması, kişilik gelişimindeki etkili durumu, boş zamanları olumlu biçimde değerlendirme amacı taşıyan düşünceyi gerçekleştirmede en iyi araçlardan biri olmasından dolayı, çalgı eğitiminin kendine özgü yanları vardır.

 

 

Çalgı Eğitimi Nasıl Olmalıdır?

Çalgı eğitiminin insan yaşamındaki ve eğitim ortamlarındaki değerinin yanı sıra bireyi ve toplumu önemli derecede etkileme özelliği göz önünde bulundurulduğunda, bu eğitime ciddi, geçerli ve tutarlı bir yaklaşımın gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kalitenin önkoşul olduğu bir çalgı eğitiminin hedeflenmesi önemsenmelidir.

 

Çalgı eğitiminde çoksesliliğe dayalı bir eğitimin tercih edilerek, titizlikle uygulanması bu eğitimin kalitesine olumlu biçimde yansıyacaktır.

 

Kaliteli bir çalgı eğitiminin, çağın gerisinde kalmayan, gelişen dünyaya koşut, çağdaş eğitimin gereklerini taşıyan, yeniliklere açık, teknolojik gelişmelerden en üst düzeyde yararlanılan, araç-gereç ve programların bu eğitimi gerçekleştirmeye uygun durumda olmasıyla ilgili ve orantılı olduğu söylenebilir.

 

Çalgı eğitimi, her zaman geniş kitlelere sunulabilen ve geniş kitlenin kullanımına olanak oluşturulan bir özellik taşımalıdır. Bu hedefin güdülmesi, çalgı eğitiminin yaygın hizmet olayında olumlu sonuçların yaşanmasına yardımcı olacaktır. Böyle bir yapılanma çalgı eğitiminin gücüne güç katacaktır.

 

 

Çokseslilik ve Çoksesli Müziğin İçeriği

Çokseslilik, çok yönlü olmak, birden fazla olanı birlikte duyumsayabilmek, görebilmek, işitebilmek ve kavrayabilmektir. Düşünsel açıdan da bir konu üzerinde geniş biçimde düşünebilmek, anlama ve kavrama üstünlüğüne sahip bulunmaktır. Çokseslilik, çağımızın gerektirdiği bir özellik olarak nitelendirilebilir.

 

Müziksel açıdan çokseslilik; "Aynı anda tınlayan seslerin, belli bir amaca yönelik olarak ve zamanla değişen görüşlere göre, bir düzen içinde kaynaşmasıdır. Tekseslilik, yani ezgi ise, müziğin kaçınılmaz bir öğesidir. Her memlekette olduğu gibi teksesli müziğin özellikle yurdumuzda bir yeri vardır ve bunun böyle olması doğaldır, bu yapılacaktır. Fakat bunun yanında çoksesli müziğin de bir yeri ve ağırlığı olmalıdır."(CANGAL, 1988: 147)  

 

Çoksesli Müzik, çoksesli müzik kuralları uygulanarak, bazen çalgılarla, bazen insan sesleriyle yerine göre de her ikisinin birlikteliğiyle yapılan müzik biçimidir. Çoksesli müzikte, birden çok insan sesinin veya çalgının sürekli aynı ezgiyi seslendirmeleri değil de, belirli kurallara bağlı kalınarak, birbirleriyle uyumlu hale dönüştürülen, farklı ses gruplarının anlamlı bir bütün oluşturması söz konusudur. Dalında iyi yetişmiş bir müzisyen tek başına da çalgısıyla çoksesli müzik yapabilir.

 

Çoksesli müzik, bireylere toplu müzik yapma olanağı sunan bir özelliğe sahiptir. Çoksesli müzikte, toplu olarak bir amacı gerçekleştirme duygusu vardır. Bu amacın gerçekleştirilmesi anında, grup bireylerinin kendi görevlerini yaparlarken, aynı zamanda diğer bireyleri de iyi dinleyip, iyi anlamaları, onlarla paylaşım içerisinde bulunmaları, anlaşabilen, kaynaşabilen bir topluluk oluşturmaları gerekir.

