M   Ü   Z   İ   K          v  e          B   İ   L   İ   M
" U l u s l a r a r a s ı   H a k e m l i   B i l i m s e l    M ü z i k   D e r g i s i
"
ISSN: 1304 - 6446 (Online)


Yarı zamanlı; Mart, Eylül
 Sayı:2  (Eylül 2004)  

 
SAFİYÜDDİN ABDÜLMÜMİN URMEVİ'NİN SES SİSTEMİ TEORİSİNE
MATEMATİKSEL BİR YAKLAŞIM
Ahmet Emre ÇELİK

ÖZET:

XIII. yüzyılda yaşayan Safiyuddin Abdülmümin Urmevi'nin ortaya attığı müzik teorisi birçok araştırmacı tarafından ele alınmış ve teori hakkında açıklamalar yazılmıştır.

Bu teorinin ses sistemi bölümü uzun yıllardan sonra tekrar gündeme getirildi, birçok görüş türetildi, ancak bu yeniden gündeme geliş sırasında teorinin matematik olarak farklı anlatımları oldu.

Bu çalışmada Safiyuddin'in teorisindeki ses sistemi bölümü ele alındı, matematik hesaplamalar tekrardan yapıldı ve yeni tespitlerde bulunuldu.

 
 Anahtar Kelimeler:  
Safiyyüddin Abdülmümin Urmevi - Arel Ezgi Uzdilek - Pisagoras - Ses Sistemi


GİRİŞ
Safiyüddin Abdülmümin Urmevi, XIII. yüzyılda yaşamış, Türk Sanat Müziği[1] için önemli bir teoriysen ve müzisyendir. 1988 yılında Prof. Yalçın Tura'nın yazdığı "Türk Mûsıkîsi'nin Mes'eleleri" isimli çalışmanın ardından bu önemli isim tekrardan yoğun olarak Türk Sanat Müziği'yle ilgili tartışmalarda gündeme gelir oldu. Sayın Tura kitabının büyük kısmını günümüzde Türk Sanat Müziği eğitimi ve nota yazımında kullanılan  Arel-Ezgi-Uzdilek Ses Sistemi teorisinin Türk Sanat Müziği'ne ait olmayıp tonal müziğe ait bir ses sistemi olduğu,[2] ancak Safiyüddin Abdülmümin Urmevi'nin ortaya koyduğu ses sistemi teorisinin Türk ve şark müziğini doğru tanımlayan bir teori olduğu[3] tezi üzerine kaleme alınmış farklı yazılara ayırmıştır. Bu yazıların yarattığı etki günümüze kadar sürmüş ve Türk Sanat Müziği camiasında bu önerinin doğruluğuna dair bir kanaat yerleşmiştir. 1988-2004 yılları arasındaki akademik kabul edilen çalışmaların bir çoğunda birebir tekrar edilerek yer almış, Prof. Tura'nın incelemeleri sonucu oluşturduğu görüş sanki bir tez değil de %100 gerçekmiş gibi bir davranış biçimi ve önyargı oluşmuştur. Bu önyargının kökünde:

 

a) Ana metin olan Kitab'ül-Edvar'ın tam metninin Dr. M. Nuri Uygun tarafından ancak 1999 yılında günümüz Türkçe'sine kazandırılmış olması, bu nedenle ana kaynağın anlatımları çözümlenmeksizin Prof. Yalçın Tura'nın eserinden tâli alıntılar yapılması,

b) Tez,  antitez, hipotez gibi bilimsel bazı kavramların müzikle ilgilenen kişilerce ne olduğunun tam olarak anlaşılamaması, bu nedenle Prof. Tura'nın çalışmasındaki tez, hipotez ve anlatımların değişmez ve tartışılamaz gerçekler olduğu anlayışı,

 

olduğu söylenebilir. İkinci olarak düşündüğümüz sebep ne yazık ki Türk Sanat Müziği camiasında Arelciler ve Safiyüddinciler (veya gelenekçiler) olarak isimlendirilebilecek, bilimsel görüş açısından uzak taraftar guruplarının oluşmasına yol açmıştır.


