|
Seçkin bir çalgı eğitiminin; çağın gerisinde kalmayan,
gelişen dünyaya koşut, çağdaş eğitimin gereklerini
taşıyan, yeniliklere açık, teknolojik gelişmelerden en
üst düzeyde yararlanılan, araç-gereç ve programların bu
eğitimi gerçekleştirmeye uygun durumda olmasıyla
ilişkili ve orantılı olduğu söylenebilir. Bu yüzden,
çeşitli eğitim kurumlarının iyi çalgı eğitimi
yapılabilmesine zemin hazırlaması kadar, ailelerin,
eğitimcilerin, çocukların, gençlerin iletişim
organlarının vb... etkenlerin çalgı eğitiminin sonuçları
üzerinde etkili olduğu belirtilebilir.
Ülkemizin, çağdaş uygarlığın gerektirdiği çizgide
gelişme gösterebilmesi, eğitim alanındaki
gelişmişliğiyle yakından ilişkilidir. Eğitimin önemli
kollarından birisi de sanat eğitimidir. Sanat eğitiminin
kollarından biri durumundaki müzik eğitimimizin, çağdaş
eğitimle bağdaşması için, müzik eğitiminde ileri düzeyde
bulunan ülkelerin kullanmakta ve uygulamakta olduğu
eğitim sistemiyle tutarlılık içerisinde bulunmasının
önemi büyüktür.
"Müzikteki gelişme ile zekânın gelişmesinin atbaşı
gittiğinin kanıtlanmış olduğu günümüzde, çağın insanını
yetiştirmek için müzik, önde gelen bir disiplin olarak,
milli eğitim sistemlerinde yer almıştır. Çağdaş müzik
eğitimi, başta çağdaş müzik olmak üzere, bütün çağdaş
kurumları da korumak ve geliştirmekte çok önemli rol
oynamaktadır."(ERGİN,
1988: 162)
Çağımızda, müzik eğitimi alanında gelişmiş olan
ülkelerin, eğitimlerinde çoksesli müzik eğitimini
kullandıkları bilinmektedir. Müzik eğitimimizde
çoksesliliğin tercihi, ülkemizin müzik alanındaki
gelişmesine ve kültürel kalkınmasına katkı
oluşturacaktır.
Birey ve
toplum olarak çoksesli müzik eğitimi görüşüne yatkın
olmak, bu görüşü anlayıp, kavrayıp, desteklemeyi
gerektirir. Anlama, kavrama ve destekleme olayının
oluşması için ise çoksesliliğe yönelmek ve onu
benimsemek gereği söz konusudur.
Çalgı Eğitimi Nedir?
Çalgı eğitimi, bir ya da birden çok çalgının
kullanılmasıyla, genellikle bireysel, bazen de toplu
biçimde yapılan, bireyi çalgı aracılığıyla yetiştirme,
geliştirme, müzik alanında ve müziksel anlamlarda
içeriği bulunan istendik davranışlar kazandırabilme
eğitimi olarak nitelendirilebilir.
Çalgı
eğitimi; eğitici, yetiştirici, geliştirici,
birleştirici, kaynaştırıcı, paylaştırıcı, duyguları ve
becerileri arttırıcı, özendirici, yarıştırıcı, sabırlı
ve disiplinli olmayı öğretici, güdüleyici vb...
yönleriyle oldukça önemli bir eğitim biçimidir.
Çalgı
eğitimi, bireysel ve toplumsal özelliği bulunan bir
eğitimdir. Sosyal yaşamı oldukça yakından ilgilendiren
ve etkileyen, insanların, toplumların ve ulusların
yaşamındaki önemli konumuyla, kültürel öğelerle
tanıştırıcı ve onları geliştirip yaşatıcı bir uygulama
alanıdır.
