M   Ü   Z   İ   K          v  e          B   İ   L   İ   M
" U l u s l a r a r a s ı   H a k e m l i   B i l i m s e l    M ü z i k   D e r g i s i
"
ISSN: 1304 - 6446 (Online)


Yarı zamanlı; Mart, Eylül
Sayı:4  (Eylül 2005)


MÜZİK ENSTRÜMANLARINDA TOTEMLEŞME[1] OLGUSU
VE TÜRKLERİN GÖZDESİ DÜZ  FLÜTÜ

Seyran GAFAROV
Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Öğretim Görevlisi.

ÖZET:

Halk  tefekküründe  müzik  sazları  hakkında oluşan  düşünce  ve  fikirler  doğal  olarak  değişik  rivayetlere ve  efsanelere  yol açar. Burada  totemleştirme  olağan  üstü  bir olay değildir. Türk mitolojisinde açıklanan flüt , Yunanlıların çok borulu Pan Flüt veya Hintlerin kutsal Krişna'nın yan flütü değildir, " bozkırda şenlendiren " (Nizami), "duygulandırıp, düşündüren " (C.Rumi), veya "ahret gününü" beyan eden (Türkmen efsanesi), "sırrı açıklayan" (C.R. Rey), gövdesi iki taraftan açık olan (tür belirtisi), düz  (ses çıkarma ve icra yöntemine göre) flüt çeşididir. Bu çalışmada Türklerin "canlı" nitelikte sayılan düz flütün adlarında totemleşme unsurlarını ve bununla ilgili kalıplaşmış gelenekleri anlatılmaktadır...

 Anahtar Kelimeler:  
Organoloji - Flüt - Ney - Kaval


Toplum  yaşamında  müzik  enstrümanlarının  rolü  oldukça önemlidir. İnsanoğlu,  müzik  enstrümanları aracılığı  ile  tüm  tarih  öncesi  dönemlerde ve sonrası,  algılanan  ses  sistemi  çerçevesinde  dünyayı,  tefsir  edip  anlamaya  çalışıyordu. Bu  olay  doğal  olarak  günümüzde  de  devam  etmektedir. Müzik  enstrümanlarının  bu  yönünü  inceleyen  organoloji sayesinde bir  çok  farklı  bilim  dalları  ile  irtibatlar kurularak, bilimsel  araştırmalar  yapılmaktadır. Dolayısıyla  bir  enstrümanın  gerçek  evrimini  izlemek  istediğimizde:  müzik  akustiği, etnoloji, mitoloji ve etimoloji  ile, enstrüman imalatçılarından, icracılarından  istenilen  doğrultuda  görüş  ve  bilgi  alınıp, ilginç  ve  doğru   sonuçlarla   karşılaşma  olanağı  vardır.

Makalenin  konusu  Türk  müziğinde   gözde  olan  müzik  enstrümanlarını  tespit  etmekten  kaynaklanmıştır. Örneğin, Küçük  Asya'dan  Orta Asya'ya   kadar,  Oğuz  Türklerinin  Dede  Korkut  destanında  yer alan   Kopuz (Kobız,  Saz  vb.) hordofonu (telli  çalgısı)  bir simge  halindedir.  Mehter  müziğinde Kös (Küs), Davul (Tebil) gibi  membranofonlar  (deri  yapımlı  vurmalı  çalgılar)  veya  çeşitli  Ziller (ideofonlar -titreşen cismi  sert  olan  vurmalı  çalgılar), Zurna (Zurnay), Nefir  (Neyfir) gibi   aerofonlar (üflemeli  sazlar)  bu   müziğin genel  tınısını[2] (müzik rengi)  ifade  edecek    faktörlerdir. Antik  Yunanların gözdesi olan  Lir (Çitara, Barbiton) gibi  hordofonlar, Romalıların  Tuba (Bucina, Cornu)  aerofon  çeşitleri, Ortaçağın XII-XIV yüzyıllar arasında   Troubadour  ve  Trouvére  geleneğinde görülen yaylı-telli çalgısı  Viella, XVI - XVIII yüzyıllarda  İtalyan  çalgısal  ekolünü  üne  ulaştıran  viollinler (kemanlar) icracıları,   toplumun  bu  veya  diğer  müzik  enstrümanına  bire  bir  bireysel  ilgisini yansıtmaktadır.