 

"Müzik evrensel bir dildir. Genel kültürün bir parçası olan müzik ve onun sanat eserleri bütün insanlığın ortak malıdır. Bugüne dek büyük bir birikimi olan evrenin çoksesli sanatını anlamak, sevmek ve ondan zevk almak için çoksesliliği tanımak, onun hakkında bilgi sahibi olmak, çalmak, en azından bol bol dinlemek, daha doğrusu bir çaba göstermek gerekir.

 

Ezgi, tartım ve çokseslilik müziğin yapısını oluşturan üç öğedir. Müziğe derinlik kazandıran çokseslilik, bunların en bilimsel olanı ve evrensel müziğin en kaçınılmaz yanıdır."(CANGAL, 1988: 148)

 

Sanat müziğinin önerilmesinin nedeni ne olabilir? Bu müzik türü, müzik alanında teknik açıdan ve müziksel açıdan üst seviyelerin yakalandığı, çokseslilik kurallarının işlenerek yapıldığı ve uluslara kendi müziklerini dünyaya tanıtma fırsatı sunan bir özelliğe sahip olmasından dolayı değerli ve ayrıcalıklıdır.

 

 

Müzik Eğitiminde Çoksesli Müzik Eğitiminin Benimsenmesi

Müziğin içeriğinde bulundurduğu özelliği, onun insanlar tarafından sürekli kullanımını ve geliştirilmesini gerektirmiştir. Nitekim insanlar müziği en üst düzeylerde kullanmışlar ve geliştirmişlerdir.

 

"Müziğin eğitim ve öğretiminin önemi büyüktür. Tarih boyunca dünya milletleri müziğin eğitsel rolüne inanmışlar, ona bir eğitim aracı olarak bakmış ve önem vermişlerdir. Müzik sanatı, genel kültürün önemli bir öğesi olarak kabul gördüğünden, bu sanata devletler tarafından destek verilmiştir." (ÇEVİK, 1989: 220)

 

Bir ülkenin eğitim alanındaki gelişmişliğinin ve kalkınmışlığının her alana yansıyacağı düşünülürse, müziğin gelişmesi ve yaygınlaşması da temelde eğitime bağlanabilir. Bizim ülkemizde de müzik eğitimine gereken önemin verilmesiyle "... Yetişen nesiller, radyoda batı müziği yayını başladığı zaman düğmeleri öteki istasyonlara çevirmeyecekler, konserlerimiz, operalarımız onların boy göstermesiyle onurlanacak, batı müziğine bağlanmış Türk bestecilerinin eserleri onlar tarafından anlaşılmak, sevilmek düzeyine erişecek, batı müziği icracılarımız takdir edilecek, amatör korolar ve orkestralarımız onlarla beslenecek, böylece Türk insanı müzik beğenisi bakımından da batı uygarlığının insanı olacak, aydınlar arasında beğeni ikiliği ortadan kalkacak, Batı sanatını da anlamak, o sanatın anlayıcısı, yaşatıcısı ve ilerleticisi olmak mutluluğuna erişecektir."(YÖNETKEN, 1949: 2) Müzik eğitiminde çoksesli müzik eğitimini benimsemenin, müzik eğitimini, dolayısıyla çalgı eğitimini seçkin kılacağı belirtilebilir.

 

 

Çoksesli Müzik Eğitimine Genel Bakış

Çağdaş bir müzik eğitiminde, çoksesli müzik eğitimine değer vermenin önemi oldukça büyüktür. Çoksesli müzik, müzik eğitiminde doğru ve tutarlı kullanıldığı taktirde, bireysel açıdan olduğu kadar toplumsal açıdan da büyük etkiler oluşturabilecektir.

 

Çoksesli müziğin evrensellik yönünü değerlendirerek, uluslar, çoksesli müzik aracılığıyla kendi müziklerini ulusallıktan evrenselliğe kavuşturmuşlardır.