Bireyin
yaşamında, çalgı eğitiminin değişik işlevleri
bulunmaktadır. Bu eğitimin, özellikle psikolojik boyutu
bulunan bir eğitim biçimi olduğu söylenebilir. Sanatsal
bir alan niteliğindeki müzik alanında, insanların müzik
zevki edinmelerine katkı oluşturması, kişilik
gelişimindeki etkili durumu, boş zamanları olumlu
biçimde değerlendirme amacı taşıyan düşünceyi
gerçekleştirmede en iyi araçlardan biri olmasından
dolayı, çalgı eğitiminin kendine özgü yanları vardır.
Çalgı Eğitimi Nasıl Olmalıdır?
Çalgı
eğitiminin insan yaşamındaki ve eğitim ortamlarındaki
değerinin yanı sıra bireyi ve toplumu önemli derecede
etkileme özelliği göz önünde bulundurulduğunda, bu
eğitime ciddi, geçerli ve tutarlı bir yaklaşımın
gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kalitenin önkoşul
olduğu bir çalgı eğitiminin hedeflenmesi önemsenmelidir.
Çalgı
eğitiminde çoksesliliğe dayalı bir eğitimin tercih
edilerek, titizlikle uygulanması bu eğitimin kalitesine
olumlu biçimde yansıyacaktır.
Kaliteli
bir çalgı eğitiminin, çağın gerisinde kalmayan, gelişen
dünyaya koşut, çağdaş eğitimin gereklerini taşıyan,
yeniliklere açık, teknolojik gelişmelerden en üst
düzeyde yararlanılan, araç-gereç ve programların bu
eğitimi gerçekleştirmeye uygun durumda olmasıyla ilgili
ve orantılı olduğu söylenebilir.
Çalgı
eğitimi, her zaman geniş kitlelere sunulabilen ve geniş
kitlenin kullanımına olanak oluşturulan bir özellik
taşımalıdır. Bu hedefin güdülmesi, çalgı eğitiminin
yaygın hizmet olayında olumlu sonuçların yaşanmasına
yardımcı olacaktır. Böyle bir yapılanma çalgı eğitiminin
gücüne güç katacaktır.
Çokseslilik ve Çoksesli Müziğin İçeriği
Çokseslilik, çok yönlü olmak, birden fazla olanı
birlikte duyumsayabilmek, görebilmek, işitebilmek ve
kavrayabilmektir. Düşünsel açıdan da bir konu üzerinde
geniş biçimde düşünebilmek, anlama ve kavrama
üstünlüğüne sahip bulunmaktır. Çokseslilik, çağımızın
gerektirdiği bir özellik olarak nitelendirilebilir.
Müziksel
açıdan çokseslilik; "Aynı anda tınlayan seslerin, belli
bir amaca yönelik olarak ve zamanla değişen görüşlere
göre, bir düzen içinde kaynaşmasıdır. Tekseslilik, yani
ezgi ise, müziğin kaçınılmaz bir öğesidir. Her
memlekette olduğu gibi teksesli müziğin özellikle
yurdumuzda bir yeri vardır ve bunun böyle olması
doğaldır, bu yapılacaktır. Fakat bunun yanında çoksesli
müziğin de bir yeri ve ağırlığı olmalıdır."(CANGAL,
1988: 147)
Çoksesli
Müzik, çoksesli müzik kuralları uygulanarak, bazen
çalgılarla, bazen insan sesleriyle yerine göre de her
ikisinin birlikteliğiyle yapılan müzik biçimidir.
Çoksesli müzikte, birden çok insan sesinin veya çalgının
sürekli aynı ezgiyi seslendirmeleri değil de, belirli
kurallara bağlı kalınarak, birbirleriyle uyumlu hale
dönüştürülen, farklı ses gruplarının anlamlı bir bütün
oluşturması söz konusudur. Dalında iyi yetişmiş bir
müzisyen tek başına da çalgısıyla çoksesli müzik
yapabilir.