Bu çalışmada, Safiyüddin Abdülmümin Urmevi'nin ses sistemi teorisini ele alarak, tarafsızca gerçekte ne olup ne olmadığını anlamaya çalışacağız. Kaynak olarak Dr. Mehmet Nuri Uygun'un "Safiyyüddin Abdülmü'min Urmevî ve Kitâbü'l-Edvârı" isimli çalışmasındaki Kitabül Edvar çevirisini kullanacağız. Safiyüddin'nin önerdiği sistemi anlamaya çalışırken, anlatımları hesaplayarak ilerleyeceğiz. Yeri geldikçe bugüne kadar yapılmış yorumları ve hesaplamaları kendi yorum ve hesaplamalarımızla karşılaştıracağız. Bugüne kadar yapılmış yorumlar için Safiyüddin'nin ses sistemini ciddi olarak inceleyen iki eserden " Prof. Yalçın Tura'nın "Türk Mûsıkîsinin Mes'eleleri" ve Dr. M. Nuri Uygun'un "Safiyyüddin Abdülmü'min Urmevî ve Kitâbü'l-Edvârı"- yararlanacağız. Yeri geldiğinde başka ciddi çalışmalardaki tespitlere de yer vereceğiz.

 

Safiyüddin'in ses sistemini incelemeye başlamadan önce, ses sistemi kavramının ne olduğu veya ne olmadığını tanımlayalım. Ses sistemleri varolan müziğin seslerinin matematik değerlerini ortaya koymaya çalışan kuramlardır. Bir müzik türü üzerine yazılan diğer tüm kuramlar ses sistemi kuramını temel alır. Bugünkü teknolojik imkanların bulunmadığı eski çağlarda müziği anlatabilmek, standartlaştırabilmek için kullanılabilecek tek yöntem matematik olduğu için müzik matematiğin bir kolu olarak değerlendirilmiştir. (UYGUN, 1999:10)

 

Safiyüddin'in ses sistemi, varolan müziğin seslerinden yola çıktığı için hem müzikal olarak, hem de bu sesleri kesir olarak anlatmaya çalıştığı için matematiksel olarak iki farklı yönden incelenmelidir. Biz bu çalışmadaki incelemelerimizi matematik çerçevesinde ele alıyoruz. Safiyüddin'in anlatımlarından yola çıkarak yaptığımız hesaplamalar sonucunda seslerin kesir değerlerini elde ediyoruz. Ancak bu kesirlerin ne anlama geldiğini her okuyanın anlayabilmesi için kesirlerin sent ve Holder Koması[4] cinsinden değerlerine de çalışmanın ilerleyen satırlarında yer vereceğiz.

 

SAFİYÜDDİN ABDÜLMÜMİN URMEVÎ'DE SESLERİN ANLATIMI:

Safiyüddin, "Kitâb'ül-Edvâr" isimli eserinde ortaya koyduğu ses sistemini, icracısı olduğu ud enstrümanı ile anlatmıştır. Eserinin "Desatin Kısımları Hakkında" isimli ikinci bölümünde seslerin oranları vermek yerine, sadece nasıl elde edildiğini anlatmaktadır. Bu anlatımında, telli bir çalgının gerilmiş telini temsil eden bir çizgiyi kullanmıştır. Perdelerin bu telin hangi noktalarına basılırsa çıkacağını tarif etmiştir. Safiyüddin'in anlatımlarını (UYGUN, 1999: 66, 67)  esas alarak hesaplamalar yapalım ve seslerin kesri değerlerini bulalım:

Safiyüddin bu telin baş tarafını A sonunu ise M harfleri ile işaretlemiştir.

 

                             1
A ve M TELİ = 
                             1

Şekil 1. A ve M Telinin Boyu ve Matematiksel ifadesi.

b)A ve M uzunluğundaki telin tam ortasındaki baskı noktasının ismi -YH'dir.

1 x 1          1
——  =  ——
1 x 2          2

Şekil 2. YH Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

c)A ve M uzunluğundaki tel üçe bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -YA'dır.