 

Ulus olarak çoksesli müzikte geri olmak, dünyanın ortak müziğinde geri olmak, bu yönde gelişmiş diğer ulusların gerisinde bulunmak demektir. Geri kalmışlıkta, özellikle eğitimdeki eksikliklerin ve yetersizliklerin belirleyici rol üstlendiği düşünülebilir. Bu yönüyle, insanların ortak dili sayılan çoksesli müziğin ülkemizde yeterince benimsenmesi, bulunduğu durumdan daha iyi duruma getirilmesi, gelişmişlikte belirleyici konumda bulunan eğitim alanındaki yerini bulması ve eğitimde müzik eğitimine, müzik eğitiminde de çoksesliliğe gereken önemin verilmesiyle bağıntılıdır.

 

"Kendi müziğimiz birbirleriyle bütünleşirken Avrupa-Asya (Avrasya) ve giderek dünya müzikleriyle de bütünleşmek durumundadır. Bunu sağlamanın en uygun ve etkili yolu, bütüncü müzik anlayışıyla tutarlı bir genel müzik eğitiminden geçer."(UÇAN, 1993: 112)

 

Müziğimizin evrenselleştirilmesinde yaratıcılığa önem verilmesinin ve kendi ulusal değerlerimize sahip çıkılmasının gereği vardır. "Batı uygarlığı içinde, bu uygarlığın diliyle anlaşabilir biçimde yer almak istenildiğinde, her ülke için olduğu gibi Türkiye için de, bünyesinde özgürlüğün ve düşüncenin yer aldığı bir müziği gerçekleştirme, duyurabilme, iletişim için gerekli ortamı ve araçları sağlayabilme durumu kaçınılmazdır, zorunludur. Geleneğin ötesinde, düşünce özgürlüğü ile sürekli zenginleşme istiyorsak, bugün artık, çağdaş sayılan her bestecinin kendi geleneğini kendisinin yaratması gerektiğinin bilincine ulaşması gerekir."(FIRAT, 1988: 171)

 

Çağdaş Türk kültürünün yaratılması, çözüm gerektiren ve çözüm bekleyen bir sorun olarak değerlendirildiğinde;

 

"Kültür sorunumuz olan çağdaş Türk kültürünün yaratılması, bütün yurt yüzeyinde sürekli olarak yorumlanması ve halk çoğunluğunun temelde bunu yaşar duruma ulaştırılmasıdır; eski değerlerimizin ve başka ulusların yarattığı değerlerin de bununla dengeli olarak yaşanmasıdır."(SUN, 1969: 62-63)

 

Ulusal ve uluslararası müzik bilincinin oluşturulmasında, müzik eğitiminin katkısı oldukça büyüktür. Müzik eğitimiyle bireylere bu kapasitenin kazandırılması, özellikle çok sesli müzik eğitimi düşüncesine ve görünüşüne eğitimde bilinçli olarak yer verilmesiyle mümkün kılınabilir.

 

 

Çoksesli Müzik Eğitimi Görüşü Kapsamında Çalgı Eğitimi
Müzik eğitiminde çoksesli müzik eğitiminin gerekliliğine inanan, çoksesli müzik eğitiminin tümüyle uygulanabilmesi için düşünsel açıdan ya da uygulayarak katkı oluşturan anlayış biçimine bağlı görüş, "Çoksesli müzik eğitimi görüşü"dür. Çoksesli müzik eğitimi görüşünün temelinde, çağın gereklerine uygunluk, yenilikçilik, gelişmeye ve geliştirmeye yatkınlık vb... özellikler bulunmaktadır.

 

Müzikteki değişmeler ve gelişmeler, toplumsal değişmeler ve gelişmelerin önemli aracıdır. Bizim müzik değişikliğimiz çoksesli Türk ulusal müziğimizin geliştirilmesine hizmet etmelidir. "Çoksesli Türk ulusal müziği, toplumda pek çok şeyin değişmekte olduğu duygusunu ve düşüncesini verecektir halka. Bu duygu ve düşünceyle müzik iç- oluşumda değişiklik yaratacaktır ve Türkiye'nin kalkınmasında bu yoldan etkili olacaktır."(SUN, 1969: 36)

 

Müzik eğitimi alanında ve diğer alanlarda gelişme kaydetmiş olan ülkeler, eğitimlerinde çağın gerektirdiği ölçütleri yerine getirmeye özen göstermişlerdir.

