|
GİRİŞ
Avrupa'da
olduğu gibi Türkiye açısından Hint Müziğinin ilgi çekici bir
özelliği vardır. Hint Müziği ritim, melodi ve ifadesiyle Doğu'nun
farklı bir müzik tarzına sahiptir. Zaman zaman Türkiye'ye Hindistan'dan
müzik grupları gelir ve müziklerini icra ederler. Buna rağmen Türk
araştırmacılar açısından Hint Müziği yeterince tanınmamaktadır. Hint
Müziğinin tanınması için yapılan icrâ yanında başlıca tanıtım araçları
olan kitap veya makaleler de gereklidir. Aşağıda Hint Müziğine kısaca
değindikten sonra araştırmacılar ve meraklılar için, kısa bir
bibliyografyanın ardından XVI. yüzyılda Osmanlılar zamanında İstanbul'a
gelerek müzik yapan bir Hint grubundan bahsedilecektir.
HİNT MÜZİĞİ HAKKINDA
Çeviri
dahi olsa, Hint Müziği hakkında Türkçe yayınların olmaması
gerçekten gariptir. Halbuki Türkler'le Hintliler birlikte uzun zaman
beraber yaşamışlardır. Hattâ ırkbilimcilerin Orta Asya'daki Ari Irk
görüşünce, Türkler ve Hintliler akrabadır. Müslümanlar'ın Sind
Bölgesi'ndeki ilk tanışmalarından sonra da
sadece komşuluk ilişkileri ile değil birlikte devletler
oluşturmuşlardır: Gazneliler, Selçuklular, Moğollar (veya Babürlüler)
gibi. Türkler ve Hintliler ortak bir kültürü paylaşmışlardır.
Hindistan'la ilgili en geniş Türkçe yazılmış tarih çalışması Hikmet
Bayur'un "Hindistan Tarihi" (I-III, Ankara 1956) olmakla birlikte, bu
eserde Hindistan'ın kültür zenginliklerine hemen hemen
hiç değinilmemiştir. Halide Edip'in Hint Müziğiyle
ilgili çok kısa bir makalesi vardır. 1946-49 yıllarında ise çoğunluğu R. Tagore'den olmak üzere Hint tiyatro
oyunlarından bazı örnekler Türk tiyatrolarında oynamıştır.(BORCAKLI, vdğr.,
1973: 340)
Asıl
konu XVI. yüzyılda bir Hintli müzisyen grubunun günümüze ulaşan
bestesi ise de; burada bir ihtiyacı karşılayan Hint Müziğinin tarihine
ışık tutacak küçük bir bibliyografyaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle Hint
Müziği hakkında aşağıdaki Farsça ve İngilizce kaynaklardan
yararlanılabilir. İranlı müzik araştırmacılarından Danişpejuh'un
Farsça müzik eserleri ile ilgili uzun makalesinde pek çok kaynakdan
bahsedilmektedir. (DANİŞPEJUH, 1349-1350 hş.[1])
(DANİŞPEJUH,
1353-1354 hş.)
Biz
burada bazılarına yer vereceğiz:
Anonim,
Mecmua, İçinde bulunan üç risaleden
ilkinde sema,
ikincisinde hint musikisi makamları anlatılır. Eserin XII / XVIII.
yüzyıla ait bir nüshası, British Museum'da (Or. nr. 7628) bulunmaktadır
[Hüner u merdüm, nr.155, 1354, s.65].
Anonim,
Tercüme-i Pericataka, Hint Musikisi
hakkında olup
Sanskiritçeden Farsçaya çevrilmiştir [Hüner u merdüm, nr. 44 ve
nr. 94, 1349, s. 31].
Fakîrullah
Fakir Seyf Han, Raga Darpen, Aslı Sanskiritçe olan
bu eseri Fakîrullah Fakir Seyf Han 1076/1665'da Farsçaya tercüme
etmiştir [Hüner u merdüm, nr.41].
