|
ÜRETİM
MEKÂNLARINDA
MÜZİĞİN
KULLANIMI
Müzik
adamlarının genelinde kabul gören "müziğin zaman ve mekan ile direkt
ilişkisi"; son yıllarda, farklı alanlarda, daha da önem kazandı.
Özellikle sinema sektörünün gelişiminde, daha doğrusu filmlerin
başarısında müziğin çok büyük etkisi ve önemi olmaya başladı. Son
dönemdeki başarılı filmler zihinlerimizde şöyle bir sıralanınca;
hepsinin müziklerinin de çok başarılı olduğu aklımıza geliverir. Örnek
vermek gerekirse; "Matrix"
filminin başarısı gösterilebilir. Müziğin; sahneleri, diyalogları ve
karakterleri bütünleyen özelliği ne kadar belirgin ve etkileyiciydi.
Baş
kahraman Neo'nun elindeki değnekten destek alarak, etrafında daire
oluşturan
rakiplerini ayaklarıyla yere serdiği sahnedeki müziği hatırlamak bile
tüylerimizi ürpertecektir. O sahneden müziği çektiğinizde ya da yerine
başka türde bir müzik koyduğunuzda; izleyende kalan etkinin
değiştiğini, azaldığını görebiliriz. İşin espri tarafını görmek
gerekirse; o müziğin yerine "Hababam
Sınıfı" filminin unutulmaz
müziği gibi bir müziği koysaydık; herhalde etrafta ne siyah giyinen
insanlar
görebilirdik, ne de geri kalan sahneleri aynı ürperti ve beğeniyle
izleyebilirdik.
Tüketim,
dolayısıyla üretimin büyük önem kazandığı günümüzde; dalın uzmanlarının
danışmanlığında iletişim, motivasyon vb. gibi konularda kurumlar,
ticari ya da
resmi teşkiller büyük bir duyarlılık içinde. "Asgari olanaklarla azami
üretim"i
amaçlayan üretim yöntemlerinde; toplam kalite yönetimi/sistemi,
bireysel ve
grupsal iletişim, birey ve kitle motivasyonu, konsantrasyonu gibi
konulara
ağırlık vermeye başlanıldı.
Türkiye'de
belli başlı kurum ya da teşkillerde uygulanan bu tür etkinliklerin
genele hitap
etmediğini ve "müzik psikolojisi"nin nerdeyse hiç kullanılmadığını
söylesek
yanlış olmaz. Böyle bir durumda, estetiksel yargıların tespitinden
sonra, müzik
sosyolojisi sayesinde elde edilen genel verilerin ve sonuçların
ışığında
uygulanması gereken müzik psikolojisi; personelin işe ve işyerine olan
motivasyonunu, konsantrasyonunu sağlamada en etkili ve gizli araçlardan
biridir. Ortama, zamana ve hatta hava koşullarına göre dahi
değişebilecek olan
konsantrasyonu ve motivasyonu sağlamada büyük bir önem kazanabilecek
yöntemleriyle müzik psikolojisi; maalesef ülkemizde müzik bilimi
içinden henüz
sıyrılabilmiş değildir. Eski dönemlerde tedavide kullanıldığını
bildiğimiz
müziği, psikoloji dalında birkaç ilgili psikolog uygulamaya
çalışmaktadır. Ya da
geleneksel müziklerle seanslar düzenlenmektedir. (Yazımızın bu bölümü
yüzeysel
bilgi verme amacındadır. Bu sebeple ilgili kişi ve kurumlardan tenzih
edilmiştir.)
Günün
her anı, her çeşit özellikte işi
için ayrı bir
müziğin, personeli motive edebileceği müzik psikolojisi uygulamaları
için,
belli bir yöntem izlenmelidir. En başta işyeri veya kurumun, bulunduğu
yerdeki/bölgedeki önemi, anlamı ve konumu gibi bilgiler sınanmalıdır.
Daha
sonra işyeri ya da kurumun kendi hedefleri, sistem organizasyonu,
çalışma biçimi,
personelinin nitelik çizelgesi ve görevlendirilme biçimi tablolarının
oluşturulmasından başka, yapılacak görüşmelere ve uygulanacak sorulara
binayen
personelin sosyal, ekonomik, kültürel durumu, eğilimleri, becerileri,
müzik
yatkınlığı, müzik ilgi çeşitleri, müzik satın alma ve dinleme
tercihleri vb.
gibi ilgili bilgiler elde edilerek kaydedilmelidir. Bina içi ve dışı
tesisler,
olanaklar (ulaşım araçları, sosyal tesisler vb.) yakından tanınmalıdır.
