M   Ü   Z   İ   K          v  e          B   İ   L   İ   M
" U l u s l a r a r a s ı   H a k e m l i   B i l i m s e l    M ü z i k   D e r g i s i
"
ISSN: 1304 - 6446 (Online)


Yarı zamanlı; Mart, Eylül
Sayı:4  (Eylül 2005)


MÜZİKOLOJİ, ETNOMÜZİKOLOJİ VE MÜZİĞİN BİLİMSEL İNCELENİMİ
Seyit YÖRE
Ondokuz Mayıs Üniversitesi

ÖZET:

Bu çalışmada, müzikoloji, etnomüzikoloji ve müzik bilimleri hakkında bilgi verilmekte ve bunların yöntem ve içerikleri incelenmektedir.

Müziğin bir disiplin ya da bilim olarak incelenmesinden önce ele alınması gereken konu, müziğin veya anlamının ne olduğudur ki ancak bunu açıkladıktan sonra disiplin ya da bilim içerisine koymak daha doğru olabilir. Ancak bu sorgulamayı yaparken bile bir disiplin ya da bilim yaklaşımına girilmektedir.

 Anahtar Kelimeler:  
Müzikoloji - Etnomüzikoloji - Müzikbilim - Disiplin-Bilim


Müziğin anlamlarına varmak, onun vereceği hazzı azaltmaz; tersine artırır. Sanatın verdiği haz iki türlüdür. Biri çok sık yaşanan deneyimdir; yaşamın dertlerinden kaçış yolu olarak duyumların yatıştırılmasına sığınmaktır. Öbürüyse, zihnin duyumlar aracılığıyla gerçek dünyanın, insan yaşamının ve düşüncesinin daha önceleri bilinmedik ya da gizemli kalmış bir yanına uyanışın vereceği coşkudur (Finkelstein, 1996:9).

Bu felsefi yaklaşımdan sonra, Yunanca "musiki" kelimesinden yola çıkarak çeşitli dillerde farklı telaffuz edilen müziğe ilişkin felsefeciler tarafından şu tanımlar yapılmıştır:

1. Yunanlı filozof  Pythagoras (Pisagor, MÖ 6. yy.), "Birkaç benzeşmeyen sesten oluşan ahenk";

2. J.J. Rousseau (1712-1778), "Musiki, sesleri kulağa hoş gelecek şekilde uyarlamak sanatıdır";

3. E. Kant ise "Bir sıra hoş duyguları seslerle ifadelendirmek sanatıdır" diye tanımlamıştır (Gazimihal, 1961:160).

Aslında Avrupa'da Orta Çağdan bu yana süregelen bir geleneğe göre müzik; aritmetik, geometri ve astronominin yanında yer almaktaydı. Altıncı yüzyılda müzik konusunda yazılar yazmakla ünlü Cassiodorus, müziği: "numaralarla uğraşan bir bilim dalı" (disciplina vel sciente quae de numeris loquitur) olarak tanımlıyordu (Erdener, :69). 

Müzik denilince akla çoğu kez onun zevk, eğlence veya sadece sanatsal yönü gelse de yukarıda da görüldüğü gibi aslında en başından bu alan felsefi ve sayısal olarak değerlendirilmektedir.              

Bununla birlikte, müziğin bir sanat olarak ele alındığı tanımlar arasında ortak/temel noktalar vardır. Bu ortak/temel noktaları kapsayan yaklaşımla tanımlandığında, sanat olarak müzik, kısaca "duygu, düşünce, tasarım ve izlenimleri düzenli/uyuşumlu seslerle estetik bir yapıda anlatan bir bütündür" denilebilir. Ancak müziğin sanılanın tersine, her zaman bir şey anlatmadığını, bir anlatım sanatı olmadığını öne süren görüşlere de rastlanmaktadır. Bu bakımdan bu tür görüşleri de dikkate alan bir yaklaşımla ele alındığında, sanat olarak müzik, "sesleri maksatlı olarak estetik bir yapıda birleştirme sürecidir" diye tanımlanabilir (Uçan, 1996:33).    

