John Miller Chernoff tarafından yazılan "Afrika Ritim ve
Duyarlılığı" Afrika Müziği klâsiklerinden biridir.
Basımından sonra yazılmış herhangi bir eserin kaynakça
bölümünün Afrika Müziği ile ilgili listelerinde kitabın
adına rastlamak mümkündür. Kalem alındığı zaman, anlatım
ve bilginin sunumu göz önüne alındığında, bir çok
eleştirel yayın tarafından bu kitabın bir "Dünya Müziği
Klasiği" olarak tavsiye edilmesi oldukça mantıklıdır.
Temel olarak Afrika Müziği konu almakla birlikte bu
kitap, bizleri sadece müzik hakkında bilgilendirmekle
kalmamakta, Afrika kültürel ve sosyal hayatının bir
parçası olan müzik üretimi nedenlerine de değinmektedir.
Chernoff, Afrika Müziği'nin doğasını ve önemini
Afrika'daki sosyal yaşamın akışı içinde incelemekte ve
bunu da Afrikalı müzisyenlerin, felsefî ve dînî
miraslarını sosyal yaşamları ile birleştirmek bakımından
müziğe olan güvenlerine odaklanarak yapmaktadır.
Afrika Müziği kendi sosyal ortamından "sanat" olarak,
"sanat" amacıyla oluşmamış, doğrudan sosyal
etkinliklerle birleşerek hayatın (doğal) bir parçası
haline gelmiştir. Sosyolojik yaklaşımın bir parçası
olduğundan Afrika Müziği'nin işlevi - her ne kadar kendi
içinde bir estetiğe sahip olsa da -estetikten daha
önemlidir, Bu bağlamda Chernoff, müziğin sıkı sıkıya
bağlı olduğu sosyal hayat hakkında da bilgi vermektedir.
1970-1971 yıllarında gerçekleştirilen alan
çalışmalarının bir sonucu olan bu kitap, 1973-1974
yılları arasında yazılmıştır. Yazar kitabını yazmadan
önce Afrika Müziği'ne ait konular hakkında bir kaleme
aldığı bir makalesi yayımlanmıştır. Chernoff, 1974'te
Ghana'da yaşamış ve sonrasında kendi alan
araştırmalarına ve burada yaşarken Davul hocası Ibrahim
Abdulai'den derslerine dayalı eserlerini yenilemiştir.
Ayrıca yazar, makalesini Hartfort İlahiyat Fakültesi
Vakfı'na da tez olarak sunmuştur. Bu da, kullandığı
hikâye tarzına rağmen eserinin bilimsel bir çalışmanın
ürünü olduğunu göstermektedir.
İnsanlardan Afrika Müziği'ni tanımlamaları istendiğinde,
çoğu bu müziğinin sadece davul çalmadan ibāret olduğunu
söyleyecektir. Müzikle biraz daha ilgili olanlar ise;
Afrika Müziği'nin bir takım garip ritimlerin
birleşiminden meydana geldiğini söyleyebilirler. Ancak
daha profesyonel olanlar, Afrika Müziği'nin çok sayıda
ritimden oluştuğunu söyleyebilirler ki, bu tartışılması
gereken bir konudur. Harvard Brief Müzik Sözlüğü, Afrika
Müziği'ni: "Aşırı davul çalma" olarak tanımlamaktadır.
Bir etnomüzikolog olan A. M. Jones ise Afrika Müziği'ni:
"Afrika Müziği'nin prensibi, ritimlerin çarpışıp
zıtlaşmasıdır" şeklinde açıklamakla birlikte, daha sonra
yayımlanan bir makalesinde bunu
"Harmoni Avrupalılar için neyse, ritim de Afrikalılar
için odur" ifādesiyle açmıştır. Kendisi de bu birbirine
zıt ritmik unsurların karmaşık birleşiminde muhteşem
estetik tatmini bulmaktadır. Afrika Müziği üzerine
yapılmış en iyi özet muhtemelen Chernoff'unkidir. Afrika
Müziği'ni: "Afrika'nın tonlar arası ilişkileri bize her
ne kadar garip gelse de, Afrika melodileri yeterince
açıktır fakat daha önemli bir şey vardır ki o da, her
zaman en azından devam eden ritimlerin varolmasıdır"
şeklinde özetleyen yazar, bu müziğin sosyal bir olay ve
Afrika'daki insanların sıradan alışkanlıklarından
ayrılmayacak günlük hayatın bir parçası olarak
tanımlamaktadır.
Chernoff, Ghana'daki alan araştırması boyunca "Dogamha",
"Ewe" ve yüksek tabaka hayat tarzındaki "Conga" davul
çalma biçimleri üzerine çalışmasına rağmen, sadece bu
kitabı müzikal açıdan değerli kılan Batı Afrika'nın
ritmik değerleri üzerinde yoğunlaşmamıştır. Kitaplarında
da değindiği gibi Afrikalılar davul çalmalarıyla ün
salsalar da, Afrika'da müzik üretimi bunun da ötesinde
bir olaydır. Her kabilede ayrı bir üslupla çalınan,
değişik biçimlerdeki davulların yanı sıra Xylophone,
Flüt, Harp, Boru ve Zil gibi farklı çalgılar da
mevcuttur. Hâttā bazı kabilelerde davul bile
bulunmamaktadır.
Kitap, biri giriş olmak üzere 5 bölümden oluşmaktadır.