Çoksesli
müzik, bireylere toplu müzik yapma olanağı sunan bir
özelliğe sahiptir. Çoksesli müzikte, toplu olarak bir
amacı gerçekleştirme duygusu vardır. Bu amacın
gerçekleştirilmesi anında, grup bireylerinin kendi
görevlerini yaparlarken, aynı zamanda diğer bireyleri de
iyi dinleyip, iyi anlamaları, onlarla paylaşım
içerisinde bulunmaları, anlaşabilen, kaynaşabilen bir
topluluk oluşturmaları gerekir.
"Müzik
evrensel bir dildir. Genel kültürün bir parçası olan
müzik ve onun sanat eserleri bütün insanlığın ortak
malıdır. Bugüne dek büyük bir birikimi olan evrenin
çoksesli sanatını anlamak, sevmek ve ondan zevk almak
için çoksesliliği tanımak, onun hakkında bilgi sahibi
olmak, çalmak, en azından bol bol dinlemek, daha doğrusu
bir çaba göstermek gerekir.
Ezgi,
tartım ve çokseslilik müziğin yapısını oluşturan üç
öğedir. Müziğe derinlik kazandıran çokseslilik, bunların
en bilimsel olanı ve evrensel müziğin en kaçınılmaz
yanıdır."(CANGAL, 1988: 148)
Sanat müziğinin
önerilmesinin nedeni ne olabilir? Bu müzik türü, müzik
alanında teknik açıdan ve müziksel açıdan üst
seviyelerin yakalandığı, çokseslilik kurallarının
işlenerek yapıldığı ve uluslara kendi müziklerini
dünyaya tanıtma fırsatı sunan bir özelliğe sahip
olmasından dolayı değerli ve ayrıcalıklıdır.
Müzik Eğitiminde Çoksesli Müzik Eğitiminin
Benimsenmesi
Müziğin
içeriğinde bulundurduğu özelliği, onun insanlar
tarafından sürekli kullanımını ve geliştirilmesini
gerektirmiştir. Nitekim insanlar müziği en üst
düzeylerde kullanmışlar ve geliştirmişlerdir.
"Müziğin
eğitim ve öğretiminin önemi büyüktür. Tarih boyunca
dünya milletleri müziğin eğitsel rolüne inanmışlar, ona
bir eğitim aracı olarak bakmış ve önem vermişlerdir.
Müzik sanatı, genel kültürün önemli bir öğesi olarak
kabul gördüğünden, bu sanata devletler tarafından destek
verilmiştir."
(ÇEVİK, 1989: 220)
Bir
ülkenin eğitim alanındaki gelişmişliğinin ve
kalkınmışlığının her alana yansıyacağı düşünülürse,
müziğin gelişmesi ve yaygınlaşması da temelde eğitime
bağlanabilir. Bizim ülkemizde de müzik eğitimine gereken
önemin verilmesiyle "... Yetişen nesiller, radyoda batı
müziği yayını başladığı zaman düğmeleri öteki
istasyonlara çevirmeyecekler, konserlerimiz,
operalarımız onların boy göstermesiyle onurlanacak, batı
müziğine bağlanmış Türk bestecilerinin eserleri onlar
tarafından anlaşılmak, sevilmek düzeyine erişecek, batı
müziği icracılarımız takdir edilecek, amatör korolar ve
orkestralarımız onlarla beslenecek, böylece Türk insanı
müzik beğenisi bakımından da batı uygarlığının insanı
olacak, aydınlar arasında beğeni ikiliği ortadan
kalkacak, Batı sanatını da anlamak, o sanatın
anlayıcısı, yaşatıcısı ve ilerleticisi olmak mutluluğuna
erişecektir."(YÖNETKEN, 1949: 2) Müzik eğitiminde
çoksesli müzik eğitimini benimsemenin, müzik eğitimini,
dolayısıyla çalgı eğitimini seçkin kılacağı
belirtilebilir.