Yukarıda müziğe sadece estetik olarak yaklaşan tanımların dışında bu makalede incelenecek disiplin veya bilim yaklaşımına daha uygun akılcı bir tanım ise şöyle olabilir:

Sanat olarak müzik, "duygu, düşünce, tasarım ve izlenimleri  veya başka gereçlerin de katkısıyla belli durum, olgu ve olayları, belli amaç ve yöntemle, belli bir güzellik anlayışıyla birleştirip düzenlenmiş uyuşumlu/uylaşımlı ( ya da uyuşumsuz) seslerle, estetik bir yapıda işleyip anlatan bir bütündür" (Uçan, 1996:15-16).

Yukarıdaki son tanımlama, -eksiklikleriyle birlikte- günümüzde daha geniş bir çerçevede/çevrede kabul edilebilecek  bir tanım  olarak düşünülebilir. Ancak müzik sanatların içerinde en soyutu olduğu için, müziğe ait en eski tanımlamalardan bugüne kadar estetik ve öznel yaklaşımlar ağırlıktadır.                                                                                                     

Müzik bilgi, disiplin ve bilim içerisinde değerlendirilecek olursa, müzik denilen olaya bilginin açılımı çeşitli yönlerden olabilir. Tarih boyunca sürekli evrim içinde değilse bile, yer yer, ayrı ayrı, müzik üzerinde bilimsel ve usçu (akılcı) yöntemlerle çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Örneğin, MÖ altıncı yüzyılda Pythagoras, sayı kuramlarını müziğe uygulayarak, ses aralıkları ölçülerindeki oranları belirlemişti. Bu bakımdan Pythagoras'a ilk müzik bilgini demek yerinde olur (Mimaroğlu, 1995:186-187).

Bununla beraber müziği inceleme, herhangi bir şeyi incelemekten farklı değildir. Herhangi bir alandaki incelemeci, ele aldığı konuyu, "ne", "neden" ve "nasıl" gibi yönlendirici sorular sorarak açıklamaya çalışır. Müzik incelemecisi de ele aldığı bir müzik parçasını, bir seslendirmeyi, bir çalgıyı ya da karşılaştığı bir müziksel olguyu bu sorulara yanıt arayarak anlama çabasındadır (Özer, 1997:1).

Sözgelimi, müziği estetik deneyim olarak gören perspektif ile inceleme, ister-istemez ele alınan müziğin kendi bünyesinde olduğu kabul edilen estetik özelliklerine yönelir; tanımlanmak istenen, tınının güzelliği ve ne anlatmak istediğidir (Özer, 1997:3).

Ancak müzik incelemesinin akademik disiplin olduğunu öneren iki terim "müzikoloji" ve  "etnomüzikoloji", perspektif açısından bakıldığında, birden çok anlam taşıyan ve içeriği açıkça belli olmayan ana başlıklardır. Müzikoloji ya da etnomüzikoloji'nin temelde müziksel disiplin oluşturmasıyla ilgili olduklarını söylemek bu başlıkları kullanan  tüm araştırmacıların, aynı konulara yöneldikleri ya da aynı perspektifleri paylaştıkları anlamına gelmez (Özer. 1997:4).

Müzik incelemesine ait iki disiplinin anlam ve içeriği tam olarak belirgin değilse o zaman bunları öncelikle ayrı ayrı incelemek daha doğru olabilir. Müzikolojiye ilişkin eski bir tanımlama şöyledir:

Müzikoloji, musikinin nazariyat ve tarihini saran ilim. Avrupa dışı kıdemli musikileri mukayeseli (karşılaştırmalı) bir suretle incelemek, hep müzikolojinin sahasındadır. Musiki hakkında nazari ve tarihi teliflerin (yazılı özgün eser) en eskileri ilk çağlardan kalmadır ve musiki bilginliğinin kıdemi böylesine derindir; fakat kadrolanış, metoda bağlanmak isteniliş ve yüzyılımızın ilim anlayışına alınış bakımlarından konu genç bir bilimdir. Yüzyılımızın başlangıçlarında Fransız ve Alman bilginleri arasında müzikolojinin tasnif ve görüşleri maddelerinde geniş farklar vardı (Gazimihal, 1961:171).