Feridüzzaman
fi marifetil-elhan,
Gucerat emiri Emir Şemseddin İbrahim Hasan Ebu Reca için
yazılmıştır [Hüner u merdüm, nr.12].
Gulam
Rıza b. Muhammed penah, Usulün-nağamatil-âsafiye [Hüner
u merdüm, nr.42].
Gunyetül-münye,
Ebül-muzaffer Firuzşah Tuğluk (h. 752-790) zamanında 776/1374 yılında
Gucerat emiri Emir Şemseddin İbrahim Hasan Ebu Reca için yazılmıştır.
Sanskritçeden tercümedir [Hüner u merdüm, nr. 13 ve nr. 94,
1349, s. 31].
Hasan
b. Hace Tahir b. Hace M. Kadi, Misbahüs-surur yâ
Miftahüs-surur, Bu kitap h. 1074/1663'te yazılmıştır. [Hüner u
merdüm, nr.40]
Kasım
b. Dust Ali el-Buhari, Keşfü'l evtar, Celaleddin Ekber
Şah (963-1014) için Hindistanda yazılmış bir şeşmakam risalesidir.
Yazar Kasım Buhari 988/1580'de hayatta idi. Eserin Şahcihanabad'da
1075/1664 yılında yazılmış bir kopyası British Museum'da (Or. nr. 2361,
vr.238b-240a) bulunmaktadır. [Hüner u merdüm, sy.155, 1354, s.64]
Muhammedcan
b. Fahrüddin Muhammed, Tuhfetü'l-Hind, Hint
musikisi hakkında 1071/1660'de yazılmıştır. [Hüner u merdüm,
nr.39]
Nayik
Bahşav (Naik Bakhshava), Ragaha-yı Hind, Hint musikisi
hakkında, Şah Cihan Padişah (1037-1068/1627-1657) adına yapılmış,
Sanskiritçeden tercümedir. [Hüner u merdüm, nr.38]
Sangit
Darpan, Risale-i ilm-i musiki be-reviş-i Hindî,
Sanskiritçe aslından Farsça'ya çevrilmiştir.
Bazı
İngilizce yayınlar:
Atiya
Begum Fyzee Rahamın, The Music of India, London 1926
Bake,
Arnold, "Ancient and Oriental Music", The New Oxford History
of Music, London 1957
Bandopadhyaya,
The Music of India, Bombay 1945
Bandopadhyaya,
The Origin of Raga, Delhi 1946
Broughton,
Simon- M. Ellingham- R. Trillo (eds), World Music,
London 1999
Case,
Margaret H., South Asian History 1750-1950: A Guide to
periodicals Dissertations and Newspaper, New Jersey 1968, s. 348-249
Chaubey,
S. K., Indian Music Today, Allahabad 1945
Danielou,
Alain, A Catalogue of Recorded Classical and Traditional
Indian Music, Unesco Publication 1952
Danileou,
Alain, Northern Indian Music, London 1949
Dearling,
Robert, The Encyclopedia of Musical Instruments,
London: Carlton Books Limited, 1997
Deva,
B. Chaitanyo, Musical Instruments, New Delhi 1977
Duckles,
V. H.- M. A. Keller, Music Reference and Research Materials,
London 1988, "Indian music", "raga" md.
Firozee
Framjee, Pandit, Theory and Practice of Indian Music,
Poona 1938
Fox-Strangways,
A. H., The Music of Hindostan, Oxford 1914.
Gangoly,
O. C., Ragas and Raginis, Bombay 1948
Henry,
Edward O., Chant the Names of God, San Diego 1988
History
of Indian Music and Musicians,
baskı yeri ve tarihi yok.
Ikram,
S. M., History of Muslim Civilisation in India and Pakistan:
93-1273/711-1856, Lahore 1982, Hint müziği: s. 605-610, kaynakları
için bk. 625-626.