Halk  tefekküründe  müzik  sazları  hakkında oluşan  düşünce  ve  fikirler  doğal  olarak  değişik  rivayetlere ve  efsanelere  yol açar. Burada  totemleştirme  olağan  üstü  bir olay değildir. Müzik  sazlarına  olan  "merak" sosyal yaşamdan, gerçekleşen sanat akımlarından, dini  ve  tarikat görüşlerinden, devlet  siyasetinden  ve  hatta  " pratik uygunluk" (Matsiyevskiy İ. s. 99)[3] gibi faktörlerden  oluşmaktadır.

Örneğin, Antik  tiyatronun  temsilleri  ve  akustik  koşulları Lir, Arp, Çitara, Barbiton, Aulos  gibi  müzik  enstrümanlarına olan  ihtiyacı ortaya  çıkarmış ve   Sophocles , Aischylos  gibi  ozanların  edebi,  lirik  ve  şiirsel  anlatım gerektiren  eserlerini  bir  eşlik  çerçevesinde  karşılamaktaydı. Ses  seviyesiyle  gür  duyulan  ağızlıklı  üflemeli sazlar (- boynuz  veya  metal yapımlı  borular  vb.)  Roma   kültürünün  meşhur  Colosseum'a  ve " Panem  et circences! " (" Ekmek ve temsil !") lafına hiç de aykırı  değildir  veya  " askercil  yaklaşmaları  dolayısıyla [...] bakır  üflemeli  çalgıları [4] geliştirmiştir". (A. Say. Müzik tarihi s.65).

 Alman  kültürü  bünyesinde  yetişen Richard  Wagner  ve  Gustav  Mahler, ortaçağda  Almanların "Des Knaben Wunderhorn" ("Çocuğun Büyülü  Boynuzu") antolojisinden  esinlenerek  veya  Nürenberg  kentinin  borazanlar  geleneğine  dayanarak  Romantik  dönemin  orkestrasında  özellikle  bakır  üflemelilerin  sayısını  ve  rolünü  artırmaktadır.

Protestan  kilisesinde  Organ (Buxtehude - Bach),  Barok  dönemin  Fransız  müziğinde  klavyesin (Ramo - Couperin) veya   XIX yüzyıldan  başlayarak  Kazaklar arasında  Armonikanın  yaygınlaşması (Gaysin G.) dinsel, sosyete, " pratik uygunluk "  gibi olguları, bu uygarlık ve  kültürlerin, tarihi  dönemin veya  halkın,  müzik  enstrümanlarına  karşı  olan  tefferuatları   ortaya   koymuştur.

Ortaçağ  Türk müzik  kültüründe  ise, (hordofon) - Kopuz / Gopuz / Kobiz  vb. ile birlikte,  oldukça  önemli  bir yer  taşıyan  düz  flüt  adıyla  tanımlanan  aerofon  Nay/Ney'dir.  Nay/ Ney  terimi  ile  ilgili  Türk  dilli  halklar  arasında, genellikle üflemeli  sazları  ifade  eden,   bir  teşhis  prensibi  görülmektedir [5] . Türk  kabilelerin  göçebe  hayatı, yaşam, sosyal ve  iklim koşulları  bu  tür  üflemeli  sazın  ön  görülmesinde  teşvik edici  karakter  taşıyan unsurları  içermektedir.  Hayvancılıkla  uğraşan  çoban  düz  flüt (Ney / Nay / Kaval / Tütek / Sarbasnay/ Kuray / Şahlıç/ Şoor  vs.) aracılığı  ile sürüsünü  yönlendirebilmiştir. Veya  kamışı / bambu  ve  benzeri  bitkisel  malzemeyi  çadır / otağ / yurt  vs.  inşaatında  kullanmıştır  ki, bu  göçebe  hayatta  kolay  kurulabilen, taşınabilen, yapılabilen bir malzemedir. Mitolojide totemleştirilen kamış vs. hem temel inşaat, hem de bir  müzik   enstrümanının   malzemesidir .