Çoksesli Müzik Eğitimine Genel Bakış
Çağdaş
bir müzik eğitiminde, çoksesli müzik eğitimine değer
vermenin önemi oldukça büyüktür. Çoksesli müzik, müzik
eğitiminde doğru ve tutarlı kullanıldığı taktirde,
bireysel açıdan olduğu kadar toplumsal açıdan da büyük
etkiler oluşturabilecektir.
Çoksesli
müziğin evrensellik yönünü değerlendirerek, uluslar,
çoksesli müzik aracılığıyla kendi müziklerini
ulusallıktan evrenselliğe kavuşturmuşlardır.
Ulus
olarak çoksesli müzikte geri olmak, dünyanın ortak
müziğinde geri olmak, bu yönde gelişmiş diğer ulusların
gerisinde bulunmak demektir. Geri kalmışlıkta, özellikle
eğitimdeki eksikliklerin ve yetersizliklerin belirleyici
rol üstlendiği düşünülebilir. Bu yönüyle, insanların
ortak dili sayılan çoksesli müziğin ülkemizde yeterince
benimsenmesi, bulunduğu durumdan daha iyi duruma
getirilmesi, gelişmişlikte belirleyici konumda bulunan
eğitim alanındaki yerini bulması ve eğitimde müzik
eğitimine, müzik eğitiminde de çoksesliliğe gereken
önemin verilmesiyle bağıntılıdır.
"Kendi
müziğimiz birbirleriyle bütünleşirken Avrupa-Asya
(Avrasya) ve giderek dünya müzikleriyle de bütünleşmek
durumundadır. Bunu sağlamanın en uygun ve etkili yolu,
bütüncü müzik anlayışıyla tutarlı bir genel müzik
eğitiminden geçer."(UÇAN, 1993: 112)
Müziğimizin evrenselleştirilmesinde yaratıcılığa önem
verilmesinin ve kendi ulusal değerlerimize sahip
çıkılmasının gereği vardır. "Batı uygarlığı içinde, bu
uygarlığın diliyle anlaşabilir biçimde yer almak
istenildiğinde, her ülke için olduğu gibi Türkiye için
de, bünyesinde özgürlüğün ve düşüncenin yer aldığı bir
müziği gerçekleştirme, duyurabilme, iletişim için
gerekli ortamı ve araçları sağlayabilme durumu
kaçınılmazdır, zorunludur. Geleneğin ötesinde, düşünce
özgürlüğü ile sürekli zenginleşme istiyorsak, bugün
artık, çağdaş sayılan her bestecinin kendi geleneğini
kendisinin yaratması gerektiğinin bilincine ulaşması
gerekir."(FIRAT, 1988: 171)
Çağdaş
Türk kültürünün yaratılması, çözüm gerektiren ve çözüm
bekleyen bir sorun olarak değerlendirildiğinde;
"Kültür
sorunumuz olan çağdaş Türk kültürünün yaratılması, bütün
yurt yüzeyinde sürekli olarak yorumlanması ve halk
çoğunluğunun temelde bunu yaşar duruma ulaştırılmasıdır;
eski değerlerimizin ve başka ulusların yarattığı
değerlerin de bununla dengeli olarak yaşanmasıdır."(SUN,
1969: 62-63)
Ulusal ve uluslararası müzik bilincinin
oluşturulmasında, müzik eğitiminin katkısı oldukça
büyüktür. Müzik eğitimiyle bireylere bu kapasitenin
kazandırılması, özellikle çok sesli müzik eğitimi
düşüncesine ve görünüşüne eğitimde bilinçli olarak yer
verilmesiyle mümkün kılınabilir.
Çoksesli Müzik Eğitimi Görüşü Kapsamında Çalgı Eğitimi
Müzik eğitiminde çoksesli müzik eğitiminin gerekliliğine
inanan, çoksesli müzik eğitiminin tümüyle
uygulanabilmesi için düşünsel açıdan ya da uygulayarak
katkı oluşturan anlayış biçimine bağlı görüş, "Çoksesli
müzik eğitimi görüşü"dür. Çoksesli müzik eğitimi
görüşünün temelinde, çağın gereklerine uygunluk,
yenilikçilik, gelişmeye ve geliştirmeye yatkınlık vb...