Sözgelimi etnomüzikoloji ise (bugün dünyada müzikolojiden daha çok ön planda yer tutulmaktadır) kimi araştırmacılar için "bilimsel" bir inceleme disiplini iken (Merriam, 1977:190) başkaları için -bilimsellik bir yana- disiplin olmanın gerektirdiği özellikleri bile taşımaz (Özer, 1997:4).

Görüldüğü gibi, müzikoloji ve etnomüzikoloji, bilimsel ya da başka herhangi bir inceleme normları bütününün belirleyici olduğu, üzerinde uzlaşılmış standartları bulunan disiplinler oluşturmamaktadır. Bu iki ana başlığın ortaya çıkmasında egemen olan tek ve açık neden konu sınırlamalarıdır. Müzikoloji, tarihsel (ve sistematik) çerçevede Avrupa Sanat Müziği'ni konu alır; etnomüzikoloji ise Avrupa dışı müziklerle ilgilidir (Özer, 1997:6).

Geleneksel olarak müzikolojinin birinci işlevi, müzik konusundaki bilgi bütününe yeni şeyler ekleyerek kompozisyon ve seslendirmenin beslenmesine katkıda bulunmak olmuştur. Böyle bakınca, bugün tüm müzikbilimin işlevi aslında, etnomüzikoloji olmak, yani araştırma alanını "toplumbilimsel" denen gereçleri kapsayacak biçimde genişletmektir (Özer, 1997:7). 

Bu bağlamda bakılacak olursa etnomüzikoloji terimi ortaya çıkmadan önce yapılan Avrupa dışı müzik incelemeleri, "karşılaştırmalı müzikoloji" (Comparative Musicology) olarak adlandırılmaktaydı. Yani Avrupa Sanat Müziği'yle Avrupa dışı müzikler karşılaştırılarak ortaya çıkan farklılıklar değerlendirilmekteydi. Ancak bunun yeterince güvenilir sonuçlar ortaya çıkarmadığını savunan Jaap Kunst, 1950'de "comparative" sözcüğünü çıkarıp, yerine "etnoloji" sözcüğünü koyarak, Avrupa dışı müziklerin "etno-müzikoloji" terimi içinde incelenmesini önermiştir.

Sözgelimi yöntem farklılığı açısından, tarihsel inceleme müzikoloji'nin karakteristik yöntemi olarak görülse de, müziksel olgularda tarihsel boyutun önemi etnomüzikoloji'de de azımsanmamıştır (Özer, 1997:6). Ayrıca geleneksel olarak müzik tarihini içeren müzikoloji, 20. yüzyılda, müziğin her türünü incelemek üzere alanını genişletmiştir (Tansuğ, 1999:129). 

Tabii müzikoloji sadece müzik tarihini incelemek veya müziğin her türünü incelemenin dışında "tarihsel" ve "sistematik" olmak üzere iki ayrı çalışma alanı içinde varlığını sürdürmüştür. Özellikle sistematik çalışmalar, müzik ile sayısal alanların ilişkisini geliştirerek sürdürmektedir. Bir de ayrıca müzikoloji, daha çok müzik tarihi alanını ve Avrupa Sanat Müziği eserlerini incelediği için masa başında yapılan bir inceleme/disiplin olarak görülürken, etnomüzikoloji ise Avrupa dışı kültürleri incelediği için sadece "alan araştırması" olarak görülmüştür. Ancak alan araştırması etnomüzikoloji'nin içinde çeşitli teknikleri barındıran  bir bilgi toplama yöntemidir. Alan araştırması sonrasındaki inceleme/değerlendirme aşaması ise müzikoloji'den daha çok masa başı çalışmasını gerektirmektedir. Ayrıca bugün müzikoloji'de varolan bir sistematik çalışma Avrupa dışı müziklerin incelenmesinde de kullanılmaktadır.