 Toplumun  sosyal  faaliyetleri  kapsamında  kıyaslanan  müzik  enstrümanı, tanımlanmasında,  gözde  olup, olmama  koşullarını  net  ve  bilimsel  boyutlara dayandırmaktadır . 

 Türk dilli halklar arasında farklı  adlarla  bilinen  düz  flüt  çeşitleri  Ney / Nay, Kaval, Düdük / Tütek / Tüydük, Sarbasnay, Kuray, Şahlıç ve Şoor,   yapısal  ve  icra  teknikleri, ses çıkarma  yöntemleri  ve  ses tınısı  ile   benzerlik   oluşturmaktadırlar. Genelde  diyatonik  ses  sırasını veren  ve aynı  zamanda  koma  ses  düzeyine müsaade  eden, ortalama enstrümanın  gövdesinin  üst  kısmında  yerleştirilen  altı, alt  kısmında  bir  ses  deliğin  konulması,  ıslık yöntemi  ile ses çıkarma prensibi (aerofonlar  grubun  alt  grup  belirtisi) , ana  gövdenin  iki  taraftan  açık  olması (aerofonlar  grubun  tür  belirtisi), aşağı yukarı  iki  buçuk  oktav  arasında  olan  ses  sırası, malzemesi  kamış, bambu, erik ağacı, vs. bitkisel  maddelerin  kullanılması,  Türk  mitolojisine  çobanın  meşhur  sosyal  aleti  olarak  yansıması  ve    Mevlevi  ayinlerinde  "irtibatları"  kuran  düz  flütün  simge  haline  dönüştürülmesi  tesadüfi  değildir.

Özbek Türklerinin Nay/Ney ile ilgili  yaygın ve totemleşme  olgusunun  göstergesi  olan  bir  deyim  günümüzde  kadar  ulaşmıştır : " Чўпон най - бутун  чолғуларинг онаси. У мукаддас чолғу (Çoban  Nay'ı - tüm  müzik  sazlarının anasıdır . O  kutsal bir çalgıdır) -  halk  arasına derler  " (F. Karomatov s. 67). Türkmenistan'da   Kargı - Tüydük  hakkında  iki  efsane (Uspenskiy V. Belyaev s.117-118), Nizami'nin " İkbal - Name" eserinde " Nay hikayesi"(Nizami s.617), Celaleddin Rumi'nin " Neyin Şikayetleri "[6] (Tacikistan'ın Şiirler Antolojisi s.192-193) , Cemal  Reşit  Rey'in  bu  mevzuu  andıran  hatırası (Cemal  Reşit Rey  Musikinin Kudreti.[7]) vs. gene de  sihirli, büyü  sesleri ile  etkin bir  Nay/Ney/Kaval/Tütektir...

Türk  mitolojisinde  açıklanan  flüt , Yunanlıların  çok borulu Pan Flüt  veya Hintlerin  kutsal  Krişna'nın  yan  flütü  değildir, " bozkırda şenlendiren " (Nizami), "duygulandırıp, düşündüren " (C.Rumi), veya  "ahret gününü"  beyan  eden (Türkmen  efsanesi), "sırrı açıklayan" (C.R. Rey),  gövdesi  iki  taraftan  açık  olan  (tür  belirtisi), düz  (ses çıkarma ve  icra  yöntemine  göre)  flüt  çeşididir. Ayrıca, tüm  efsanelerde  esas  edebi  kişi olan  çobanın  üflediği  kamış, sadece musiki aleti olarak değil, sürüyü  "yönlendiren" sosyal  hayatın bir  parçası olarak algılanmaktadır. Örneğin, Kavalla icra edilen "Suyaindirmehavası","Çanhavası", "Telezotlama" (M . Gaziminihal s.9-10)  olarak  ifade  ettiğimiz   çalgısal  repertuar  konuyu  bizlere  kanıtlamaktadır.