 

"Müzikte çağdaşlaşma, her şeyden önce toplumun müzik dinlemeyi bilmesi, müzik yapması, kısaca eğitilmesi ile başlar. Batı ülkelerindeki orkestra, dinleti salonu, opera evi ve müzik okulu sayısı, toplumun müzik kültürü ve beğenisi sonucu oluşmuştur. Batıda, çocuğun küçük yaştan başlayarak müzik yapma alışkanlığını kazanması için yapılan çalışmalar ve bu konuda günümüzde bile süren yöntem araştırmaları, toplumun müziği yalnızca dinlemesinin yetmeyeceği, aynı zamanda yapması gerektiği görüşü ve bunun için oluşturulan korolar, müzik dernekleri ve çalgı kursları, çağdaşlaşmanın temel ilkeleri ve çarpıcı örnekleridir."(KUTLUK, 1988: 188)
 

Çağdaş bir dünyanın varlığı 1. Çeşitli alanlardaki kalkınmışlıklarla, 2. Sanat alanındaki kalkınmışlıkla, 3. Eğitim sistemindeki tutarlı uygulamaların verimli sonuçlara dönüştürülmesiyle ve elde edilen sonuçların ürünlerinin alınmasıyla, 4. İleriye yönelik geliştirici plan ve programların yapılarak, bu plan ve programların bilimsel araştırmalar sonucu sağlam temellere dayandırılıp, bir an önce yaşama geçirilmesiyle mümkün olabilir. Bu yönüyle konu, ülkemiz açısından değerlendirildiğinde; müzik alanında ileri durumda bulunan ülkelerdeki gelişmelerin gerisinde kalmamak için, ulusal özelliklerimiz göz önünde bulundurularak, müzik eğitimimizin ve çalgı eğitimimizin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına önem verilmesi gerekmektedir.

 

Çalgı eğitiminin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi, çoksesli müziğin çalgılarla kaliteli ve etkin biçimde yapılabilmesine olanak hazırlayacaktır. Çalgı eğitiminin yaygınlaştırılmış ve geliştirilmiş olması, genel olarak kaliteli çalgı çalanların ve çalgı topluluklarının varlığıyla ilintili bir konudur. Bireysel olarak veya bir toplulukta çalgı çalanlar, kendilerinin ya da konuyla ilgilenen yetkililerin oluşturacağı konser ortamlarında çalgı düzeylerini ve müziklerini sergileme olanağı bulacaklardır. Kaliteli sergilenen, verimli ve zevkli geçen çalgı etkinlikleri, konuya duyarlı ve ilgili başkalarını da çalgı öğrenmeye ve çalgısında ilerleyince çalgı topluluklarına katılmaya yöneltebilecektir. Toplu müzik yapma olanağı bulunan ve gruptakilere büyük kazanımlar sunan çalgı topluluklarının oluşturulması ve yürütülmesi, organize bir çalışma ve genellikle de büyük çaba gerektirmektedir. Bununla birlikte çalgı topluluklarının varlığı çalgı eğitiminin gelişmişlik göstergesi sayılacağı için, bu toplulukların kurulması, yaşatılması ve etkinlik aşamasına getirilmesi, çalgı eğitimine önemli derecede katkı oluşturacaktır. Değerli birikimler ve titiz çalışmalar sonucu oluşan çalgı toplulukları, benzeri yeni toplulukların çoğalmasına yardımcı olabilecektir.

 

Sözü edilen gelişmeler, eğitimde çalgılarla çoksesli müzik çalışmalarının önemsenmesini belirgin oranda destekleyecek ve oluşan bu destek müzik eğitiminin ve çalgı eğitiminin yaygınlaşıp, gelişmesine olumlu etkiler yapacaktır.