Jenkins,
Jean- Poul Rovsing Olsen, Music and musical instruments in
the world of Islam, London 1976, 100 s. Modern İslam dünyasından
bol fotoğraflı bir eserin içindekiler: 1- Giriş: Müzik ve çalgılar,
insan sesi, çalgıların adları, 2- Klasik Müzik: Arap, Fars, Türk ve
Kuzey Hindistan klasik müziği, 3- Çalgılar ve tarihleri: lutes,
fiddles, lyres, harps, zithers, flutes, trumpets, single reed
instruments (clarinets), double reed instruments (shawns, oboes), drums
and rhythms, 4- Dünya müziğine İslami etkiler 5- Bibliyografya oldukça
zengin. (ırcıca nr. 3755; isam nr. 35699) J. Jetkins-P. R. Olsen, Music
and musical ınstruments in the world of Islam, London 1976, 100 s. Bu
eserin tanıtımı için bk. Musiki Mecmuası, sy. 359, 1979, s. 21.
Jones,
William- N. A. Willard, Music of India, Calcutta 1962
Keshavarz,
Fateme, A Descriptive and analytical catalogue of
persian manuscripts, London 1986, s. 643 (Hint musikisi ile ilgili
bir yazma eser).
Kendadamath,
G. C., Indian music and Dance: a select bibliography,
Varanasi 1986, 261 s.
Krishnaswamy,
S., Musical Instruments of India, Publications
Division, 1967
Malm,
William P., Music Cultures of the Pacific, The Near East and
Asia, New Jersey 1967, s. 67-86
Maqam-Raga-
Zilenmelodik,
ed. J. Elsner, Berlin 1989, Bu kitap 1989'da yapılan bir seminerde
sunulan makalelerden oluşmaktadır. İçindeki konulardan bazıları: Orta
Asya ve Keşmir'de segah (s. 40), Azerbaycan mugamı (s. 86), Azerbaycan
sanat müziği sistemi (s. 133), ırak makamı (s. 148), şeşmakam (s. 181),
Özbek Tacik şeşmakamı (s. 200), Keşmir'de sufyana kelam makam (s. 248),
Hindüstani müzikte bir müslim raga fenomeni (s. 259).
Meredith,
O. G. M., Handlist of persian manuscripts 1895-1966,
London 1968, s. 32-33 (Hint müziği hakkında bir yazma).
Mukerji,
D. P., Indian music, Bombay 1945
Musical
Instruments of the World,
New York: Sterling Publishing Co. 1997
Mustafa,
M. N., Our Music a historical study, Bangladesh 1977,
200 s.+ indeks. İçindekiler: 1- giriş, 2- kaynaklar, 3- indus vadisi
müziği, 4- post-indus müziği, 5- vedik müzik ve aryanlar, 6- vedik
müziğin çöküşü, 7- pers ve grek etkisi, 8- klasik müzik: ragalar, 9-
müslim öncesi dönem, 10- müslümanların gelişi ve etkisi, 11- islam ve
müzik, 12- yeni dalga: emir hüsrev ve kavali, 13- kral öncüler, 14-
Delhi sultanları sırasında müzik, 15 ve 19- Baburlular sırasında müzik:
Ekber, Cihangir, Şahcihan, Evrengzib, 20- Moğollardan sonra ve hayalin
gelişmesi 21- yarı-klasik müziğin doğuşu, 22- Hayal'in doğuş ve çöküşü,
23- Hint kıtasının müzik sitilleri, 24- Gharanas'ın kaynağı, 25- Müzik
çalgılarının gelişimi ve orijinleri, 26- Bengali müzik ve kaynağı, 27-
Rabinranath Tagore ve müzik ekolü, 28- Kadı Nazrul islam ve müzik
ekolü, 29- Bengladeş halk şarkıları. Eserde hiç nota yoktur, bazı resim
ve çizimler var. Bibliyografya her bölümün sonunda kitap listesi
halinde verilmiştir.