Türklerin  sözlü edebiyatında  somut   bir  şekilde gösterilen düz  flüt tipli enstrüman, örneğin, Antik Yunan mitolojisinde tür belirtisiyle vs. tezatlıklar içermektedir. Sorunlar Frig'ya bölgesinde gerçekleşen  Apollo  ile  Pan  veya  Apollo ile Marsias'ın  müzik  yarışmasını  kapsamaktadır.(Kun N.s.86.) Pan  Tanrısı  olduğu  takdirde  gösterilen flüt tabii ki çok borulu bir flüttür (bildiğimiz Panflüt) veya "netleşmemiş" düz flüt çeşidi " Siringa' dır ", Marsiyas  ise, o zaman, her  halde,  yan  flüt olacaktır ki "yüzburuşturma"(Athena'nın bu enstrümandan vazgeçme sebebi) büyük  bir  oranda  yan  flütlerde gerçekleşen  suret  değişmesidir. Bunun yanında incelediğimiz resimlerde[8] Marsiyas'ın flütü kimi zaman  düz [9], yan[10] veya tamamen  farklı aerofon  türünü  andıran çift obua[11] çeşididir !?  Çeşitli kaynaklardan somut  bir  şekilde  anlaşılıyor ki dilli aerofonlar  Auloslar, hordofon olan Lut ve Çitara, Barbitonlar Antik  Yunanda diğer çalgılardan daha ön planda görülmekteydi (T. Livanona Batı Avrupa  Müzik  Tarihi  1789 yılına kadar s. 6,7 ; Say A. Müzik  Tarihi s.61) Mitolojiye de yansıtan Panın keçi siması [12], Apollo'nun insan şekli [13] (yarışmada  galibiyeti),  Marsiyas'ın  uzun  kulakları  toplumun  telli  çalgılara  ilgisini ve üflemelilerden  daha  değerli olduğu yöndeki  bir  kanaatidir.  Fikrimize  göre  Antik  Yunanda  genelde   Pan  Tanrısının çok  borulu  flüt sesinin tınısı, yan veya  düz  flüt  seslerinden  daha  çok  kutlanmaktaydı.. İfade ettiğimizden anlaşılan o dur ki, konu daha çözümünü  beklemektedir... 

Türk  efsanesi, her  zaman düz  flütün  doğuşunu  andıran  bir  efsanedir. Antik mitolojisi  ve  İslam  din  kültürü  ile  bağdaşarak  Türk  soylu  kavimler  kendine  özgü  olan  mitoloji, sosyal vs. sembolleri  vurgulamaktadırlar. Örneğin,  Türk  aşiretlerinin temel uğraşı  - hayvancılık - ve  esas  kahramanı  çoban,  belirgin  bir  biçimde  bozkır  imgesi  altında gösterilmektedir.  Suptropik   iklim  koşulları  içersinde  çoğunluk  teşkil  eden  bitkisel  kamış  malzemesinin  kullanılması,   Neyin  sesleri  tınısal  bir  şekilde  kutlanması her  defada   destani  bir  hikaye  biçimindedir  ki,  ya  oyun  havası, veyahut  da hüzün,  kedere  bürünmüştür... Ayrıca bu  bitki ile  ilgili totemleşme olgusu  Türkmenlerin  Kargı Tüydük diye bilinen, sadece Kargı  adıyla  tanımlanan   kamış,  düz  flüt çeşidi  değildir,  aynı  zamanda eski  Türklerin  güneş  sembolü, baş  Tanrısı  olan  ongon[14] Karga / Garga / Kargı  (Kommolodin . Ş.)[15] ile  mecazi  bağlar  izlenmektedir.