 

 

SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

Müzikten çoğu insanın ve toplumun ileri derecede etkilenmesi, müzik yoluyla insanların yaşamına girilebileceğinin göstergesi olarak nitelendirilebilir. Bu yönelişte çoksesli müziğin öncelik taşıması, bireyin ve toplumun çağdaş müzikten yararlanmasına fırsat oluşturacaktır. "Çağımızın insanı, her gün ve sürekli biçimde olmazların olura dönüştürülmesini zorunlu kılan bir ortama itilmektedir. Böyle bir şeyi başarabilmek ise insanın yürekliliğini gerektirir. Güzel sanatlarla, özellikle de evrensel müzikle insanoğluna, çoktan hak ettiği gönençli dünyayı kurma gücü aşılanmalıdır."(KÜTAHYALI, 1994: 13)

 

Müzik eğitiminde çoksesliliğe dayalı eğitime gereken ilginin gösterilmesi ve bu eğitimin müzik eğitimi ortamlarında planlanıp, uygulanması, geliştirilip, yaygınlaştırılması, bireysel, toplumsal, kültürel ve uluslararası kalkınma açısından önem taşımaktadır.

 

"Türkiye'de müzik eğitimi, Türkiye'nin gerçekleri ve çağdaş müzik eğitiminin gerekleri doğrultusunda, müzik eğitiminin tüm boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımla, Türk toplumunun tüm kesim ve bireylerine yönelik planlama ve uygulamalarla, kuşkusuz bugünkünden çok daha etkili kılınabilir, çok daha ileri hedeflere eriştirilebilir. Bu ise, ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin tüm güçlerini ortaya koyarak, eşgüdümlü çalışmalarını gerektirir. Bunun gerçekleşmesinde tüm ilgililere önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir."(UÇAN, 1994: 49)

 

Çoksesli müzik eğitimi görüşü, eğitim müziğimizin en belirleyici konuları arasında kabul edilebilir. Eğitimde etkin olabilecek bu görüşün yeterince önemsenmesi, değerlendirilmesi, yaşatılması ve benimsenmesine yönelik, seçkin çalışmaların hedeflenip, yapılmasıyla, müzik eğitimimizin dolayısıyla çalgı eğitimimizin daha güçlü olmasına katkıda bulunulacaktır. Güçlü olan bir çalgı eğitimi ise daha kolay ve kısa sürede gelişme gösterebilecek ve yaygınlaşabilecektir. Etkin bir çalgı eğitiminin müzik aracılığıyla, ülkemizin kültürel kalkınmasına sürekli ve kalıcı yararlar sağlayacağı dikkate alınması ve unutulmaması gereken bir konudur.

 

 

ÖNERİLER

1) Çağdaş insanda, kültürel açıdan, evrensel kültüre sahip olma özelliği bulunmalıdır. Bireye evrensel kültür edindirerek, onu çağdaş insan olmaya sevk eden çoksesli müzik, bireyler tarafından olanaklar ölçüsünde bizzat uygulayarak öğrenilmelidir. Eğer çoksesli müzik, bireyce uygulayarak öğrenilmiyorsa, en azından onun izleyicisi ve dinleyicisi olunmalıdır.

 

2) Bireyde oluşturulacak hedef davranışların çoksesli anlayışla bağdaşıyor olmasının gereği kavranmalıdır. Bu hedef davranışlar ise özellikle eğitimle ve genellikle de okul ortamlarında sağlanabilir. Amacın gerçekleştirilmesi için okul müzik eğitiminde çoksesliliğin geliştirilmesini destekleyen programlar hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu programların uygulanmasına özen gösterilmeli ve çoksesliliğe bağlı eğitim uygulamaları ders dışına itilmemelidir.

 

3) Çoksesliliğin sadece okul müzik eğitimi programlarında var olması yeterli bir durum değildir. Asıl önemli ve belirleyici olan, çoksesliliğin, okuldaki müzik eğitiminin yanı sıra okul dışındaki müzik eğitiminde de eğitilenlere, en iyi ve seçkin biçimde eğitenlerce uygulanmasıdır.

 

4) Çalgı eğitimi yapılan müzik okullarında, öğrencilerin çalgı düzeylerini arttırmak, onların çoksesli müziği daha iyi kavramalarına yardımcı olmak ve bu yolla çalgı eğitimine de olumlu yönde katkı oluşturmak amacıyla, çoksesli müzik yapan kaliteli çalgı gruplarının kurulmasına özen gösterilmelidir.