Najma
Perveen Ahmad, "Muslim contribution to Hindustani Music", Muslims
in India (ed. R. Sahahi), New Delhi 1991, s. 38-47.
Nizami,
K. A., On History and Historians of Medieval, New Delhi
1983, s. 66 (Hasan Nizami'nin Tacü'l meâsir adlı tarihinden müzik
konusu aktarılmıştır).
Nunn,
Raymond, Asia References Works, London 1980, s. 15 vd.
Razvi,
M. H., Catalogue of MSS in the Maulana Azad Library Aligarh,
Ahmedabad 1985, s. 222-223.
Rizvi,
S. A. A., The Wonder that was India, London 1987, II,
277- 308) 1200-1700 tarihleri arasında Hindistanda güzel sanatlar ve
müzik, (II, s. 351-352) müzik, minyatür ve resmin bibliyografyası,
illüstrasyonlardan nr. 44'de sema, nr. 46'da sufi müzik vardır.
Rosenthal,
Ethel, The Story of Indian Music and Its Instruments,
London 1928
Slawek,
Stephen Matthew, Kirtan: A Study of the Sonic
Manifestations of the Divine in the Popular Hindu Culture of Banaras,
Ph. D, 1986, University of Illinois
Strangways,
A. H. Fox, The Music of Hindusthan, London 1914
Tewari,
Laxmi Gane, Folk Music of India: Uttar Pradesh, Ph. D,
1974, Wesleyan University
The
Larousse Encyclopedia of Music,
London: Hamlyn Publishing, 1971
The
New Grove's Dictionary of Music and Musicians,
London 1980, "Indian music".
Titon,
Jeff Todd (ed.), Worlds of Music, London 1996
HİNT MÜZİĞİ TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ
Bu
kısa bibliyografyadan sonra kısaca Hint Müziğinin tarihinden ve
Türkler'le ilişkilerinden bahsetmek XVI yüzyılda Hint Müziğinin durumu
hakkında bir fikir verecektir.
Hindistan'da
müziğin tarihi vedalara kadar uzanır. Ardından
gelen etkiler ragalar üzerine kurulu Hint Klasik Müziği'ni
oluşturmuştur. Delhi Sultanları ve Moğollar sırasında müzik, özellikle
korunmuş ve gelişmiştir. Onun için Ortaçağ'ın Moğol Sultanları Ekber,
Cihangir, Şahcihan ile Evrengzib, Hint Müzik Tarihi için önemli ve
müzik kültürünün öncüsü olmuş sultanlardır. Ekber'in tarihçisi
Ebü'l-Fazl Allami, "Ain-i Akbari" adlı eserinde,(ALLAMİ, 1989: cI. 32,
60, 235, 680-682 - c.II. 192, 198) Ekber Şah'ın devrinde Hindistan'da yetişen 36 müzisyenden bahseder.
Bunlar dışında Hayal ve Kavvali gibi müzikler de, söz
konusu dönemlerde ortaya çıkmıştır. Bunlardan Hayal Müziği ve Emir
Hüsrev'in başlattığı ve Çiştiyye Sufileri tarafından devam ettirilen Kavvali
Sufi Müziği, halen Hindistan sahnelerinde çalınmaktadır.
Kavvali
Müziğinin kurucusu kabul edilen Emir Hüsrev (h.
651-725) hem din bilgini, hem de bir sufi idi. Din ve edebiyatla ilgili
eserler yazmıştır. Eserlerinden bazılarında müzik hakkında bilgiler de
vermiştir.[2] Bu
eser "İ'câz-ı Hüsrevi"[3] içinde yayınlanmıştır. Eserde bulunan ikinci bölüm (risale) musiki
hakkındaki makalelerden oluşur. Şarkı, müzik, müzik aletleri ve
müzisyenlerden bahseder.[4] Emir
Hüsrev gibi bazı sufiler, çoğu zaman müzikle çalışmalar yapıyorlardı.