Yöntem açısından birbiri içine girmiş iki alandan etnomüzikoloji bugün alanını geliştirerek daha farklı tanımlara ulaşmıştır; örneğin, bilimsel ve insanbilimsel araştırma yöntemlerini birleştirerek insanın müziğe dayalı iletimiyle uğraşan bir disiplinidir. Etnomüzikoloji'nin başlıca görevi, insanların gösterimde bulunma, dinleme ve konuşma aracılığıyla müzik olarak tanımladıkları şeyin müziksel duyumunu nasıl yaptıklarını keşfetmektir. Etnomüzikolojik keşif, farklı toplumsal bağlamlardaki farklı bireyler tarafından yapılarak anlam verilen müziğin tasarım sürecini ortaya çıkaracak duyusal-bağlamlı alan araştırması aracılığıyla en iyiye ulaşmaktır (Blacking, 1999:55-58).

Yani bugün etnomüzikoloji, müzik-toplum-kültür ilişkisini (alan araştırması yöntemiyle) yerinde inceleyen bir alan haline gelmiştir.

Alan araştırması ve laboratuar analizi, müziğin yapısı ve kültürel alt yapı, geniş karşılaştırma ve geliştirilmiş ikinci müzikalite ile ilişkili daha sınırlı uzmanlaşma, eş zamanlı ve kuşkusuz ki ard zamanlı inceleme hepsi konuyla ilgili ve önemlidir (Nettl, 1999:71).

Her ne kadar uluslararası disiplin veya bilim dalı olsalar da müzikoloji, etnomüzikoloji ve müzikbilim alanlarına ilişkin tanımlamalar ve içerikleri hala çeşitli ülkelere göre değişkenlik göstermektedir. Bu  durum sonucunda ilgili alanların belirlenmeye çalışılan yöntem ve içerikleri sürekli zorlaşmaktadır.

Örneğin İngilizler ve genelde Avustralyalılar için "müzikbilim" kapsamlı bir terimdir:...müzik kuramcıları ve etnomüzikbilimcilerin (aslında etnomüzikoloji olarak kullanılması gereken terim çevirmen tarafından bu şekilde kullanılmıştır) tümü müzikbilimcidir, ama müzik tarihçileri kendilerine ya bu adı vermekte ya da "tarihsel müzikbilimci" demektedirler. Kuzey Amerika'da ise tersine, müzik tarihçileri kendilerine müzikbilimci derken, kendilerini müzik kuramcılarından ve etnomüzikbilimcilerden ayırmaktadırlar. Ayrıca burada bu ayrım İngiltere'de olduğundan daha önemlidir. Amerikalı akademisyenler kendilerini açık bir biçimde müzikbilimci, müzik kuramcı ya da etnomüzikbilimci olarak tanımlarlar; her grubun ayrı meslek kuruluşu vardır ve iş ilanlarında normal olarak bu üçlüden hangisinin istendiği açıkça belirtilir (Cook, 1999:123-124).

Müzikbilimciler ve müzik kuramcıları, etnomüzikbilimini kendilerinin incelemediği müziğin incelenmesi olarak görüyorlardı; etnomüzikbilimcilerse tüm müziğin, üretimini, kabulünü ve anlamını da kapsayan toplumsal ve kültürel bağlam açısından incelenmesi olarak kabul ediyorlardı (Cook, 1999:141).

Aslında müzik üzerinde yöntemlendirilmiş bilgilerin tümü "müzikbilim"in kapsamına girer. Bu bilgilere bilimsel inceleme ve araştırma yöntemlerinin uygulanmasıyla erişilir. Müzik sanatının oluşumu ve evrimi, genel olarak insanın bu sanatla olan ilintisi, müzik türü ayırmaksızın, müzikbilimin başlıca inceleme konularıdır (Mimaroğlu, 1995:186).

Yukarıda da görüldüğü üzere ülkelerdeki müzik incelemesine olan yaklaşımlar farklı yaklaşımlar içermektedir.