 

5) Müzik eğitimi kurumlarında, eğitim müziği alanında, çoksesli yapıtların üretilmesine destek oluşturabilecek, eğitim programlarına ve uygulamalarına ağırlık verilmelidir.

 

6) "Geleneksel değerlerden yararlanan, çağdaş bir kültür yaratma süreci içinde halk kültürünün diğer unsurları gibi halk müziğimizin de değerlendirilmesi, dolayısıyla evrensel boyutlara ulaştırılması gereklidir. Bunun gerçekleştirilmesi için ise, evrensel çalgılardan ve evrensel tekniklerden yararlanma zorunluluğu vardır."(USLU, 1991: 1)

 

7) Televizyon ve radyo konser programlarında kendi ulusal çoksesli müziklerimizden yararlanılarak, çoksesli müziğin geniş halk kitleleri tarafından sevdirilmesine hizmet edilmelidir.

 

8) Ülkemizde çoksesli çalgı eğitimi bilincinin geliştirilmesi amacıyla bazı kurum ve kuruluşlarca oluşturulacak organizasyonlarla, çeşitli ulusal ve uluslararası etkinlikler (yarışmalar, festivaller, kurslar, yaz kampları vb...) düzenlenmelidir.

 

9) Çoksesli müzik alanında yetişmiş bireylerce, ulusal ve evrensel çalgıların katılmasıyla çoksesli besteler ve düzenlemeler yapılarak ve bu çalışmalar fırsat yaratılıp kitlelere sunularak çoksesli müzik ülkemizde sevdirilmelidir.

 

10) Ülkemizde, çoksesli olarak eğitim amaçlı müzik yapan amatör ve profesyonel çalgı topluluklarının, iyi organizasyonlarla halka canlı konserler vermeleri sağlanmalıdır.

 

11) Kendi müziğimizi çağdaş duruma ulaştırabilecek "Çoksesli Türk Müzik Eğitimi Görüşü", yurt düzeyinde elbirliğiyle oluşturulmalı ve yaşatılmalıdır.

 
 

KAYNAKLAR:                         

CANGAL, Nurhan; (Ankara 1988), Müzikte Çoksesliliğin Gereği, 1. Müzik Kongresi, Bildiriler, Evren Ofset.

ÇEVİK, Suna; (Ankara 1989),
Ortaöğretim Kurumlarında Müzik Öğretimi ve Sorunları, T.E.D. Yay.

ERGİN, Sebahattin,
(Ankara 1988), Türk Milli Musikisi Çağdaşlaşmanın Neresindedir?, 1. Müzik Kongresi, Bildiriler, Evren Ofset.

FIRAT, Ertuğrul Oğuz;
(Ankara 1988),  Çağdaş Küğün Çoksesli Duruma Gelmiş Evrimi, 1. Müzik Kongresi, Bildiriler, Evren Ofset.

KUTLUK, Fırat;
(Ankara 1988), Çağdaşlaşmada Batılı Ülkeler ve Biz, 1. Müzik Kongresi, Bildiriler. Evren Ofset.


KÜTAHYALI, Önder; (
İstanbul: 1994), Birlik Hakkında, Orkestra Dergisi, Sayı: 237, Yenilik Basımevi.

SUN, Muammer; (
Ankara: 1969), Türkiye'nin Kültür-Müzik ve Tiyatro Sorunları, Kültür Yay.

UÇAN, Ali; (
Trabzon: 1993), Genel Müzik Eğitiminde ve Genel Müzik Eğitimcisi Yetiştirmede Müzik Türlerinin Yeri", 1.Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu, Karadeniz Teknik Ünv. Yay.

UÇAN, Ali; (
Ankara: 1994), Müzik Eğitimi, Müzik Ansiklopedisi Yay.

USLU, Mustafa; (
İstanbul: 1991), Türk Halk Müziği Eserlerinin Keman ile Çalınmasında Ortaya Çıkan Bazı Problemlerin Evrensel Keman Teknikleri ile Çözümlenmesi, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi.

YÖNETKEN, Halil Bedii; (
Ekim 1949), Okul Müziğinin İşlevi, Müzik Görüşleri Dergisi.

 www.muzikbilim.com
Bütün hakları saklıdır.