Türklerin  düz  flütünün  adlandırılmasında  totemleşme faktöründen esinlenerek  araştırma  yapılırsa,  farklı   bölgelerde  yaşayan  Türk  kavimlerin  aynı  tipli  enstrümanına  çeşitli  isimler  verilmesine  açıklık  getirebiliriz.Örneğin, Özbeklerde  düz  flüt  Gacir  veya  Çupon  Nay  " kır  kartalın" kemiğinden yapılması (Karomatov  F. s.66)  ve  " Türkçe  kargha  kelimesinin  tek  karga  kuşu  ile  bağlı  olmaması,   tüm  siyah  renkle  benzer  kuşların  siması ile bağdaşması,  eski  Türklerin  kutsal  kuşu  olan  karga, altın  kartal, turna  ile  kutsal  alametler  taşıması "[16] (Kammolodin Ş.) ünlü  bir  baş sembolü  sergilemektedir.  Çuvaşların  düz  flütü  (Şahliç),  Farsça'dan  Türk  dillerine  geçen  baştaki  Şah - en  üst  düzeyde olan, ağacın  dalı, boynuz  anlamlarını  bu  müzik  enstrümanın  isminde  allegorik  manalar  çerçevesinde  bağdaştırmaktadır ki,  aynı  zamanda Çuvaşlar  bu  enstrümana            " Tanrısal  düdük" [17] (Vladimirskiy S.)  tabiriyle  adlandırmaktadırlar.

Dolayısıyla, Türkmenlerin  Kargı-Tüydükü, Özbeklerin  Gacir  Nayı,  Çuvaşların  Şahlıçi  en  önemsenen, en  kutsal, en  değerli   müzik  sazıdır. Anadolu Türkleri ise de düz flüt çeşidine Kaval  isminin  verilmesi, belirttiğimiz tüm Türk kavimlerinin rivayetlerinde  olduğu  gibi,  düz  flütün  totemleşme  olgusundan  kaynaklanmaktadır.  Kaval  kelimesi " Arap  sufi  elyazmalarında,  şiir  okuyan  kişi kavval (veya  halk tabiri ile  " Geveze -  konuşkan  kişi"[18]), müzik  ayinlerinin  yöneticisini  ifade  etmektedir"[19]. Kaval  yani   konuşan, başta yöneten, yönlendiren  anlamları  ile  müzik  enstrümanları  arasında  en  değerlisini, önde geleni, kutlananı  yansıtmaktadır.

Anadolu  Türklerinin düz  flüt  tipli  üflemeli  sazı  Kaval,  Azerbaycan da  vurmalı  saz Gaval (membranofon  veya  litofon)[20] adıyla  tamamen  farklı  bir  enstrümanı  anlatmaktadır. Böyle  bir  tezatlığın başlıca sebebi, daha önce belirtildiği gibi, Türklerin tüm tarihi dönemlerde en değerli müzik enstrümanın ismini kutsal olan güç veya  emanetler ile bağdaştırma geleneklerinden  kaynaklanmaktadır.

Anadolu   Türkleri  "...sufi  olmadan,  Mevlevi  ayinlerine  aktif  katılması, burada  müzisyenlik, hanendelik  görevleri... "(Ansiklopedik lügat "İSLAM" c.206) geniş  kitleler  arasında  sufi   kavramların  yaygınlaşması bir  kanaat olarak  kabul edilebilir.  Buna  göre Anadolu  bölgesinde  yaşayan Türklerin kutsal algılanan düz  flütüne  Kaval  isminin  takılması  hiç de  aykırı  değildir.