özellikler bulunmaktadır.
Müzikteki değişmeler ve gelişmeler, toplumsal değişmeler
ve gelişmelerin önemli aracıdır. Bizim müzik
değişikliğimiz çoksesli Türk ulusal müziğimizin
geliştirilmesine hizmet etmelidir. "Çoksesli Türk ulusal
müziği, toplumda pek çok şeyin değişmekte olduğu
duygusunu ve düşüncesini verecektir halka. Bu duygu ve
düşünceyle müzik iç- oluşumda değişiklik yaratacaktır ve
Türkiye'nin kalkınmasında bu yoldan etkili olacaktır."(SUN,
1969: 36)
Müzik
eğitimi alanında ve diğer alanlarda gelişme kaydetmiş
olan ülkeler, eğitimlerinde çağın gerektirdiği ölçütleri
yerine getirmeye özen göstermişlerdir.
"Müzikte
çağdaşlaşma, her şeyden önce toplumun müzik dinlemeyi
bilmesi, müzik yapması, kısaca eğitilmesi ile başlar.
Batı ülkelerindeki orkestra, dinleti salonu, opera evi
ve müzik okulu sayısı, toplumun müzik kültürü ve
beğenisi sonucu oluşmuştur. Batıda, çocuğun küçük yaştan
başlayarak müzik yapma alışkanlığını kazanması için
yapılan çalışmalar ve bu konuda günümüzde bile süren
yöntem araştırmaları, toplumun müziği yalnızca
dinlemesinin yetmeyeceği, aynı zamanda yapması gerektiği
görüşü ve bunun için oluşturulan korolar, müzik
dernekleri ve çalgı kursları, çağdaşlaşmanın temel
ilkeleri ve çarpıcı örnekleridir."(KUTLUK, 1988: 188)
Çağdaş
bir dünyanın varlığı 1. Çeşitli alanlardaki
kalkınmışlıklarla, 2. Sanat alanındaki kalkınmışlıkla,
3. Eğitim sistemindeki tutarlı uygulamaların verimli
sonuçlara dönüştürülmesiyle ve elde edilen sonuçların
ürünlerinin alınmasıyla, 4. İleriye yönelik geliştirici
plan ve programların yapılarak, bu plan ve programların
bilimsel araştırmalar sonucu sağlam temellere
dayandırılıp, bir an önce yaşama geçirilmesiyle mümkün
olabilir. Bu yönüyle konu, ülkemiz açısından
değerlendirildiğinde; müzik alanında ileri durumda
bulunan ülkelerdeki gelişmelerin gerisinde kalmamak
için, ulusal özelliklerimiz göz önünde bulundurularak,
müzik eğitimimizin ve çalgı eğitimimizin
geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına önem verilmesi
gerekmektedir.
Çalgı
eğitiminin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi,
çoksesli müziğin çalgılarla kaliteli ve etkin biçimde
yapılabilmesine olanak hazırlayacaktır. Çalgı eğitiminin
yaygınlaştırılmış ve geliştirilmiş olması, genel olarak
kaliteli çalgı çalanların ve çalgı topluluklarının
varlığıyla ilintili bir konudur. Bireysel olarak veya
bir toplulukta çalgı çalanlar, kendilerinin ya da
konuyla ilgilenen yetkililerin oluşturacağı konser
ortamlarında çalgı düzeylerini ve müziklerini sergileme
olanağı bulacaklardır. Kaliteli sergilenen, verimli ve
zevkli geçen çalgı etkinlikleri, konuya duyarlı ve
ilgili başkalarını da çalgı öğrenmeye ve çalgısında
ilerleyince çalgı topluluklarına katılmaya
yöneltebilecektir. Toplu müzik yapma olanağı bulunan ve
gruptakilere büyük kazanımlar sunan çalgı
topluluklarının oluşturulması ve yürütülmesi, organize
bir çalışma ve genellikle de büyük çaba
gerektirmektedir. Bununla birlikte çalgı topluluklarının
varlığı çalgı eğitiminin gelişmişlik göstergesi
sayılacağı için, bu toplulukların kurulması, yaşatılması
ve etkinlik aşamasına getirilmesi, çalgı eğitimine
önemli derecede katkı oluşturacaktır. Değerli birikimler
ve titiz çalışmalar sonucu oluşan çalgı toplulukları,
benzeri yeni toplulukların çoğalmasına yardımcı
olabilecektir.