Bilim ve Uygulama adındaki ilk bölüm, yazarın bir
gözlemci ve Ghana günlük sosyal hayatında yer almış
birisi olarak kişisel deneyimlerini sunduğu bir giriş
bölümüdür. Yazar bu bölümde, sadece temel müzik
tecrübelerinden değil, Afrika'daki müzik üretiminin
nedenlerinden olan, Ghana'daki sosyal ve kültürel
unsurlardan da bahsetmekte; müzik hakkında -ki bu sadece
müziğin kendisi değildir- okuyucuyu ne şekilde
bilgilendireceğini açıklamaktadır. Kendisini de,
Afrika'daki müziktense, "Afrika'daki müziğin ne anlama
geldiğini" sunma görevini üstlenmiş bir sosyal bilimci
olarak tanımlar. Bir sosyal bilim adamının Afrika Müziği
araştırmasına ne şekilde başlayabileceği hakkında bazı
yöntemleri de tartışmakta ve Etnomüzikolojik bir
araştırmanın ilk kurallarından olan "müziği kendi
bağlamı içinde anlama"nın önemine değinmektedir.
İkinci bölüm sosyal hayattaki müziğe dayanan Afrika
Müziği Araştırması adını taşımaktadır. Afrika'daki
müziğin yerini ve Batılı insanların ona gösterdiği
tepkiyi açıklarken diğer kültürlerle de karşılaştırma
yapmaktadır. Bu kısımda daha çok müzik ve icrāı üzerine
eğilmektedir. Gözlemleri ve deneyimleri aracılığı ile
kuramsal unsurları, stili ve enstrümanları
açıklamaktadır. Ayrıca müziğin Batılı bir şekilde
anlaşılmasını sağlamak amacıyla kitapta partiturler de
yer almaktadır. Bu kısımda bizi daha çok kuramsal olarak
bilgilendirmesine rağmen, eğlenceli ve anlaşılır olan
hikaye tarzındaki anlatımını da sürdürmektedir.
"Afrika'da Stil" başlığını taşıyan üçüncü bölümde
Chernoff, Ghana'daki hocasından, Batılı bilim
adamlarından, ve çeşitli bilgi kaynaklarından (kaynak
kişiler) alıntılar yapmaktadır. Burada daha çok stil ve
davul çalmanın sosyal bağlamlarından bahsetmekte,
yaşadığı deneyimleri (yine) hikâye üslûbunda anlatmakta
ve kaynak kişiler ile yaptığı konuşmalardan alıntılar
yapmaktadır.
Son bölümü "Afrika'daki Değerler" adını taşımaktadır ve
Afrika Müziği'nin bizlere sunabileceği duygularla
ilgilidir ki bu, Afrika Kültürü'ne değerli bir
yaklaşımdır. Müziğin bir yabancıyı bilgilendirebileceği
de göz önünde bulundurularak Afrika'daki yaşamın
bireysel, sosyal ve kültürel özelliklerinden
bahsedilmektedir.
Kitapta alan araştırması sırasında bizzat Chernoff
tarafından çekilmiş 25 fotoğraf yer almaktadır. Müzikal
olayların, öğretmenlerin ve kaynak kişileri görmek
olanağını sunsa da, şahsen bu fotoğrafların ayrı bir
bölümde yer alması yerine, kitabın içinde (ilgili
kısımlarda) bulunması ve kitap okunurken görülmesinin
daha iyi olabileceğini düşünmekteyim. Yazar ayrıca
notlarını kitabın arkasında okuyucuya sunmuştur.
Bilimsel yönüyle fazla ilgili olmayan, sıradan bir
okuyucu açısından ele alındığında, bu notların oldukça
yararlı ve uygun olduğu görüşündeyim. Detaylı
açıklamalar içeren bu notlar, rahat ve eğlenceli bir
yazım stili olan bir kitabın da bilimsel olabileceğini
göstermektedir.
Kitabın iki bölüme ayrılmış geniş bir kaynakçası
bulunmaktadır. İlk bölüm Afrika Müziği ile ilgili sosyal
bilimsel kaynakları kapsamaktadır. İkinci bölümü ise
belli bir bütünlük içermemekte ve burada verilen
kaynaklar doğrudan Afrika Müziği ile ilgili değildir.
Yazar, kitap boyunca durumlar hakkında Batılı görüşleri
bize sunmayı, Batı Müziği ve Batı Kültürü ile çok sayıda
karşılaştırma yapmayı da unutmamaktadır ki, Batı
Kültürü'nden gelen bir insan olarak bunu yapması son
derece normal ve memnuniyet vericidir. Kitabın en iyi
bölümü, Batılı insanların Afrika Müziği hakkında
düşünürken konuşurken ya da yazarken düştükleri yanlış
anlamalardan bahsedilen kısmıdır.
Genel olarak, rahat ve kolay anlaşılır ve eğlendirirken
aynı zamanda da okuyucuyu bilgilendiren yazım tarzından
ötürü kitabı çok beğendim. Etnomüzikoloji öğrencilerine
bu kitabı tavsiye ederim; bence Chernoff'un
deneyimlerini okuduktan sonra (bu konu ile ilgilenme
hususunda) daha bir cesaretlenecekler. Bu kitap, Afrika
Müziği araştırmasına başlamak için çok iyi bir başlangıç
noktası olmasının yanında güzel vakit geçirmek amacı ile
okumak isteyenler için de iyi bir el kitabı özelliğini
taşımakta.