Sema ayinlerinde  5-10 kişiden[21] oluşan ve ahenk oluşturabilen düz flüt icracılarına sürekli ihtiyaç duyulmaktaydı. Bildiğimiz gibi, çobanlar kitlesi  içerisinde, sosyal ihtiyaçlardan dolayı, düz  flütte  uzmanlaşma  söz  konusudur. Yalnız  çobanların  düz  flüt  uzmanlaşması sanattan kar etme (sanatkar, sanatçı) gayretini  taşımamaktadır.  Bu durum Mevlevilik  bünyesinde  bulunan  neyzenler (usta-çırak) ekolünden farklıdır. Çobanın esas  mesleği  çobanlık  ve  bu  işte ona yardımcı, sürüyü yönetebilmek için kullanılan, düz  flüt çeşidi bir araçtır. Olayın  ikinci  boyutu  çobanın  geleneklerini, icra  ettiği  müziğini ve  rivayetlerini ve bununla ilgili, örneğin, Sema  ayinlerinden  esinlenerek  yenilenen  görüşlerini   ortaya  koyacaktır.  Profesyonel  müzisyen  çobanın  düz  flütü  diyatoniktir, "... delik  sayısı  5 ile 8 arasında değişebilmektedir" .(Burhan Tarlabaşı  Kaval  Metodu s.65) "... Mutrıb  heyetini idare eden" [22] neyzen başı " tarafından,  fark  edilen " ve farklılık  oluşturan çobanın  düz  flüt  çeşidine  illa  " Nayi  haftebend " [23] için " haftebend" ekini zaruri kılmaktadır ki,  bu  enstrümanda ses deliklerinin sayısı, diğer düz  flüt çeşidine göre sabit olması  koma  repertuarına  "müsaide" eden  temel şartlarından  biridir. Dışardan çağırılan ve  "... Mevlevi  mukabelesinde  Neyin  (düz  flütün S.G.) önemli  rolünü ..." (Süleyman Erguner . Mevlevi  Musikisi) kendisi için tekrar  kanıtlayan icracı,  sosyal  alanına  döndüğünde  büyük  bir  ölçüde Sufi kültüründen esinlenerek, gözde  olan  düz  flütüne (Düdük / Duduk / Tütek / Tüydük vs. [24] adları ile değişebilen) yeni bir rehber, baş, yönetici veya önemsenen kavramlarını icat  edecektir  ki, Anadolu da yaşayan Oğuz Türklerin düz  flüt "yöneticisi" Arapça'dan  metateze  uğrayan   kavvaştan   Türkçeleşmiş  Kaval, Azerbaycan da  ise  sazende (makam triyosu) grubunun "yöneticisi" hanendenin elinde Def/Tef - Gaval (Abdullayeva S. s.285), Gobustan  bölgesinde  Cingirdağ  dağın  eteğinde gözde Gaval Daş[25]  litofonu  olacaktır.          

Kıyasladığımız faktörler Türklerin "canlı" nitelikte sayılan düz flütün adlarında  totemleşme  unsurlarını  ve  bununla  ilgili  kalıplaşmış  geleneklerini  kanıtlamaktadır...   


 

DİPNOTLAR:                                          

[1] Totemleşme  veya  totemizm (Totem  kelimesinden türetilmiştir. Bu  kelime  ilk  defa   Kuzey Amerika'daki  bir  Kızılderili kabilesinin - Ojibwe -  dilinde  kullanılmıştır) bir  terim  olarak  ilkçağ  kabilelerinin  inançlarını ve  büyü ile ilgili  görüşlerini  ifade  eder. Bazı  hayvanlar  ve  bitkiler kutsallaşarak (doğa  olayları  ve  cansız  eşyalar  daha  az  sayıda) totemleşmekteydi. Kabilelerin  rivayetine  göre  totem   soyun  (veya  grubun)  efsanevi  atasıdır  ve  ona  ulaşan  akrabalık  bağları uzanmıştır. (Sovyet  Ansiklopedik  Lügati, Totemizm s.1358) Dünya   mitolojilerinin  bir  çoğunda   (özellikle  putperestlik, paganizm dönemlerinde)   totemleşme  motifi  görülmektedir.

[2] Farklı  kültürlerin  değişik  ses  renklerini  benimsemesi  ve  kutlanması  ile  ilgili  bilimsel  boyutlara dayanan  araştırmasının  özeti  hakkında   bkz.  Земцовский И. Народная  музыка.  Музыкальная  энциклопедия. М., Т. 3, 1976. c. 897 (Zemtsovsky İ. Müzik  Ansiklopedisi.Moskova, Cilt. 3,1976. s. 897 .Halk  Müziği makalesi).

[3] İlgili  eserin  adı  kaynakçadadır.

[4] Ambuşur  tipli  aerofonları  S.G.

[5] Gafarov S. Türk  Soylu Halkların  Dillerinde  Aerofonları Teşhis Eden  Kavram. Kayseri  Erciyes  Üniversitesi  Güzel Sanatlar  Fakültesi Müzik  Sempozyumu 14-16 nisan  2005.