Bu sebepten müzik, Hint Sufilerinin hayatından bir parça idi. Meşhur
Hintli müzisyen Tan Sen, Şüttariyye Tarikatı Şeyhi
Muhammed Gavs'a hayrandı. (NİZAMİ: c.XIII, 403)
TARİHTE TÜRKLER VE HİNTLİ MÜZİSYENLER
Türkler
ve Hintliler'in tanışması yukarıda anlatılanlardan çok daha
eskilere uzanır. Bu tanışmanın sonucunda aynı kültürleri paylaştıkları
olmuştur. Mesela, tamamen Bozkır Medeniyeti anlayışından
geldiği kabul edilen Türkler'de Askeri Musiki geleneği yani nevbet
vurmak, Avrupa Müziğine olduğu gibi Hindistan'da da uygulanmıştır.
Ancak eski dönemlere ait yazılı kayıtlar (manuscript) azdır. Bütün
bunlara rağmen geçmişte Orta Asya ve Osmanlılar'ın kültüründe,
Hindistan ve Hint müzisyenlerle ilgili bazı bilgiler bulabilmekteyiz.
Mesela Ruhperver bunlardan biridir. XV. yüzyılda Türkçe müzik
eserlerinden olan Anonim Ruhperver, yedi bab üzere yazılmıştır.
Başında makamların, avâzelerin icâdı hakkında söylenenleri Adem
peygambere kadar uzatır. Müzik Mitolojisi için en ilginç bilgiyi ise;
yine aynı eserde buluruz. Bu eser Hindistan'da bin yıl yaşayan burnu
üçyüz altmışaltı delikli bir kuştan bahseder. Bu kuş öttüğü zaman
burnundaki deliklerden insanları mest eden bir müzik çıkarmış.[5]
Yazmalardan
çıkardığımız bilgilere göre XV. yüzyılda Osmanlı Sarayı'nda Mahmud
Hindî adında bir bestekârı
görmekteyiz. Osmanlı Sultanı II. Mahmud'un sarayında bulunan bu Hintli
müzisyenin yaptığı iki bestesinin sözleri bir yazma mecmuada kayıtlıdır.(ANONİM,
ts.) Ne yazık ki bu bestelerin notaları yoktur. Diğer taraftan Osmanlı
Müziği'nde görülen Devr-i Hindî usûlünün de bir hayli eski
olduğu kabul edilir.
Osmanlılar'la
Hindistan arasında en önemli siyasi ilişkiler,
Portekizliler'in Hindistan'a yerleşmeye başladığı yıllardı. Bu dönemde
deniz ticaretine hakim olmak, Portekizliler'e karşı Hind Müslümanlar'ın
çıkarlarını korumak için Kanunî Sultan Süleyman; Süleyman Paşa, daha
sonra Pîrî Reis ve Seydî Ali Reis idaresinde bazı gemilerini
Hindistan'a göndermişti.[6]
Bunlardan Seydî Ali Reis'in maceraları ilginçtir. Bu yakın siyasi
ilişkilerin olduğu sırada bir Hint müzik grubunun Osmanlı Sarayı'nda
bulunduğu ve müzik icrâ ettiği müzikologlarca kabul edilir. Yazma
mecmualarda günümüze ulaşan bu gurubun besteleri XVI. yüzyıl Hint-Türk
Müziğinin en eski örnekleridir.
XVII.
yüzyılda yaşayan Osmanlı bilginlerinden Taşköprüzâde ve oğlu
Mehmed Çelebi yazdıkları eserlerde raks ilminde Hintliler'in çok
meşhur olduklarını belirtirler. Mehmed Çelebi, "Mevzuatü'l- Ulûm"
adlı eserinde şöyle yazar:
"Dans
ilmiyle ilgilenenler melikler, emirler ve şarkıcılardır. Köleler,
cariyeler, bu ilmi öğrenmek için uğraşırlar. Hint halkı ise raks
ilminde şöhret sahibidirler".