1 x 2          2
——  =  ——
1 x 3          3

Şekil 3. YA Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

ç) A ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -H'dir.

1 x 3         3
——  =  ——
1 x 4         4

Şekil 4. H Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

d) H ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -Yh'dir.

3 x 3         9
——  =  ——
4 x 4        16

Şekil 5. Yh Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

e)A ve M uzunluğundaki tel dokuza bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -D'dir.

1 x 8         8
——  =  ——
1 x 9         9

Şekil 6. D Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

f)D ve M uzunluğundaki tel dokuza bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -Z'dir.

8 x 8        64
——  =  ——
9 x 9        81

Şekil 7. Z Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

g) H ve M uzunluğundaki tel sekize bölünür, elde edilen parça H noktasından A noktasına doğru eklenir bu baskı noktasının ismi -h'dir.  (8'e bölünerek elde edilen en küçük parça A noktasına doğru eklendiği için kesir 9/8 olarak ifade edilir.)

3 x 9        27
——  =  ——
4 x 8        32


Şekil 8. h Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

ğ) h ve M uzunluğundaki tel sekize bölünür, elde edilen parça h noktasından A noktasına doğru eklenir bu baskı noktasının ismi -B'dir.  (8'e bölünerek elde edilen en küçük parça A noktasına doğru eklendiği için kesir 9/8 olarak ifade edilir.)

 27 x 9           243
———  =  ——
 32 x 8           256


Şekil 9. B Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

h) B ve M uzunluğundaki tel üçe bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -YB'dir.

243 x 2       486
———  =  ——
256 x 3       768

Şekil 10. YB Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

Elde ettiğimiz 486/786, 6 ile sadeleştirilebilir bir kesirdir. 786 ve 486 sayılarını ayrı ayrı 6'ya bölerek sadeleştirdiğimizde elde edeciğimiz kesir 81/128'dir.

 

ı) B ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -T'dir.

243 x 3           729
———  =  ——
256 x 4          1024

Şekil 11. T Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

i) T ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -YV'dir.

729 x  3           2187
———  =  ——
1024 x 4         4096

Şekil 12. YV Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

j) YV ve M uzunluğundaki tel ikiye bölünür, elde edilen parça YV noktasından A noktasına doğru eklenir bu baskı noktasının ismi -V'dir.  (2'ye bölünerek elde edilen en küçük parça A noktasına doğru eklendiği için kesir 3/2 olarak ifade edilir.)

2187 x 3          6561
———  =  ——
4096 x 2         8192


Şekil 13. V Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

k) V ve M uzunluğundaki tel sekize bölünür, elde edilen parça V noktasından A noktasına doğru eklenir bu baskı noktasının ismi -C'dir.  (8'e bölünerek elde edilen en küçük parça A noktasına doğru eklendiği için kesir 9/8 olarak ifade edilir.)

6561 x 9        59049
———  =  ——
8192 x 8        65536


Şekil 14. C Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

l) C ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -Y'dir.

59049 x 3      177147
———  =  ——
65536 x 4      262144

Şekil 15. Y Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

m) Y ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -YZ'dir.

177147x3    531441
———— = ———
262144x4   1048576

Şekil 16. YZ Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

n) V ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -YC'dir.

6561 x 3         19683
———  =  ——
8192 x 4         32768

Şekil 17. YC Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

 

o) Z ve M uzunluğundaki tel dörde bölünür, birinci parçanın sonundaki baskı noktasının ismi -YD'dir.

  64 x 3           192
———  =  ——
  81 x 4           324

Şekil 18. YD Sesinin Hesaplanması ve Tel üzerinde gösterimi.

Elde ettiğimiz 192/324, 12 ile sadeleştirilebilir bir kesirdir. 324 ve 192 sayılarını ayrı ayrı 12'ye bölerek sadeleştirdiğimizde elde edeciğimiz kesir 16/27'dir.