[6] Bkz.  http://www.mevlana.ws/modules.php?name=Sections&op=viewarticle&artid=16

[7] Makalenin  tam  metni  İnternet   http://www.cemalresitrey.com/son%20soz.html  sayfasındadır.

[8] Bkz.  http://www.hellados.ru/ill.php?name=%CC%E0%F0%F1%E8%E9

[9] Bkz.  http://www.hellados.ru/pic.php?id=87

[10] Bkz.  http://www.hellados.ru/pic.php?id=441  ;   http://www.hellados.ru/pic.php?id=443

[11] Bkz. http://www.hellados.ru/pic.php?id=905

[12] Bkz. http://www.hellados.ru/texts/pan.php

[13] Bkz. http://www.hellados.ru/ill.php?name=%C0%EF%EE%EB%EB%EE%ED

[14] Ongon : Türkçe-Moğolca'dır. Putlar daha doğrusu "ruhların bulunduğuna" inanılan tasvirler anlamına gelir. Çeşitli malzemelerden yapılır ve pek çok şeyi betimlerler, kavim tapıncının büyük bir bölümünü temsil ederler. (Roux-O.Asya) Bkz. http://www.turkleronline.com/sozcuk/sozcukler_oopr.htm

[15] Bkz. Kammolodin Ş.  Samanilerin  Doğuşu  Hakkında  Çıkan  Soru.          http://www.ethnonet.ru/lib/Chubin.html

[16] A.g.e. Kammolodin Ş.  http://www.ethnonet.ru/lib/Chubin.html

[17] Bkz. Vladimirskiy  S. Atalarımızın Geleneklerini  Kimler  Koruyacaktır ? : http://grenada.al.ru/kto1.htm

[18] Atınç   Emnalar  Kaval. Bkz.  http://www.turkuler.com/thm/kaval.asp

[19] Ernst  Karl  Sufizm. Bkz: http://www.universalinternetlibrary.ru/book/ernst/8.shtml

[20]Bkz.  Abdullaeva  S. Azerbaycan'ın Halk Müzik Çalgıları. s.7;194.

[21] Mevlevi  ayinlere gösterilen  neyzen  sayısı  ile  ilgili  bkz.  Süleyman  Erguner'in  " Ney - Metod " kitabının   Mevlevi  Musikisi  bölümünü

[22] Bkz.  Süleyman  Erguner'in  " Ney - Metod " kitabının   Mevlevi  Musikisi  bölümünü.

[23] Yedi  delikli  Ney  anlamındandır.  Bu  adla  ilgili  Neyin (veya düz  flütün) tanımlanması  hakkında  bkz. Ansiklopedik lügat "İSLAM" c.162,  Маулавийа (Türkçe  Mevlevi) makalesinde.

[24]Fikrimize göre, Düd/Dud/Tüt/Tut, Düdük/Duduk/Tütek/Tüydük  sözcüklerin köklerini teşkil ederek morfoloji  biçimi ile öt, ötmek, öttürmek kelimeleri ile bağdaşmaktadır. İslam öncesi ve daha sonralarda Türklerin önemsenen ıslık aracılığı ile ses çıkaran flüt tipli enstrüman adlarında genel olarak kullanabilirdi. Düdük/ Duduk/ Tütek/Tüydük  kendiliğinde aerofonları  çağrıştıran  bir  tabirdir. Günümüze  ise  yansıtılan  "ötkü çalgıları"        (Gaziminihal  M.) nitekim  tüm  üflemelileri  bir  kavram  altında  bağdaştırmaktadır.

[25] Gobustan'ın   Gaval Daş'ı  ile  ilgili  bkz . http://www.window2baku.com/eng/Ancient/9gobustan.htm

 

KAYNAKLAR:                         
Абдуллаева С. Народный музыкальный инструментарий Азербайджана.- Баку: Элм, 2000.( Abdullaeva S. Azerbaycan'ın Halk Müzik Çalgıları,"Elm" Yayınevi, Bakü - 2000)
Atınç Emnalar Kaval. Bkz. http://www.turkuler.com/thm/kaval.asp
Владимирский С. Кто хранит традиции предков ? : http://grenada.al.ru/kto1.htm ( Vladimirskiy S. Atalarımızın Geleneklerini Kimler Koruyacaktır ? )
Gaziminihal M.Türk Nefesli Çalgıları.- Ankara : Kültür Bakanlığı Yayınları, 2001.

