M   Ü   Z   İ   K          v  e          B   İ   L   İ   M
" U l u s l a r a r a s ı   H a k e m l i   B i l i m s e l    M ü z i k   D e r g i s i
"
ISSN: 1304 - 6446 (Online)


Yarı zamanlı; Mart, Eylül
 Sayı:4  (Eylül 2005)  

 
Konuk Yazar: Vural YILDIRIM
M ü z i k b i l i m c i
MÜZİKBİLİM'DE TEMEL ÖGE: YAYIN [*]

ÖZET:

Müzikolojinin yaygınlığı beraberinde müzik yayıncılığına hız kazandırdı. Müzik yayıncılığı, yapılan çalışmaların alana tanıtımında öncü bir role sahip. Yayın alanının gelişimi müzik bilim kuramları için yeni yönelimleri beraberinde getirmektedir.

 

 Anahtar Kelimeler:  
Müzikoloji - Yayın - Telif Eser - Tez
 

Karanlıktan aydınlığa geçişimiz için yazının icadını öne süreriz. Yazının icadı bir çağı kapatıp yeni bir çağı açacak kadar önemlidir. Aslında yazıdan önceki dönemlere karanlık dönem denilse de, insanlar bir şekilde iletişim halinde olmalılar. Bizler sadece bilgi aktarımında ulaşabildiklerimizde yazının öneminden dolayı, yazının icadını büyütüyoruz.

 

 Yazı sözün gücünü imgelere aktarıp, yüzyıllar sonrasının şekillenmesinde önemli bir paya sahip olmuştur. Yazı olmasa, belki de Mozart'tan, Fatih'ten, Hititler'den, vb. söz edemeyecektik. Ya da bilgiler bize sözel kanaldan çok farklı biçimde ulaşacaktı.

 

Müzisyen olarak bizler için yazı iki kere önemlidir. Birincisi, müzikal kültürün aktarımını sağlamak için, ikincisi ise seslerin ifadesinde bir araç olarak (nota) başvuru kaynağımız olduğu için.

 

Her bilim dalının bilgi birikimi, paylaşımı, yayınlar kanalı ile olur. Eğer yayınlar olmazsa, sempozyum ürünleri, "soyut" kalacak, yeni kavramlar, buluşlar, hikayeler, romanlar vb. ilgili insanlara ulaşamayacak, müzik hakkında elimize gelen yüzyıllar öncesinin bilgileri yok olup gidecekti.

 

Uzun yıllar müzik yayıncılığı salt nota basımı olarak düşünüldü. Yazılan müzik eserlerinin notaya alınıp basılması ve çoğaltılması işi, müzik üzerine yazılanları son yüzyıla kadar gölgeledi. Sosyal bilimlerin araya girmesi, müzisyen notları, anıları ve düşünceleri müziğin notadan ibaret olmadığını gösterdi.

 

Özellikle XX.yüzyıl tüm disiplinlerin yayıncılığa yöneldiği ve bilimcilerin tartışmalarını kitap-dergi ekseninde tartıştığı dönem olarak bilinir. Müzik alanında yapılan araştırmalar-çalışmalar, müzikoloji-Müzik bilim disiplinini ortaya çıkarmıştır. Böylece müziğin nota dışında yazılabilen yönleri, bir başka değişle müzik kültürünün yazıya dönüşümü sağlanmıştır.

 

Yayınların ve dergilerin artması müzik yazarları için bulunmaz bir fırsattır. Böylece kendi çalışmalarını ve düşüncelerini paylaşabilecekleri seçenek artmaktadır. Makalelerin, tezlerin, telif eserlerin değerlendirilmesindeki öznel kriterler ortadan kalkacaktır. Sonuçta her türlü müzik bilimsel görüş kendine bir kapı bularak, okurlara ve tartışma zeminine ulaşacaktır.

 

Müzik alanında olanların ( besteci, icracı, müzik yazarı, vb. ) müzik yayınlarına yeterli ilgi gösterdiği söylenemez. Müzik yayıncılığında: Müzik Ansiklopedisi Yayınları, Pan Yayıncılık, Sun yayınevi, Ürün Yayınları, Bağlam yayınları-Müzik Bilimleri Dizisi Müzikoloji alanına önemli katkı sağlamaktadır. Müzik yayıncılığı, üniversitelerde kurulan müzikoloji- müzik bilimleri bölümleri ile önemini bir kat daha artırmıştır. Alanın kaynak ve başvuru kitapları bu yayınevlerince sağlanmaktadır.

 

Müzik ile uğraşanlar müzik yayınlarına yeterli desteği vermemektedir. Bu durum müzikoloji birikimini kısırlaştırarak, entelektüel gelişimi yavaşlatmaktadır. Yüksek Lisans ve Doktora tezlerinin çoğunun yayına dönüşmeme nedenlerinden birisi de bu kısırlıktır. Bilginin dağılımı, yayılımı ve paylaşımı aksamaktadır. Tezler yayınlanmadığı sürece raflarda karanlık dönemlerini yaşamaktadır. Tezlerin basımı gündeme geldiğinde ise, yararlılığı ve yeterliliği tartışılmaktadır. En önemli konu ise basılan yayınların ilgili kişilerce dikkate alınmaması ve desteğin verilmemesidir.

 

 SONUÇ

Türkiye'de müzik yayıncılığı önemli bir yol kat etmesine rağmen, ilgisizlik nedeni ile yayın dünyası sıkıntıdadır. Bilinmelidir ki, yayın dünyasının sıkıntısı ileride bu alandakilerin kendi çalışmalarını paylaşacakları zeminleri ortadan kaldıracaktır. Ayrıca bu ilgisizlik, yayın evlerinin müzik yayınları projelerini tekrar gözden geçirmelerine, hatta durdurmalarına neden olacaktır. Müzik yayıncılığının olmadığı bir müzikoloji ve müzik bilimleri nasıl mümkündür? Bu sorunun yanıtı tartışılmalıdır.  Çünkü ileride müzik yazarları dosyalarını yayınlatacakları yayınevi bulamama sorunu ile karşı karşıya geleceklerdir. 

 

Müzik alanında yayınlanacak her türlü telif - derleme eser bu alanın gelişmesine katkıdır. Bu alana yazarak olmasa bile en azından okuyarak-tartışarak destek ve katkı verilmelidir. Bilgi birikimi ancak paylaşım ve aktarım ile mümkündür.

 

DİPNOTLAR:                         

[*] Makale olarak düşünülen bu yazıda, bilinçli olarak alıntı yapılmamıştır. Yazıda alıntı olmamasına rağmen öne sürülen görüşler, yazının makale formatında olması için yeterlidir.

 www.muzikbilim.com
Bütün hakları saklıdır.