Tüm bu
verilerin toplanmasının sonrasında uygulamayı gerçekleştiren uzman kişi
veya
ekip; personel ile birebir ve sonra grup çalışmasında bir araya
gelmelidir.
Özellikle grup çalışmasında genel tespitlere dayanarak, izlenimlerden
katılımcılara bahsedilmelidir. Uygulamanın önemi gruba anlatılmalı,
onay vermeleri
sağlanmalı, "müziğin anlamı", "müziğin sağlıklı bir yaşam içindeki
önemi, yeri"
başlıklı örnekli sunuların bulunacağı -en az 30 dakika, (dikkatin
muhafazasına
bağlı olarak değişebilecek) en çok 1.5-2 saatlik- (en az) bir toplantı
gerçekleştirilmelidir. Grup çalışması verilerinin de toparlanmasıyla
uzman/ekip; 10 gün ilâ 20 gün arası değişebilecek bir sürede özel
müzikler
seçmelidir. Belli bir plana oturtulacak olan bu müziklerin, en az 10
günlük bir
süreden önce tekrarının gerçekleşmemesi gibi kimi hususlar göz ardı
edilmeden
sağlıklı biçimde uygulanması sağlanmalıdır. Bu planda; çalışma günleri,
özel
işler zamanları, özel günler zamanları vb. gibi değişkenler göz önünde
bulundurulmalıdır. Ayrıca; bina içi ve dışı tesislere uygulanacak ayrı
ve özel
ses yayın sistemlerinin ve müziklerinin sağlıklı, kulağı ve beyni
yormayacak
biçimde olması gereklidir. Bürolarındaki iş yoğunluğu veya özelliğine
uygun
müzikler, ayrı ayrı tasarlanmalı ve
uygulanmalıdır. Bu mümkün değilse; bürolardaki iş özellikleri çeşitli
permutasyonlar
ve kombinasyonlar ışığında değerlendirilmeli ve ortak müzik yayını
çizelgesi
ortaya çıkan verilere göre yönlendirilmelidir. Ulaşım araçları, bina
içi veya
dışı sosyal tesisler, sigara içme mekanları, tuvalet, yemekhane,
koridor vb.
gibi ofis dışı yerlere; bürolardakinden farklı bir müzik yayını
uygulanmalıdır.
Özellikle bu mekanlarda kullanılacak aksesuarların biçim, boyut
özellikleri ile
etrafa uygulanan renklerin, müzikle bütünlük sağlaması için ayrı
hassasiyet
gösterilmelidir. Örnek vermek gerekirse; ışık yansıması yapabilecek
renkler,
göz yorabilecek renklerin bu tür mekanlarda kullanılması ve uygun
müziklerin
uygulanmaması; personelin ofise yönlenmesinde olumsuz düşünceler
oluşturacaktır.
Tüm
bu
uygulamalar; -uzmanın/ekibin uygun göreceği periyotlarda- belli
yönleriyle
uzmanlar, belli yönleriyle de bizzât yöneticiler tarafından
denetlenmelidir.
Buna destek olarak; yöneticilere ve personele ayrı ayrı bilgiler
aktarılmalı,
telkinlerde bulunulmalıdır.
Sonucu diğer
uygulamalar gibi kısa sürede somutlaşmasa da müziğin; insanların ruh
hallerini
doğrudan etkileyeceği gerçeği dikkatlerden kaçırılmamalıdır. Sağlıksız,
zararlı
müziklerin bulunduğu mekanlarda, personelin hayat görüşü, çalışmaya
yoğunlaşması, kurumsal hedeflere motivasyonu, gruba karşı bakışının ne
kadar
farklı olduğu gerçeği; konunun ispatında en geçerli örneklemi
oluşturacaktır.
Müziklerin uygulamasında gereken samimiyet, disiplin, kararlılık; ortak
hedefin
oluşumuna işyeri içindeki işbirliğinin dayanışma içinde pekişmesine ve
sağlamlaşmasına
yardımcı olacaktır. Sonuçlar ise; çok geçmeden başarıyı ispatlayacaktır.
|