Гайсин Г. А. Гармоника в казахской музыкальной культуре XIX века. Ярославский Педагогический Вестник 2003. No73 (36). См. статью на интернет странице : http://www.yspu.yar.ru/vestnik/novye_Issledovaniy/21_11/ ( Gaysin G. XIX yüz.Kazak Müzik Kültüründe Armonika,Yaroslav Pedagoji Dergisi, 2003, No.3 (36)).

Cemal Reşit Rey Musikinin Kudreti. http://www.cemalresitrey.com/son%20soz.html

Земцовский И. Народная музыка. Музыкальная энциклопедия. М., Т. 3 , 1976. ( Zemtsovsky İ. Müzik Ansiklopedisi. - Moskova, Cilt. 3,1976.Halk Müziği makalesi).

Кун.Н.А. Легенды и Мифы древней Греции.- М.,1975. ( Kun N. A. Antik Yunan Efsaneleri ve Mitolojisi.- Moskova,1975. )

Кароматов Ф. Узбекская инструментальная музыка.- Ташкент : Издательство литературы и искусства им. Гафура Гуляма, 1972.
( Karomatov F. Özbekistan Çalgısal Müziği.- Taşkent : Gafur Gulyam adına
Edebiyat ve Kültür Yayınevi,1972. )

Камолиддин Ш. К вопросу о происхождении Саманидов: http://www.ethnonet.ru/lib/Chubin.html ( Kammolodin Ş. Samanilerin Doğuşu Hakkında Çıkan Soru. )

Т.Ливанова ИСТОРИЯ ЗАПАДНО-ЕВРОПЕЙСКОЙ МУЗЫКИ до 1789 года
T. I. По XVIII век. - M.: Mузыка. 1983. http://yanko.lib.ru/books/music/livanova_history_of_euro-music_till_1789-1=a.htm
(T. Livanona Batı-Avrupa Müzik Tarihi 1789 yılına kadar .Çilt I.Moskova. MUSİKİ Yayınevi.1983.)

Мациевский И. В. Современность и инструментальная музыка бесписьменной традиции. В сб. Современность и фольклор.- М., 1977.
( Matsiyevskiy İ. V. Çağdaş dönem ve yazılı olmayan geleneklerin çalgısal
müziği. Çağdaş ve Folklor derlemsi.- Moskova,1977. )

Низами Гянджеви. Избранное.- Баку,1980 ( Nizami Gencevi. Seçilmiş Eserler.- Bakü, 1980.)

Say A. Müzik Tarihi. - Ankara : Müzik Ansiklopedisi Yayınları, 2003.

Cоветский Энциклопедический Словарь. - Москва : "Советская энциклопедия",1990. ( Sovyet Ansiklopedik lügati.- Moskova : "Sovyet Ansiklopedisi ",1990 )

Süleyman Erguner Ney - Metod .- İstanbul: Yaşar Matbaası ve Günlük Ticaret Tesisleri,1986.

Tarlabaşı B. Kaval Metodu.- İstanbul,1990.

Türkleroline. Sözcükler. Bkz. http://www.turkleronline.com/sozcuk/sozcukler.htm

Успенский В., Беляев В. Туркменская музыка. Ашхабад,1979. ( Uspenskiy V. Belyaev V. Türkmenistan Müziği. Aşkabat, 1979. )

Эллада : мифология Древней Греции. ( Hellados: Antik Yunan Mitolojisi ). Bkz. http://www.hellados.ru/index.htm

Энциклопедический словарь " Ислам ".- M.: Наука, 1991. ( Ansiklopedik lügat " İSLAM". - Moskova : BİLİM Yayınevi, 1991 )

Эрнест Карл Суфизм.:http://www.universalinternetlibrary.ru/book/ernst/8.shtml
( Ernst Karl Sufizm. )

 www.muzikbilim.com
Bütün hakları saklıdır.