Hint
rakkaselerin bu şöhretinden başka; XVII. yüzyılda Osmanlılar'da
bir Hint müzisyen grubunun yaptıkları besteler saray tarafından olduğu
kadar müzisyenler tarafından da beğenilmişti. Bu müzisyen grup, Osmanlı
müzisyenleri arasında, besteleri daima Hindî, Hinduyan, Hindiler olarak
anıla gelmiştir. Müziği XVII. yüzyıldan XVIII. yüzyıla taşıyan
eserlerde, bu Hintliler'in bestelerini ve saz eserlerinin notalarını
bulabilmekteyiz. Tıpkı Kantemir'in ve Kevserî'nin
eserlerinde notaları yazılı olduğu gibi. Kantemiroğlu, nota
koleksiyonunu XVII. yüzyılda, İstanbul'da yazmıştır. Bestelerde kendi
icâd ettiği notayı kullanmıştır. Eserin XVII. yüzyıldan kalma kopyaları
vardır. XVIII. yüzyıldan sonra yazılan bir çok Türkçe eserde de
Hintliler'in besteleledikleri eserlerin güfteleri görülebilmektedir.
Bunun için, yukarıda adı anılanların dışında, şu yazma ve basma
eserlere bakılabilir: Anonim, Mecmua-ı Güfte, İÜ Ktp., Ty, Nr.
966, Rıka, 43 Vr.; Rızai, Mecmua-i İrfan, İü Ktp., Ty, Nr.
5634, 155 Vr., 1210/1795 Tarihli; Anonim, Mecmua-ı Güfte,
Atatürk Kitaplığı, Mc, Nr. K455, 74 Vr., Xıx. Yy. Sonu; Ahmed Avni
(Konuk), Hanende: Müntehab Ve Mükemmel Şarkı Mecmuası, İstanbul
1317/1899.
SONUÇ
Tahminlere
göre Seydî Ali Reis ile birlikte Hindistan'da kurulan
Babürlüler Devleti'nin gönderdiği bir grup Hintli müzisyen, XVI.
yüzyılda Osmanlı Sarayı'na yerleştiler. Onların o dönemde Hindistanda
icrâ edilen müzik tarzını Osmanlı Sarayı'nda icrâ ettikleri
sanılmaktadır. Bu Hindliler grubunun çeşitli bestelerinin sözleri yazma
güfte mecmualarında kayıtlıdır. Bunlardan çoğu unutuldu, ama yalnızca
biri, Nişâbur Makamındaki peşrev, meşk sistemi
ile XVII. yüzyıla kadar Osmanlı Sarayı'nda icrâ edilmeye devam edildi.
XVII. yüzyıl sonlarında yazılan, Kantemiroğlu'nun yazma eserinde yer
alan bu beste 1926'da yayınlanan Dârülelhan'da günümüz Batı
notasına çevrilmiştir. Daha sonra müzikolog Prof. Yalçın Tura,
Kantemiroğlu'nun eserini yeniden ele almış ve XVI. yüzyıla ait Nişâbur
Makamındaki peşrevi, modern Batı notasına çevirmiştir [Kantemiroğlu, Kitabu
İlmü'l-musiki, haz. Yalçın Tura, İstanbul 2002]. Ayrıca bu beste "Bezmara"
müzik grubu tarafından CD'ye kaydedilmiş [CD, Istanbul, Kalan Müzik,
2002], "Kantemir Topluluğu" tarafından konserlerde de icrâ
edilmiştir [17 Aralık 2002, Istanbul, İşbank]. Hint Klasik Dönem Müzik
Tarihi ile ilgilenenlerin Türk Müzik Tarihi kaynaklarını da iyi
incelemeleri gerekir.
|