Dolayısıyla disiplin-yöntem-inceleme konusu üçgeninde dönen bu belirsizlik (Özer, 1997:7) müzikoloji ve etnomüzikoloji'nin ilgi alanlarının ve yöntemlerinin birbiri içine geçmiş ve tam olarak belirlenememiş olduğunu göstermektedir. 

"...oloji" ekinin, her iki terimi de bilim ile ilişkilendirmesine karşın, bu terimlerden birini yeğleyen bütün incelemecilerin bilimsel çerçeveyi çıkış noktası olarak almadıkları ya da bilimden farklı farklı şeyler anladıkları ortadadır. Bu durum sadece etnomüzikoloji'de değil, müzikoloji'de de görülür (Özer, 1997:5).

Aslında "...oloji" ekinin bilimi mi disiplini mi karşıladığı tartışma konusudur, bununla beraber Almanca "wissenshaft" (bilim) ile İngilizce ve Fransızca'da kullanılan "science" (bilim) kelimelerinin içerikleri birbirini karşılamamaktadır.

 

SONUÇ:
Tüm bu bilgilerin ışığında sonuç olarak görülmekteki, geçmişte ve bugün de gerek müziğin bir disiplin veya bilim içerisinde incelenip incelenmeme durumu, gerekse farklı ülkelerde farklı isimlendirmelerle içeriğinin değişimi ve buna bağlı olarak yöntem-teknik belirsizlikleri, müziğin kuramsal yönünün tam anlamıyla nasıl veya hangi alan içerisinde inceleneceğini belirtmemektedir. Bu bağlamda müzikoloji ve etnomüzikoloji'nin ilgi alanları ve içerikleri ile yöntem ve teknikleri uluslar arası yaklaşımla ya birbirinden ayrılabilen bir şekilde belirlenmeli ya da dünyadaki tüm müziklerin incelenimi, yeni yöntem ve tekniklerle "music science" (müzik bilim) terimi altında global bir yaklaşımla yapılmalıdır.

 Bu da iki şekilde olabilir:

a)      Bilimi, kendi içindeki devinimini de göz önüne alarak, başka alanlarda ve daha önceden olgunlaşmış bir model olarak alıp... müziğe uyarlamak;

b)      İnceleme konusunun özelliklerinden ve yerleşik tanım ve kavramlarından yola çıkarak...müziğe özgü bir bilimin tanımını yeniden oluşturmak (Özer, 1997:79).



KAYNAKLAR:                         
Blacking, J. (1999-1); Etnomüzikoloji, Çev. Ç. Kara, Folklor/Edebiyat Dergisi, Sayı:17, Ankara.
Cook, N. (1999);
Müziğin ABC'si, Çev. T. Doğan, Kabalcı Yayınevi, İstanbul.
Erdener, Dr.Y. (?);
Etnomüzikoloji Nedir? II. Milletlerarası Türk Halk Kültürü Sempozyumu, K.B. Yayınları, Ankara.
Finkelstein, S. (1996);
Müzik Neyi Anlatır, Çev. H. Spatar, Kaynak Yayınları, İstanbul.
Gazimihal, M.R. (1961);
Musiki Sözlüğü, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul.
Mimaroğlu, İ. (1995);
Müzik Tarihi, Varlık Yayınları, İstanbul.
Nettl, B. (1999-1);
Etnomüzikoloji Nedir? Çev.A. Kaplan, Folklor/Edebiyat Dergisi, Sayı:17, Ankara.
Özer, Y. (1997);
Bilim Perspektifinde Müzik, Dokuz Eylül Yayınları, İzmir.
Uçan, Prof. Dr. A. (1996);
İnsan ve Müzik, İnsan ve Sanat Eğitimi, Müzik Ansiklopedisi Yayınları, Ankara.
Yıldırım, V. (1999-1);
Feza Tansuğ'la Söyleşi, Folklor/Edebiyat Dergisi, Sayı:17, Ankara.

 www.muzikbilim.com
Bütün hakları saklıdır.