Sözü
edilen gelişmeler, eğitimde çalgılarla çoksesli müzik
çalışmalarının önemsenmesini belirgin oranda
destekleyecek ve oluşan bu destek müzik eğitiminin ve
çalgı eğitiminin yaygınlaşıp, gelişmesine olumlu etkiler
yapacaktır.
SONUÇ
ve DEĞERLENDİRME
Müzikten
çoğu insanın ve toplumun ileri derecede etkilenmesi,
müzik yoluyla insanların yaşamına girilebileceğinin
göstergesi olarak nitelendirilebilir. Bu yönelişte
çoksesli müziğin öncelik taşıması, bireyin ve toplumun
çağdaş müzikten yararlanmasına fırsat oluşturacaktır.
"Çağımızın insanı, her gün ve sürekli biçimde olmazların
olura dönüştürülmesini zorunlu kılan bir ortama
itilmektedir. Böyle bir şeyi başarabilmek ise insanın
yürekliliğini gerektirir. Güzel sanatlarla, özellikle de
evrensel müzikle insanoğluna, çoktan hak ettiği gönençli
dünyayı kurma gücü aşılanmalıdır."(KÜTAHYALI, 1994:
13)
Müzik
eğitiminde çoksesliliğe dayalı eğitime gereken ilginin
gösterilmesi ve bu eğitimin müzik eğitimi ortamlarında
planlanıp, uygulanması, geliştirilip,
yaygınlaştırılması, bireysel, toplumsal, kültürel ve
uluslararası kalkınma açısından önem taşımaktadır.
"Türkiye'de müzik eğitimi, Türkiye'nin gerçekleri ve
çağdaş müzik eğitiminin gerekleri doğrultusunda, müzik
eğitiminin tüm boyutlarını içeren bütüncül bir
yaklaşımla, Türk toplumunun tüm kesim ve bireylerine
yönelik planlama ve uygulamalarla, kuşkusuz bugünkünden
çok daha etkili kılınabilir, çok daha ileri hedeflere
eriştirilebilir. Bu ise, ilgili kurum, kuruluş ve
kişilerin tüm güçlerini ortaya koyarak, eşgüdümlü
çalışmalarını gerektirir. Bunun gerçekleşmesinde tüm
ilgililere önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir."(UÇAN,
1994: 49)
Çoksesli
müzik eğitimi görüşü, eğitim müziğimizin en belirleyici
konuları arasında kabul edilebilir. Eğitimde etkin
olabilecek bu görüşün yeterince önemsenmesi,
değerlendirilmesi, yaşatılması ve benimsenmesine
yönelik, seçkin çalışmaların hedeflenip, yapılmasıyla,
müzik eğitimimizin dolayısıyla çalgı eğitimimizin daha
güçlü olmasına katkıda bulunulacaktır. Güçlü olan bir
çalgı eğitimi ise daha kolay ve kısa sürede gelişme
gösterebilecek ve yaygınlaşabilecektir. Etkin bir çalgı
eğitiminin müzik aracılığıyla, ülkemizin kültürel
kalkınmasına sürekli ve kalıcı yararlar sağlayacağı
dikkate alınması ve unutulmaması gereken bir konudur.