 

Bir oktav içerisindeki sesleri anlatan Safiyüddin, her sesin tiz tarafta bir benzerinin olduğunu söyler ve seslerin bir oktav tizdeki isimlendirmesini yaparak sistemini iki oktav olarak tanımlar (UYGUN, 1999: 67):

(A)     

(B)     

(C)     

(D)     

(h)     

(V)     

(H)     

(Y)     

(YB)  

nın tizi (YH)

nin tizi (YT)

nin tizi (K)

nin tizi (KA)

nin tizi (KB)

nin tizi (KC)

nin tizi (Kh)

nin tizi (Kz)

nin tizi (KT)

(YD)

(YV)

(Z)

(T)

(YA)

(YC)

(Yh)

(YZ)

(YH)

nin tizi (LA)

nin tizi (LC)

nin tizi (KD)

nin tizi (KV)

nın tizi (KH)

nin tizi (L)

nin tizi (LB)

nin tizi (LD)

nin tizi (Lh)

 

Yukarıdaki hesaplamalarla elde edilen kesirler, Safiyüddin Abdülmümin Urmevi'nin verdiği 1/1 tel boyuna göre tel boylarıdır. Günümüzde seslerin tanımı, tel boyları için kullanılan kesirler yerine, frekans kesirleri, bağıl frekans, Holder Koması veya sent değeri olarak verilir. Bu yüzden bundan sonra vereceğimiz tüm kesirler frekans kesri olarak verilecektir. Bu noktadan sonra yapacağımız hesaplamalarda sonuç açısından bir şey değiştirmeyeceği için ikinci oktavdaki sesleri kullanmayacağımızı da belirtelim. Şimdi elde ettiğimiz seslerin frekans kesri, Holder Koması ve sent olarak değerlerini tablo 1'de gösterelim.[5]

 

Tablo 1. Safiyüddin'in Teorisindeki Seslerin Frekans Oranları, Koma ve Sent Değerleri.[6]

SESİN
İSMİ

A ve M  TELİNE FREKANS ORANI

KOMA DEĞERİ

SENT DEĞERİ

A

1/1

0

0

B

256/243

3,98

90,22

C

65536/59049

7,96

180,44

D

9/8

9,00

203,91

h

32/27

12,99

294,13

V

8192/6561

16,97

384,35

Z

81/64

18,01

407,82

H

4/3

21,99

498,04

T

1024/729

25,98

588,26

Y

262144/177147

29,96

678,49

YA

3/2

31,00

701,95

YB

128/81

34,98

792,17

YC

32768/19683

38,97

882,40

YD

27/16

40,00

905,86

Yh

16/9

43,99

996,08

YV

4096/2187

47,97

1086,31

YZ

1048576/531441

51,96

1176,53

YH

2/1

53,00

1200,00

 

 

KAYNAKLARDA BELİRTİLEN YZ SESİ ORANI:

"Safiyüddin Abdülmümin Urmevî'de Seslerin Anlatımı" başlığı altında verilen sonuçları Prof. Tura'nın "Türk Mûsıkîsi'nin Mes'eleleri" ve Dr. Uygun'un "Safiyyûddin Abdülmü'min Urmevî ve Kitâbü'l-Edvârı" isimli eserlerde verilen bilgilerle karşılaştırdığımızda, bu eserlerin YZ isimli ses için 1048576/531441 yerine 243/128 oranını verdiğini görürüz. YZ isimli sesin oranının 243/128 olarak kabul edilmesi Sayın Uygun'un çevirisi ile yorumu arasında bir çelişki oluşturur. Bu çelişki, Dr. Uygun'un yorumlamalarda Prof. Tura'nın verdiği oranlardan faydalanmış olabileceğini akla getirir. YZ sesinin oranındaki  farklılığın (1048576/531441 - 243/128) neden kaynaklandığını anlayabilmek için Dr. Uygun'un çevirisindeki anlatım (UYGUN, 1999: 67) ile Prof. Tura'nın YZ sesini anlatımı (TURA, 1987: 184) Tablo 2'de karşılaştıralım.

 

Tablo 2. YZ Sesi İçin Yapılan İki Farklı Anlatım.

UYGUN'UN ÇEVİRİSİ

TURA'NIN ANLATIMI

"Sonra (Y) ile (M) arasını dörde bölelim ondan birinci kısmın sonuna (YZ)  diyelim."

"Telin ile