ÖNERİLER
1)
Çağdaş insanda, kültürel açıdan, evrensel kültüre sahip
olma özelliği bulunmalıdır. Bireye evrensel kültür
edindirerek, onu çağdaş insan olmaya sevk eden çoksesli
müzik, bireyler tarafından olanaklar ölçüsünde bizzat
uygulayarak öğrenilmelidir. Eğer çoksesli müzik, bireyce
uygulayarak öğrenilmiyorsa, en azından onun izleyicisi
ve dinleyicisi olunmalıdır.
2)
Bireyde oluşturulacak hedef davranışların çoksesli
anlayışla bağdaşıyor olmasının gereği kavranmalıdır. Bu
hedef davranışlar ise özellikle eğitimle ve genellikle
de okul ortamlarında sağlanabilir. Amacın
gerçekleştirilmesi için okul müzik eğitiminde
çoksesliliğin geliştirilmesini destekleyen programlar
hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu programların
uygulanmasına özen gösterilmeli ve çoksesliliğe bağlı
eğitim uygulamaları ders dışına itilmemelidir.
3)
Çoksesliliğin sadece okul müzik eğitimi programlarında
var olması yeterli bir durum değildir. Asıl önemli ve
belirleyici olan, çoksesliliğin, okuldaki müzik
eğitiminin yanı sıra okul dışındaki müzik eğitiminde de
eğitilenlere, en iyi ve seçkin biçimde eğitenlerce
uygulanmasıdır.
4) Çalgı
eğitimi yapılan müzik okullarında, öğrencilerin çalgı
düzeylerini arttırmak, onların çoksesli müziği daha iyi
kavramalarına yardımcı olmak ve bu yolla çalgı eğitimine
de olumlu yönde katkı oluşturmak amacıyla, çoksesli
müzik yapan kaliteli çalgı gruplarının kurulmasına özen
gösterilmelidir.
5) Müzik
eğitimi kurumlarında, eğitim müziği alanında, çoksesli
yapıtların üretilmesine destek oluşturabilecek, eğitim
programlarına ve uygulamalarına ağırlık verilmelidir.
6)
"Geleneksel değerlerden yararlanan, çağdaş bir kültür
yaratma süreci içinde halk kültürünün diğer unsurları
gibi halk müziğimizin de değerlendirilmesi, dolayısıyla
evrensel boyutlara ulaştırılması gereklidir. Bunun
gerçekleştirilmesi için ise, evrensel çalgılardan ve
evrensel tekniklerden yararlanma zorunluluğu vardır."(USLU,
1991: 1)
7)
Televizyon ve radyo konser programlarında kendi ulusal
çoksesli müziklerimizden yararlanılarak, çoksesli
müziğin geniş halk kitleleri tarafından sevdirilmesine
hizmet edilmelidir.
8)
Ülkemizde çoksesli çalgı eğitimi bilincinin
geliştirilmesi amacıyla bazı kurum ve kuruluşlarca
oluşturulacak organizasyonlarla, çeşitli ulusal ve
uluslararası etkinlikler (yarışmalar, festivaller,
kurslar, yaz kampları vb...) düzenlenmelidir.
9)
Çoksesli müzik alanında yetişmiş bireylerce, ulusal ve
evrensel çalgıların katılmasıyla çoksesli besteler ve
düzenlemeler yapılarak ve bu çalışmalar fırsat yaratılıp
kitlelere sunularak çoksesli müzik ülkemizde
sevdirilmelidir.
10)
Ülkemizde, çoksesli olarak eğitim amaçlı müzik yapan
amatör ve profesyonel çalgı topluluklarının, iyi
organizasyonlarla halka canlı konserler vermeleri
sağlanmalıdır.
11)
Kendi müziğimizi çağdaş duruma ulaştırabilecek "Çoksesli
Türk Müzik Eğitimi Görüşü", yurt düzeyinde elbirliğiyle
oluşturulmalı ve yaşatılmalıdır. |